Yaşamın İçinden
-Politika hep vardır—
Bilemiyorum, son olaylar politikada hal ve gidişi değiştirdi mi?
Önceki gün Anadolu’da sayfa yaparken söz Büyükşehir ve Tepebaşı başkan adaylığından açılınca arkadaşlarla CHP ve AKP’nin adaylarını tartıştık.
CHP’de Odunpazarı belli değildi.
Ama Büyükşehir ve Tepebaşı belliydi.
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen.
Dt. Ahmet Ataç.
Peki iktidar partisinin büyükşehir belediye başkan adayı kim olabilirdi?
İşte tahminler.
Sadi Seda “Burhan Sakallı” dedi direkt olarak.
Şinasi Kula son günlerdeki çıkışını gerekçe gösterip ETO Başkanı Harun Karacan’ın Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterileceğini söyledi.
Soner Yüksel Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay olabilir diye konuştu.
Sıra bana geldiğinde şöyle dedim:
“Bu isimlerin hepsine saygı duyarım. Ama bunlar arasında benim adayım yok. ”
Arkadaşlar tahmin yaparken gerekçelerini de ortaya koyuyorlardı.
Ama dedim ya.
Özellikle Büyükerşen karşısında bu adayları gözüm tutmadı.
Kaldı ki, AKP içinde bile, bu konuda kimse bir yorum yapamıyor.
Sorduğum partililer:
Bir özel TV kanalındaki ”Ben Bilmem Eşim Bilir” yarışması gibi.
“Biz bilmeyiz genel merkez bilir” dediler.
Bu yorum AKP’nin izlediği politika açısından doğrudur.
Çünkü il ve ilçe kongreleri dahil, iktidar partisinde genel merkez kimi istiyorsa o oluyor.
Böyle olunca da, biraz daha beklemek gerekiyor.
--//--.
Büyükşehir Belediyesi’nde başlatılan soruşturma da gözaltına alınan 24 kişiden, beşi tutuklandı.
Oruçhan Tansel, Gürsel Gülerşen, Recai Erdir,Selahattin Arpacı ve Ercenk Çevik.
Kendilerine şimdilik suçlu demek yanlış olur.
Bağımsız yargının vereceği kararı beklemek gerekiyor.
Benim demek istediğim şu:
Bu konuyu kimse politik malzeme yapmaya kalkmamalı.
Her ne kadar politikanın içinde eleştiri hep olsa da benzeri konular insanları üzer.
Şunu da unutmamak gerekiyor:
Politikanın en keskin olduğu dönemlerde bile Eskişehir’de huzur bozulmamıştır.
Onun için de, iktidar partisine bu konuda önemli görev düşüyor.
Tahrikler toplumsal barışı bozar.
Günlerin getirdiği
-Akıl yaşta değil baştadır—
Oda seçimleri ertelense de, Eskişehir’de özellikle ESO’da genç aday Nebi Hatipoğlu’nun çıkışları sürüyor. Şu gerçek bir türlü anlaşılamadı. Oda seçimleri neden bu kadar dikkat çekiyor? Ertelemeler, serbest bırakmalar, ileri iken geriye almalar… Türkiye Odalar Borsalar Birliği niçin oda seçimlerini bu kadar önemsiyor? Gerçekten ilginç. Diyelim ki, Eskişehir dikkat çekti. Peki olayları genellemek niçin? Dikkat ediyorum, bu konuda kimseden bir açıklama gelmedi.
Her neyse. ESO’da Savaş Özaydemir’in aday olup olmayacağı belli değilken Nebi Hatipoplu basın açıklamaları ve ziyaretlerle adaylığını açıkladı. Net bir isim yok, ama kimlerle çalışacağını da taslak olarak programladığını da duymuştuk. Hatipoğlu’nun çıkışı sürerken, Yargıtay kararı çıktı ortaya. Bu kararın yayınlamasının hemen ardından ise, Savaş Özaydemir ”ESO Başkanlığı’na ben de adayım” deyip çıkışını yaptı. Şimdi ESO için biri genç, diğeri orta yaşlı, ama deneyimli iki aday yarışacak. Dikkat ediyorum, Savaş Özaydemir aday olarak ortaya çıktıktan sonra, ESO çevrelerinde hava değişti. İş ve sanayi kesimleri gençliğin önemli olduğunu, ama deneyimin de daha bir önemli olduğunu, tartışıyorlar. Bilgiden, birikimden konuşuyorlar. Dikkat ediyorum Savaş Özaydemir’in tekrar aday olarak ortaya çıkması, bir tek aday Hatipoğlu’nun neşesini kaçırmış gibi. Savaş Özaydemir’e ikide bir yaşlı yorumu getiren Hatipoğlu’nun bu tutumu Savaş Özaydemir ile aynı yaşta olan işadamlarını kızıdırıyor ki, bunlardan biri, Hatipoğlu’nun genç ve dinamik bir yapısının olduğunu belirterek ”ESO Başkanı olacak kişi için bu özellikler önemli değil. Çünkü oraya bedenen çalışacak eleman alınmıyor ki” diyor. Ve ekliyor ”Unutmayalım, akıl yaşta değil baştadır.”
--- Nabi Avcı partili ama Türkiye’nin bakanı--
Okurumuz telefonda dedi ki “AKP’liler Milli Eğitim Bakanı olan Nabi Hoca’yı rahat bıraksınlar. Çünkü Nabi Avcı AKP’lidir, ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanı’dır. Bazı partililer Nabi Hoca’nın peşinden artık ayrılmalıdırlar” dedi. Aynı okur isim vermedi, ama şöyle konuştu: ”Tanıdığım bir kişinin oğlu öğretmen. Halen çalıştığı yerden Eskişehir’e gelmek istiyor. Sanırım üç yıldır da uğraşıyor. Tayin olma işi yasal olarak değerlendiriliyormuş. Onun için de olmuyormuş. İşte bu öğretmenin babasına “Git AKP’den adam bul, oğlunun tayini yapılır” demişler. Şimdi komşum harıl harıl AKP’li vekilleri arıyor. Ben de diyorum ki, böyle şey olmamalı.”
Okurumuz haklı. Buna benzer olaylar için kapı açmamak lazım aslında. Geçtiğimiz yıllarda benzer olayların nasıl istismar edildiğini çok gördük. Okurumuza Nabi Avcı’nın benzer olaylara karşı hassas olduğunu söyleyerek “Eğer işin varsa aracı kullanmadan git Ankara’ya Bakan Avcı ile bizzat görüş, söyleyecekleri kulağınla bizzat duy” dedim. İyi mi? Bakın elin adamı nelerle uğraşıyor değil mi?