Şinasi Kula yazdı
Gençlik yıllarımızda tekaüt maçları olurdu. Futbol kulüplerinin yaşlı oyuncuları senede bir kez bir araya getirilir, formalar giydirilir ve sahaya sürülürdü. O yaşlı futbolcular da bir zamanlar fırtına gibi estikleri sahalarda yaşadıkları anıları bir kez daha yaşama olanağı bulurlardı. Yılların ağarttığı kır saçlarla, balkon göbeklerle, topa peşinden pehlivanvari koşmaları ile tatlı bir an yaşar ve yaşatırlardı…
Dün gece yarısı Polatlı’dan gençlik arkadaşım aradı. 19 Mayıs öğleden sonra Atatürk Stadyumunda olacağız, gelirsen görüşürüz dedi. Daha sonra öğrendim ki eski deyimle tekaüt yeni deyimle veteranlar maçı yapılacakmış Polatlıspor ve Eskişehirspor arasında. Geçen yıl başlamış bu kardeşlik-dostluk maçı ve geleneksel hale dönüştürülmek isteniyormuş…
Dile kolay otuz koca yıl yaşamışım Polatlı’da. İlkokuldan öğretmen olana dek o havayı solumuşum fasılasız. Öğretmen olduktan sonra da koca bir on yıl daha… Gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti o siyah beyaz anılar. Bir an Atatürk Stadyumu’nda maçı izlerken, bir anda o yıllara gidiyordum zaman tünelinden. Polatlı sokaklarında geziniyordum, çok sevdiğim 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda jimnastik takımında bayram hazırlıkları yapıyordum. Öğrencilerimle kucaklaşıyordum bir yandan Atatürk Stadyumu’nda. Polatlı İstiklal Ortaokulu ve Cumhuriyet Ortaokulu’ndaki öğrencilerimdi bunlar. Onların bile saçlarına aklar düşmüştü, hafifçe göbekler önden gidiyordu. Ve onlara sordum “yahu siz ne zaman yaşlandınız da tekaüt oldunuz” diyerek. Gülüştük, sarıldık hasretle birbirimize…
Oynayanlar içerisinde beş tane öğrencim vardı dile kolay. Küçücük fizikleri ile gözümün önünden gitmeyen saçları ağarmış delikanlılarımdı bunlar. Maça çıktıklarında oturduğum yerden bağırdım öğrencim İbrahim’e; “İbrahim bak not vereceğim, ona göre oyna” diyerek. Gülümsedi hafif mahbup biçimde bana doğru. İlk yarıyı 2-0 önde tamamladı benim öğrencilerim. Gözüm de saatteydi bir yandan da! Gazeteme yetişmek, manşet için toplantıda hazır olmak, köşe yazımı tamamlamak kaygısı sarmalamıştı zihnimi. Devre arasında tek tek öptüm hatıralarımın, gençlik yıllarımın tanığı olan bu insanları. Buruk bir duygu sarmalamıştı bedenimi ve ruhumu. Gençlik yıllarımı özlemiştim, o sorumluluk duygusundan arınmış çocukluk yıllarımı çok özlemiştim. Ne kadar da sarılsam o öğrencilerime bu hasretim bitmezdi. Canım öğrencilerim, hey gidi gençliğim…
***
Zamanı tutmak olası değil saygın okurlar, sular seller gibi akıyor acımasızca. Bu yazıyı yazalı koca iki yıl olmuş biliyor musunuz? Sevgili Ahmet Kaynak ağabeyim hayatta idi bu yazıyı yazdığımda ve Polatlıspor’un başındaki yöneticilerdendi. Rahmete kavuştu geçtiğimiz aylarda…
Ve bugün yine Polatlılı dostlarım hentbol ligindeki başarılarını sergilemek üzere Eskişehir’imizdeler. Yarın öğlen (24 Mart Perşembe), Porsuk Kapalı Spor Salonu’nda 12.00 de Kemalpaşa ile karşılaşacaklar. Bu keyifli maçta ben de Polatlılı dostlarıma yürek vermek üzere yanlarında olacağım. Dişlerim tüm dostlarım da yürek verirler bu başarılı ilçemizin bayan hentbol takımına…
SİZİN SESİNİZ
Hayvan Konfederasyonu Başkanı Nesrin Çıtırık paylaşmamızı istemiş yazısını. Ben de duyarlı okurlarımızla paylaşalım istedim…
***
Sevgili Arkadaşlar, bu yazıyı herkes bulabildiği tüm haber ajanslarına, ulusal ve yerel TV ve gazetelere, internet haber sitelerine yollarsa iyi olur. Yazı ve mail adresleri ektedir... İnsanı yine insandan korumak için yetiştirilmiş sahipli bir köpeğin ısırmasını bile gazete ve TV’ler birinci haber olarak vermekte, peşinden belediyeler hemen bunu fırsat bilip sokaktaki mazlum küpeli köpekleri bile toplamakta, çoğu kez öldürmekte veya yaşam şansı olmayan çöplüklere veya ıssız bölgelere atmaktadırlar. Vatandaşlar da bunu fırsat bulup, yine kendi halinde yaşayan köpekleri bile alsın diye belediyeye telefonla şikâyette bulunmaktadır. Türkiye'deki ısırma vakalarının %97 sinin sahipli korumacı köpekler tarafından olmasına rağmen, bunun bedelini sokaklardaki sahipsiz köpekler ödemektedir.
Bu bağlamda, haber ajansları ve basın kuruluşlarına aşağıdaki yazıyı göndererek, hayvanlara yönelik haberlerini sorun ve çözümlere hâkim, yasal bilgilere dayalı olarak vermelerini talep edelim...
OZANCA
Yıldızlar kadar uzak şimdi
Anılarla doldu gençliğim
Avucumun ortasından kayıp da gitti
Yıllarımı çaldı gençliğim
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar
Şakaklara karlar mı yağmış
Vefasız bir sevgilisin sen
Zaman bile sana aldanmış
Anılarda kaldı gençliğim
Yıllarımı çaldı gençliğim…
Şinasi KULA