Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası CHP’de yaşananlara hep beraber tanık oluyoruz. Anlaşılan o ki, bu kadarı ile de kalmayacak yaşanan sıkıntılar. CHP’yi çok zorlu günlerin beklediği kesin…
Burasını anladık da, AKP’de durum ne olacak peki? Recep Tayyip Erdoğan’ın Çankaya’yı garantilemesi AKP açısından bir başarı olarak gösterilse de, bu başarı ne denli kalıcı bir başarıdır? Kalıcılık tabii ki çok yakında gerçekleşecek olan iktidar olma yarışı ile ilgili olanıdır. Genel seçimlerde, Cumhurbaşkanlığı seçim galibiyetinin AKP’ye ne denli katkısı olacaktır?
Kanımca AKP bu seçim galibiyetine sevinemedi bile!
CHP’nin kendi içerisinde kaos yaşamasını isteyen iktidar partisini çok zor günler beklemekte. Çünkü Tayyip Erdoğan gibi bir hatipten mahrum seçim meydanlarına çıkacaklar. Bu erken seçim olsa da(yani CHP ve MHP vurgun yemiş durumdayken) değişen bir şey olmayacaktır. Tayyip Erdoğan her ne kadar onu seçenlere; “ben AKP’nin hala lideriyim” mesajını verse de, AKP içerisindeki lider boşluğu oyların önemli ölçüde azalması olacaktır.
Bir önemli konu da koltuk bekleyip de hüsrana uğrayanlar, AKP içerisindeki cemaate yakın isimlerin yanında yer almasını sağlayacaktır. Abdullah Gül mağduru oynayıp “kurduğum partiye beni almıyorlar” diye bayrak açacak olursa, sizi temin ediyorum ki CHP’den önce iktidar partisinde yer yerinden oynayacaktır. Bu toz duman içerisinde CHP içerisinden çıkması beklenen muhalif yeni bir partiden önce iktidar partisi içerisinden muhalif bir partiye tanıklık edebiliriz…
Bizler kendi coğrafyamızda yerel örneklerden yola çıkarak genele varabiliriz. Eskişehir AKP’de birkaç gün önce dört kişinin istifasını kısa bir haber olarak okuduk gazetelerde. Detay yoktu ama İl Başkanı Dündar Ünlü “arkadaşlarımız kendilerine verilen görevi beğenmiyorlar” dese de olay bu kadar hafif geçiştirilecek türden değildir. Çiçeği burnunda bir yönetim, üstüne üstlük bir seçim başarısı kazandığını söyleyen bir parti yönetiminde dört istifa birden neyin habercisidir sizce? Verilen görevi beğenmeseler, işin ta başından neden kabul edip adlarını o görevin altına yazdırsınlar ki? Neden kabul etsinler, kabul ettiklerinin beşinci günü toplu halde istifa etsinler? Dedim ya, öncelikle Tayyip Erdoğan’sız bir seçime girecek bu parti. Abdullah Gül’ün mağduriyet söylemlerinin akabinde cemaate sempati duyan milletvekillerinin seslerini yükseltmeleri gerçekleşecek. Başbakanlık bekleyenlerin hayal kırıklıkları da akabinde AKP’ye bir sorun olarak eklenecek. İnanın kamuoyu CHP dağılacak derken AKP’nin yavrulaması(yani içerisinden yeni bir parti çıkarması)çok daha olasıdır. Siz bakmayın Eskişehir AKP içerisindeki sessiz tabloya! Eğer çatırdama sesleri bir ayyuka çıksın, kendileri bile şaşırıp kalacaktır çıkan toza dumana!
DIŞARDAN GAZEL
Eskişehir’deki Suriyeliler…
Savaşlar, mazlum halklarının baş belasıdır. Emperyalist güçler silah satmak üzere önce gözü diktiği ülkelere nifak tohumları ekerler. Halkı değerlerinden ve kendi benliğinden kopararak birbirine düşürürler. Ortadoğu’daki tüm örneklere baktığımızda durum tıpa tıp aynıdır. Kültürel değerlerinden koparıp kendine yabancılaştırırlar halkı o emperyalist güçler. Sonra tüm yer altı zenginliklerini kontrol altına almak üzere düğmeye basarlar. Sattıkları silahlarla hem zenginliklerine zenginlik katar, hem de koca bir ulusu birbirine kırdırırlar…
Son denemeyi Suriye’de yaptılar o kanlı eller ve maşaları. Halkı birbirine kırdırdılar, masum on binleri katlettiler. Savaştan kaçanlar, iktidar politikası ve gözetiminde çeşitli bölgelerde yerleştirildi. Uyarılar yapıldı siyasetçilerimize, denildi ki; “yapmayın, bu yanlış bir politikadır. Böylesine tehlikeli bir yığılmanın altından kalkamazsınız bir gün…”
Öyle de oldu gerçekten. Nice şehirlerimizde savaştan kaçan bu insanlarla, şehrin halkı karşı karşıya geldiler. Ölümlerle sonuçlanan kötü sonlara tanık olduk milletçe. Eskişehir’de de 3000 civarında Suriyelinin olduğunu açıkladı yetkili ağızlar. Açıklama bu olsa da kaçak çalıştırıldığı söylenen nicesinin bu sayıya dâhil edilip edilmediğini bilemiyoruz. Kıssadan hisse şu; mağdurun yanında olmayı çok seven asil milletim diğer illerde yaşanan örnekleri gördükçe biz medya mensuplarına şikâyetlerini bildirmeye başladılar bunu bilesiniz!