YAZIYORUM
Şunu bil ki ben de senin gibi, T.C Devletinde yirmi beş sene memuriyet görevimi sürdürerek hayatımı kazandım. Her ay alnımın terinin karşılığı olarak aldığım maaş ile çocuklarımı büyüttüm, ailemi geçindirdim. Senin gibi üniformam, belimde silahım olmasa da bu toplumun saygı duyduğu bir meslek sahibiydim yani öğretmendim. Sen de devlet dediğimiz mutlak gücün verdiği emirleri yerine getirmek zorundaydın, keza ben de! Yasalar ya da kanunlar senin için de, benim için de aynıydı. Ama seninle farkımız da burada başlardı zaten. Sen her iktidarın dünya görüşüne göre, ben ise sadece vicdanıma göre uyguladım aldığım emirleri. Belki de belinde silah olmanın bedeliydi böylesi, yani kendi vicdanını istesen de devreye sokamamak, hayata geçirememek gibi bir sıkıntın oldu her daim. Yani gücün gücünün simgesi oldun hep! Ben ise kendi dünya görüşlerim doğrultusunda yorumladım yasayı kanunu. Daha sonra da uyguladım meslek hayatımın her anında…
Biliyorum sen de benim ki halkın bir parçasısın. Ya memurdu, ya işçiydi ya da kıt kanaat geçinen ve nasır tutmuş elleri ile hasadı bekleyen bir köylüydü baban. Benim senden, senin benden hiçbir farkımız yok biliyorum. Biliyorum bilmesine de senin benden bu denli nefretine ve kinine akıl erdiremiyorum ne yazık ki! Aynı camide Cuma namazı kıldığım, aynı ulu bayramlarda aynı hazları paylaştığım, aynı toprak parçasına vatan dediğim insan yani sen… Şu son birkaç yıldır neden beni öteki gibi algılayıp, kin zırhına bürünmüş biçimde tepkilisin. Hakkımı hukukumu, velhasıl yasal zeminlerde savunmaya kalktığım değerlerimi değersizmiş gibi gösterip beni neden örseliyorsun? Öfke baldan tatlıdır bilirsin. Öfkenin hazzı ile “Gezi parkını vatan hainlerinden temizledik” diyebilecek kadar gözünü bürüyen kinin farkına neden varamıyorsun? Binlerce görüntün düştü gazete sayfalarına. Adı duyulmamış gaz bombalarını ateşliyorsun, Toma dediğiniz bir çeşit savaş aracı görüntüsündeki iğrenç dev ile tazyikli sular sıkıyorsun. Kadın demeden, yaşlı demeden, çocuk demeden, engelli demeden tepetakla getiriyorsun insanları alanlarda. Bunların içerisinde seni yetiştiren bir öğretmenin, başörtülü bir Anadolu annesinin, baban yaşında bir büyüğünün olabileceği ihtimali oluşmuyor mu beyninin bir kenarında? Hep mi vatan haini görüntüsünde meydanları dolduran bu yüz binlerce insan? İçlerinde hiç senden biri algısı yaratan olmuyor mu? Benim insanım diyebileceğin ve merhamet sınırlarını zorlayacağın bir siluet gözünün önüne gelmiyor mu? Sıkılan gaz bombaları nedeniyle hayatını kaybeden nice evlatlarımız oldu şu yirmi günde. Hiç birisinin yüzü geceleri yastığa başını koyduğunda gözlerinin önüne gelip tebessüm etmiyor mu sana? Ben senin için öteki miyim sence yani? Peki, ben senin için madem öteki isem, son birkaç ayda içinizden bunalıma girip intihar eden meslektaşlarınız için neden elem duyuyorum dersin? Neden o evlatlarımın anne ve babalarının hüznünü de kendime hüzün ediyorum dersin? Çünkü sen bensin, ben senim kandırma kendini. Biz bu halkın evlatlarıyız, gözünü gözümden kaçırman bir bak bakalım. Daha sonra da Ortadoğu’daki birbirine kırdırılan nice mazlum ya da şaşkın Arap ülkelerine başını çevir de bir bak! Şimdi söyle, ben sence öteki miyim?
UZAKTAN GAZEL
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
Dediler ki Gezi direnişinde, Divan Otelinde çocukların ne işi var! Çocukların yeri miting alanları değil oyun alanları derslerini çalışacakları odalarıdır. Doğru dediler, çünkü savundukları genel bir doğruydu. İyi de bunu diyenler ne yaptılar, nasıl davrandılar o çocuklara peki? Yer Kazlı çeşme Meydanı ve bir partinin mitingi... Çocukların ellerine verilmiş pankartlara bakın ve yorumu siz yapın…
OZANCA
Koşuyor altı yaşında bir oğlan
Uçurtması geçiyor ağaçlardan
Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman
Çocuklara kıymayın efendiler
Bulutlar adam öldürmesin…
Nazım Hikmet RAN
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
