Recep, Şaban, Ramazan…

Şinasi Kula yazdı

19 Haziran 2015 00:04
A
a
Üç aylar, İslam dininde kutsal sayılan üç aylar. Bu aylarda insan nefisten, ego ve kibirden arınıp olabildiğince yalın biçimde Yaratana teslim edecek kendini. Bedenden arınıp sadece ve sadece ruhu ile ya da zihni ile var olacak yeryüzünde. Bu aylarda olabildiğince sevgi üretebilecek yüreği insanın. Yaratandan ötürü yaratılan her şeyi koşulsuzca sevecek. Öteki, beriki, sizden, bizde, dindar, kindar gibi toplumu bölüp ötekileştiren iğrenç kavramları uzak tutacak lügatinden. İyimser olacak, affedici olacak, uzlaştırıcı olacak olabildiğince. Eğer ki kalp kırmak günahların en büyüklerinden sayılıyorsa kaçınır kalp kırmaktan. Yunus Emre ne güzel demiş; “Bir kez gönül yıktınsa, kıldığın namaz değil” diyerek…

Şimdi Allah aşkına bu yazımı okuyan siz değerli insanlar samimi yanıtlayın. İslam coğrafyasını baştan sona ele alarak örnekleme yapınız. Yüzlerce milyon insan içerisinde on bin güzel örnek, on bin güzel insan çıkar mı bu değerleri barındıran? On bin değilse bile, kaç tane çıkar?

Şimdi görüntüde herkes orucunu tutacak, en azından oruçluymuş gibi davranacak. Birçoğumuz sahur vaktine kadar evimize yakın kıraathanelerde pişpirikle okey ile zaman geçirip yemeğimizi yedikten sonra niyetlenip yatacağız. Orucu uykuya tutturanların dışında işine gücüne gidecekler tabii ki görevlerini sürdürecek. Ama burada önemli olan “oruçluyum” mazeretine kimler sığınmayacak! Kimler suratını on karış sallamadan görevlerini samimi biçimde yerine getirecek! Nikotinsizliğin tavan yaptığı saatlerde kimler karşısındakini it azarlar gibi azarlamayacak! “Ya bi git işine kardeşim oruçluyum” lakırdısı ile kimler ayrıcalıklı olduğunu karşısındakine hissettirmeyecek! Bu kutsal ayın sömürüsünü yapmaya meyilli yüz binlerce dilenci caddeleri, sokakları istila edecek mi etmeyecek mi! “Sağ elin verdiğini sol el bilmemeli” öğretisinin tam tezadında kimler göstere göstere fakir fukaraya yardım dağıtacak! İnsanları sıraya dizip ezilenleri seyretmekten kimler haz alacak! İftar çadırlarının tepesine kimler reklamlarını yapmak üzere kocaman logolarını yapıştıracak! Fakirlere fakirliğin kader olduğunu din dayatması altında anlatan kaç fırıldak “çakma hoca” televizyon kanallarından salya sümük ağlayarak küplerini dolduracak! Oruç tutmuyorsun diyerek, ya da oruç vakti gözümüzün içine bakarak atıştırıyorsun gerekçesi ile kaç kişi dayak yiyecek bakalım garip ülkemde! Oruç tutmaktan ötürü agresifliği hak sayan kaç ülkem insanı trafikte terör estirecek! Mahyalar aracılığı ile dini siyasete alet etmenin günah olduğunun kaç kişi farkına varacak bakalım! Kaç zengin bu kutsal ayda merhamete gelip muhtaçlara yardım elini uzatacak! Bayram tatilinde çoluk çocuğu ya da kaçamağı ile harcayacağı o tatlı paracıklarını hayır işlerine bağışlayacak ya da emekçilerine dağıtacak! Kaç kişi hayrına çocuk okutmak üzere, bu soylu işi gerçekleştirmek üzere gerekli adımları atacak! Kimse kendisini kandırmasın, zira yaratan öyle bir güç ki onu kimse kandıramaz…

 

Emirdağ’ın karikatürist çocuğu…

 

Malumunuz, Emirdağlı hemşehrilerimiz kendilerini Afyon’dan ziyade Eskişehir’e ait hissederler. Ve bu kentte oldukça önemli bir sayıya ulaştıklarını biliriz. Lakin bir de yurt dışında, özellikle de Belçika’da kabarık sayıda yaşadıklarını duyuyoruz. Özellikle de Belçika’da yaşayan Emirdağlılar diye sıkça etkinliklerini duyarız. İşte Belçika’da yaşayan Emirdağlılardan birisi de karikatürist dostumuz Yasin Halaçoğlu’dur. Uzun yıllar öncesinde bu sanata gönül veren ve profesyonel anlamda üreten dostumuzun hafta sonu(21 Haziran Pazar günü)Atila Özer Karikatürlü Ev sanat merkezinde saat:14.00 de etkinlik açılışı var. 26 Haziran gününe dek sürecek serginin halkla buluşması adına kapılarını açan Tepebaşı Belediyesini de sanata ve sanatçıya verdiği destekten ötürü kutlamak gerekiyor.

 

 

OZANCA

 

Tevazu ile gelsin, kimde erlik var ise.

Merdivenden iterler, yüksekten bakar ise.

Kim ki yüksekte gezer, er geç yolundan azar

Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise.

 

Aksakallı bir koca, hiç bilmez ki hal nice

Boşa gitmesin hacca, bir gönül yıkar ise.

Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle baktı

İki cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise.

 

Bir kez gönül yıktınsa kıldığın namaz değil,

Yetmiş iki millet de yüzünü yumaz değil.

Yol odur doğru vara, göz odur Hakkı göre,

Er odur yerde dura, üstten bakan göz değil.

 

Doğru yola gittinse, er eteğin tuttunsa,

Bir tek hayır ettinse, biri bindir az değil.

Yunus sözleri çatar, balını yağa katar,

Çok kıymetli mal satar, cevherdir o, tuz değil…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi