İnsanoğlunun zihnini en çok kemiren, uykularını kaçıran düşüncelerin başında o meşhur kelimeler gelir: "Ya öyle olsaydı?"
Matt Haig’in modern edebiyatın en çok konuşulan eserlerinden biri olan Gece Yarısı Kütüphanesi tam da bu evrensel sancının üzerine kuruludur. Kitap, yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgide, verilen her kararın bambaşka bir hayata açıldığı sonsuz bir kütüphane sunar kahramanına. Seçilmeyen meslekler, gidilmeyen şehirler, yarıda bırakılan ilişkiler, söylenmemiş sözler... Raflardaki her kitap, yaşanmamış bir ihtimalin kapısını aralar.
Fakat o raflar arasında yapılan uzun yolculuğun sonunda varılan hakikat, romanın sayfalarını aşıp doğrudan kendi hayatımıza dokunur: Kusursuz bir yaşam ihtimali sadece bir yanılsamadan ibarettir.
İnsan çoğu zaman elindeki hayatın sıradanlığından ya da getirdiği zorluklardan şikayet ederken, geçmişte verdiği kararları suçlama eğilimindedir. "O gün o sınava girseydim", "o teklifi kabul etseydim" ya da "başka bir şehre taşınsaydım her şey mükemmel olurdu" diye düşünülür. Oysa hayat, sadece alınan kararların değil; karşılaşılan tesadüflerin, acıların, kayıpların ve beklenmedik sevinçlerin bir bütünüdür. Farklı bir yolu seçmiş olmak, sadece problemin şeklini değiştirir; insan olma gerçeğini ve yaşamın kendi içindeki iniş çıkışlarını ortadan kaldırmaz.
Sürekli olarak "yaşanmamış ihtimallerin" hayaliyle yaşamak, bugünün gerçekliğini ıskalamaktan başka bir işe yaramaz. Pişmanlıklar, insanın omzuna yüklediği en ağır yüklerdir; üstelik geçmişi değiştirmeye de hiçbir faydası yoktur.
Gerçek huzur, başka hayatların hayalini kurarak değil; mevcut hayatın getirdiği tüm pürüzleri, eksiklikleri ve sıradan anları kabullenerek bulunur. Bazen sadece sıcak bir fincan çayın, yürürken yüzünüze çarpan bir rüzgarın ya da günün telaşsız bir anının farkına varmak, aradığımız o büyük mutlulukların ta kendisidir.
Hayat, raflarda bekleyen sayısız ihtimalin peşinde kaybolmak için çok kısa; eldeki tek ve gerçek sayfayı hakkıyla yaşamak içinse tek fırsatımızdır.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Pişmanlıkların gölgesinde kalan hayat
Ümit Polatbaş
Sıkı para politikası 3 yılda vatandaşın sırtında kambura döndü!
Tarkan Demir
Mobilya sektörünü kim bu hale getirdi?
Kaan Özcan
O haberi duyunca ağlamıştım
Kerem Akyıl
İlk sınav, ilk izlenimler
Ahmet D. Canoruç
Simit meselesi!
Seval Erci
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy