Peki, sizden cacık olur mu?

Şinasi Kula yazdı

15 Temmuz 2015 00:03
A
a
Bu sözü söyleyen sıradan biri değil. Türkiye Cumhuriyetinin Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, partisinin düzenlediği bir iftar yemeğinde söyledi. Üstüne üstlük bir Kadir Gecesinde kameraların objektiflerine bakarak söyledi. Üstelik o gün CHP ile AKP koalisyon adına ilk görüşmelerini gerçekleştirmekteydi. Barış mesajlarının verilmesi gereken en özel gecede; “milletimiz bu beş haftada bunu gördü, baktı ki bunlardan bir cacık olmaz. Yeniden şimdi milletimiz diyor ki herhalde yeniden erken seçim olsa benim için daha iyi olacak. Bizi gören vatandaşlarımız diyor ki şu partiye oy verdim ama yanlış yapmışım” açıklamasında bulundu. … Malumunuz cacığın oluşması için hıyar-yoğurt-sarımsak-su-tuz gibi temel maddeler şart. Bunlardan biri olmazsa cacık olmaz. Bakanın, “bunlardan cacık olmaz” diye itham ettiği partilerde demek ki saydığım temel maddelerden eksikler var ki cacık olmaz teşhisi koymuş. Belli ki bizim dışımızda hiçbirisinden cacık olmaza getiriyor. O halde şöyle bir soru sormak da cacık olamayanların en temel hakkı değil mi; “sizden cacık olur mu, olursa nasıl olur. Söz konusu temel maddelerin hepsine sahip misiniz?”

 

Deniz Çağlar Fırat yorumu…

“Gaye Usluer’in uyuşturucu değerlendirmesi” başlıklı yazıma birçok yorum geldi. Eskişehir’imizin değerli gazetecisi Deniz Çağlar Fırat farklı bir değerlendirmede bulunmuş. Şöyle diyor; “Bu konuda bilimsel verilere rağmen Eskişehir'in böyle bir algı içine alınmasına gösterilen tepkiniz için kutluyorum hocam. Bu konuyla ilgili daha önce naçizane benim de yaptığım uyarılara rağmen böyle bir algıya karşı hep birlikte mücadele vermemiz şart. Uyuşturucuyla mücadeleye evet, Eskişehir ve uyuşturucu algısına hayır…”

Sevgili Deniz’e içtenliğimle katılıyorum. Bu zehrin adının ilk kez bu kentte duyulması gerçeğini saklamamız nasıl ki yanlış ise; Eskişehir-Uyuşturucu algısı da yanlıştır. Kanımca öncelikle olmayan AMATEM’lerin teşekkülü için kolları sıvamalıyız. Adı çıkmış üç dört mahallenin ıslahı için kolları sıvamalıyız. Ama en önemlisi yasaların caydırıcı olması adına mecliste duyarsız kalanları uyarmalıyız. Uyardığımız kadarı ile de caydırıcı yasalara imza atmalarını sağlamalıyız…

 

Odunpazarı’nı görmeyen Eskişehirliler!

Eskişehir Lületaşı El Sanatları Derneği Başkanı Behçethan Aktaş, geçtiğimiz günlerde bayramı şehirde geçirecek olan Eskişehirlilere seslendi. Aktaş dışarıdan gelen insanların Odunpazarı’nın ve lületaşının kıymetini daha çok bildiğini söyleyerek, “Eskişehirli olup da Odunpazarı’na hiç gelmemiş, Atlıhan’ı hiç görmemiş kişileri tanıyorum. Bayram vesilesi ile gelsinler. Çocuklarını gezdirsinler, torunlarını gezdirsinler. Odunpazarı’nın tarihi evlerini, sokaklarını gezsinler. Lületaşından yapılmış küçük hediyeler alsınlar. Dışarıdan gelen insanlar Eskişehir’in bu güzelliklerinin kıymetini daha çok biliyor” dedi. Sevgili Behçethan, gerçekten bu kalıplarda Eskişehirli varsa onlara benim de naçizane önerim olacak. Dört ya da beş yılda yapılan seçimler var ya? Ne olur sandığa kadar yorulup oy atmasınlar böyleleri. Hiç değilse benim de geleceğimin içine etmesinler…

 

Kalabak Suyu müziğini değiştirsek mi?

Erol Aykan, Eskişehir’in sevdiği bir müzisyen sanatçı ağabeyimiz. Besteleri var nice sanatçı tarafından yorumlanmış. Bunlardan bir tanesi de Kalabak Suyu bestesi. “Nettik ettik Kalabak Suyu’nu gettik” diyor bestesinde. Onu dinlerken her sabah kentimizin içinde su taşıyan sakaların bizlere dinlettiği sinyal müziğinin pek keyifli olmadığını dillendirdim çevremde. “Ha yaşa yahu” diyenlerin çok olduğunu gözlemledim. Gerek müzikte, gerek kayıt kalitesinde bir yavanlık var diyor insanlar. Zamanında emek verenlerden Allah razı olsun ama teknik anlamda da günümüz koşullarına göre uyarlanıp daha keyifli hale getirilse iyi olmaz mı? Kalabak Suyu’na her daim tezek atmayı görev sayanlar şimdi kefal gibi atlayacaklar biliyorum. Yahu önce Büyükerşen dağıtımdaki aksaklıkları gidersin be kardeşim diye konu bulmanın hazzı ile zıplayacaklar. Ben de diyorum ki, siz işin bu kısmını nasıl olsa 365 gün dillendirmektesiniz a can cazım! Ben de işin bu yanını hatırlatayım olmaz mı?

 

Koalisyon sadece lakırdı, hedef erken seçim!

Yazımın başlangıcında bir bakanın ağzından çıkan talihsiz sözlere aslında alışkınız. Sanki ilk kez duymuşuz gibi şaşırmanın elbette anlamı yok. Şu on üç yıllık iktidarları süresince ne ağza alınmayacak liderlerden. Hatta dün söylediklerini gözümüzün içine bakarak “böyle bir söz söylemedik” diye inkâr edenleri dahi kanıksadı bu toplum. Kişisel tahminimi bu gün itibarı ile lütfen not alınız değerli okurlarımız. AKP’nin koalisyon arayışları adı altında oluşturduğu gündem tamamen sunidir. Tayyip Erdoğan başta olmak üzere beraber yürüdüğü tüm partililer erken seçim için odaklandılar. MHP’nin baraj altında kalma olasılığını dillendirerek, kaybettikleri oyları bu erken seçim ile geri alacaklarını görüyorlar. CHP ile koalisyonları, seçimlerde CHP’nin o barajda boğulacağı anlamına geldiğine göre; apursa da köpürse de ya MHP ile koalisyon, ya da erken seçimdir ufukta görünen…

 

OZANCA

Bir başkadır bu şehir, başkentidir en umutlu bekleyişlerin...

 

Sabır sanata, cefa sefaya, akşam sabaha karışır burada.

 

Eskişehir burası; bazen koca bir metropol, bazen şirin bir sayfiye yeri.

 

Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı.

 

Ama yaz kış iyi niyetli bir bozkır burası.

 

Terminalinden istasyonuna, öykülerin, vedaların, acıların ve umutların saklandığı

 

Eskişehir burası... Soner YÜKSEL

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi