Porsuk’u ve kenarlarını kirletmeyelim!

Porsuk’u ve kenarlarını kirletmeyelim!

30 Mayıs 2014 12:53
A
a

Yıllar öylesine hızlı akıp gidiyor ki, porsuk onun yanında çok ağır kalıyor inanın. Yanlış anımsamıyorsam 1987 yılının sonbahar aylarındaydık. Kardeşim Sinan Kula çok iyi gitarcıydı, Flâmenko ve özgün müzik diye tanımlanan müzik türlerine aşinaydı. Bağlama ve gitar ikilisi olarak iyi bir performans yakalamıştık sahnelerde. Eskişehir’den bir arkadaşım vasıtası ile çok güzel bir mekândan(bar)teklif gelmişti. İkili olarak Cuma-Cumartesi akşamları BATI YAKASI isimli nezih bir mekânda müzik icra edecektik. Daha ilk gece, ilk programla müthiş bir ses getirmiştik Eskişehir’de. İkinci gecemizle birlikte tıka basa doluyordu işletme hafta sonları. Müzik arası verdiğimizde kalabalıktan da kaçarak, porsuk nehrinin kenarına oturup on dakika kadar nefeslenirdim. İnanılmaz kirliydi o yıllarda çocukluğumda defalarca yüzdüğüm bu masum nehir. Şöyle bir şarkı bestelemiştim ve bu şarkı da “Sen Türküsün” adlı ilk müzik albümümde yer almıştı…

Eskişehir içinden bir nehir akıyordu

Sandalların üstüne insanlar şakıyordu

Kâğıttan gemileri yüzdürürdü çocuklar

Çocuklarla birlikte oynaşırdı balıklar

Porsuk nehri kirlenmiş, boz bulanıktır sular

Katledilmiş balıklar, gülmüyor hiç çocuklar…

Eskişehir’e her geliş gidişimiz sonrası aklımızda çamuru ve kirletilmiş nehri kalırdı. Daha sonraki yıllarda bir mucize yaratıldı, Porsuk’un yüzü gülmeye, içerisinde balıklar yeniden oynaşmaya başladı. Bir avuç güruhun hazımsızlıktan karnı şişse de günümüzde Porsuk bizimle, biz Porsuk ile barışmış durumdayız. Dışarıdan gelenler hayranlıklarını gizlemeye gerek duymaksızın, Porsuk kenarlarında ve gondollarla gezinirken mutluluklarını zaten ifade etmekteler. Gençlerimizin, öğrencilerimizin güzel havalarda nehir kenarındaki çimlere uzanıp tadını çıkarmalarından mutlu olmaktayız. Lakin bir konu var ki bunu da el birliği ile çözmek durumundayız! Bazı duyarsız vatandaşlarımızın nehri acımasızca kirlettikleri aşikârdır. Önlemler ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmadığı sürece bunun devam edeceği de kesindir. Lakin bir de gençlerimizin nehir kenarına yiyecek atıklarını bıraktıklarını da gözlemlemekteyiz. Bu konuda duyarlı Eskişehirlilerden sıkça “neden bunları yazmıyorsunuz, görüntülemiyorsunuz” türünden eleştiriler de almaktayız. Hatta nehir kenarında bira şişelerinin bırakıldığını söyleyen okurlarımız da bulunmaktadır. Bizler doğal olarak seçtiklerimizden hizmet beklemeliyiz eyvallah! Lakin yurttaşlar olarak bizim de dikkat etmemiz konular yok mudur? Yöneticilerimizden temiz bir dünya için ellerinden geleni yapmalarını isterken, insan olarak bizim görevimizin de kirletmek olduğunu söyleyecek bir aklı evvel çıkar mı acaba? İnsanların alkol alması, almaması, dine inanması ya da inanmaması benim umurumda değildir. Ama nehrin kenarında herkesin gözünün içine bakarak şişeyi kafasına çekerek fondiplemesini de ne çağdaşlık sayarım ne de laikliğin gereği! Bu sadece görgüsüzlüktür, görgüsüzlere de yarattıkları görüntü kirliliğinden dolayı gereğinin yapılmasını isterim…

 

DIŞARDAN GAZEL

Birleşe Birleşe…

OZANCA

Okurlarımızdan Yüksel Ersan diyor ki; “Yalova'da tekrar edilecek olan seçimler için dengeleri değiştirecek bir hamle geldi. 1 Haziran'da tekrarlanacak olan yerel seçimde İşçi Partisi ve HEPAR'ın belediye başkan adayları yarıştan çekildi. Böylece CHP'li aday Vefa Salman'ın şansı yükselmiş oldu. İnşallah bu güzel gelişme Türkiye geneline hızla yayılan güzel bir örnek olur…”

SAYARIZ

Sevgi maya özümüze

Yalan girmez sözümüze

Bine alsak satsak yüze

Biz zararı kar sayarız

 

Konya’da yatan uluyu

Yunus Bektaşi veliyi

Allah Muhammed Ali’yi

Gönlümüze yar sayarız

 

Fikret im buldum didarı

Kâinatın öz mimarı

Çözülmeyen bu esrarı

Yüz bin yıllık sır sayarız…

Fikret DİKMEN

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi