PÜSKEVİTE DEVAM!

1975 Ağustosu’nun sonlarına doğru müjdeli habere bizzat tanıklık etmiştim. Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Böl&uuml

2 Kasım 2012 00:00
A
a
1975 Ağustosu’nun sonlarına doğru müjdeli habere bizzat tanıklık etmiştim. Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü yetenek sınavlarına rahmetlik annemim elleriyle diktiği siyah şort ile girmiştim günlerce. İşte o günlerce atletizm, oyun (basketbol, voleybol vs), ritmik jimnastik, serbest jimnastik gibi birçok alanda denendikten sonra önümüzdeki günlerde listeler açıklanacak demişlerdi. Geçmek bilmeyen o günlerden sonra koşarcasına beden eğitimi bölümünün olduğu binanın önünde birikmiştik bine yakın kişi. Bin bir güçlükle camdaki asılı listeye. Sevinç çığlıkları atan, kazanamadım diye hıçkıranlar birbirine karışmıştı adeta. Listenin önüne varabildiğimde kalbimin duracağını sanmıştım. En alttan yukarıya bakmaya başladım nedense bilinmez bir refleksle. Yukarılara çıktıkça canım yanmaya başlamış, korku sarmıştı tüm hücrelerimi. Tam on beşinci sıradaydım. Anacığımın sınavlarda giymem için diktiği don hala içimdeydi sımsıcak. Koyuverdim hıçkırıklarımı, kimselere aldırış etmeksizin. Çünkü bir haftayı aşan süre boyunca Dikmen’den okulun olduğu Beşevler’e (12km sanıyorum) yürüyerek gidip gelmiştim çoğunlukla. Gariban halk çocukları idik kısacası! İşte o okul yıllarında benim gibi gariban halk çocukları ile kamplara ayırmışlardı bizi. Onlar faşistti, bizler de komünisttik birbirimizin gözünde. Gün geldi anladık ki Amerika denen baş belası yazmıştı senaryoyu, bizim oğlanlar da sahneye koymuşlardı. Kullanılmıştık, bozuk para gibi harcanmıştık kafa kafaya tokuşturularak. O yıllardan tanıştığımız eski ülkücülerle şimdilerde karşılaştığımızda, konuştuğumuzda bağımsızlık ve vatan paydasında, bayrak paydasında buluşuyoruz rahatlıkla. Ve geçmişteki yanlışlarımızın adam gibi özeleştirisini yapabiliyoruz. Nereye varacaksın be adam diyorsanız hemen öze varayım…
Yakında MHP’nin kongresi var bildiğiniz gibi. Ben sadece bu partinin tabanındaki büyük çoğunluğun vatansever olduğuna inanarak birkaç düşüncemi paylaşmak istiyorum. Çok yakın bildiğim, onlara değer verdiğim kadar değer gördüğüm MHP’li arkadaşlarım var. Bu arkadaşlarımın tamamı kesinlikle ve kesinlikle Devlet Bahçeli’nin gelecek seçimler umut olamayacağı görüşündeler. Detaya girmek, bu bunu dedi şu şunu dedi ye getirmek istemiyorum. Net gözlemim, bulundukları konumdan mutsuz olduklarıdır. Ama ardından hemen şunu eklemelerine şaşkınım. Tabandaki mutsuzluk ve rahatsızlığa rağmen, tavanda hiçbir şeyin değişmeyeceği görüşüdür. Yani yine aynı koşullarda yola devam! İlginç değil mi?
 
UZAKTAN GAZEL
Sağlık olsun!
Öylesine sıkça ve gerekmedik biçimde kullanırız ki bu iki kelimelik cümleyi. Doğal olarak da çok kullanıldıkça anlamını ve mesajını yitiriveriyor. Hâlbuki ne zaman nevrimiz dönecek biçimde dünyamız kararsa, ne zaman düşmemek için duvara sırtımızı yaslasak, ne zaman nefes alamayacak biçimde panik atağına kapılsak işte o zaman anlıyoruz. Sağlık denen hazinenin ne kadar hoyratça kullanıldığının farkına o zaman varıyoruz. Öyle değil mi?
 
OZANCA
Acılarımın
Üstüne Koyayım Seni
Çoğalmasından usandım intiharların
bir ben olayım, gözlerim kanasın bakarken gözlerine
tutup acılarımın üstüne koyayım seni
kırık bir kırlangıç kanadının üstüne koyayım
yalnızca bir sözü söylemek için yapalım bunu
 
çoğalmasından uzandım intiharların
sokaklara koşuyorum, daralan sokaklara
çantamda taslaklar halinde bir Kafka
kemeraltını yürüyorum karmakarışık bütün yüzler
genç sevgililer, yaşlı evliler ve çocuklar
başlıyorum yeniden Mayakovski okumaya
 
Tuğrul Keskin
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi