YAZIYORUM
OYNATMAYA AZ KALDI DOKTORUM NERDE?
Fatih Erkoç felsefe(ideoloji ya da dünya görüşü de diyebilirsiniz)anlamında çok net olmasa da, müzik bazında donanımlı bir sanatçıdır. Birkaç enstrüman çalabilen, üstüne üstlük çok iyi kullanabilen istisnalardandır. Popüler kültürün iliklerimize kadar işlediği bu âlemde o da modaya uymak zorunda kaldı. Nitelikli müzik yapmak adına ne kadar dirense de, sonunda yükselen değerler geleneğine uydu ve bir pop şarkısı besteledi. “Oynatmaya az kaldı, doktorum nerde” adlı şarkısı da çok tuttu. Sistemin diretmeleri sonucu kafayı sıyırmak üzere olan bir vatandaşın isyan sloganı oldu sonraları da bu söz. Yani işin içinden çıkamayan yurdum insanı, oynatmaya az kaldı doktorum nerde protestosu ile sesini duyurmak zorunda kaldı…
İyi de, doktoru olmayan bir sağlık ocağınız var ise! Doktoru bırakın bu sağlık ocağında iğne vuracak bir sağlık görevlisi bile yoksa ne yaparsınız? Oynatmaya az kaldı doktorum nerde diyemezsiniz çünkü doktorunuz yok zaten baştan kaybettiniz. İki seçeneğiniz var o zaman! Birincisi doktorunuzun olmadığını bilerek peşinen oynatmalısınız. İkinci seçeneğiniz de, inadına oynatmamak için mücadele vermelisiniz. Gürleyik Köyünden Kadir Çal ağabeyimiz ikincisini seçmiş. Ülkemizde ne yazık ki mücadele yüreği olmayan insanlar teslim bayrağını çekip “dilenci toplum-suskun toplum” geleneğinin parçası olmaya devam ederken; Kadir Çal insanca mücadelesini sürdürüyor. Tam dört kez dilekçe vermiş gerekli mercilere. Üstelik bu dilekçelerden bir tanesini de Valilik onaylı olarak yollamış gerekli yere. İl Sağlık Müdürlüğünden gelen yanıtı aynen okurlarımızla paylaşıyorum…
“İlgi; 06.01.2012 tarih ve 966 sayılı dilekçeniz. İlgili dilekçeniz müdürlüğümüzce incelenmiş olup bakanlığımız 4/B sözleşmeli personel alımına ilişkin KPSS 2011/9 yerleştirme sonuçlarına göre Mihalıcçık Toplum Sağlığı Merkezine bağlı Gürleyik Köy sağlık evi ebe kadrosuna Yasemin Esen’in atanması yapılmış ve adı geçen 02.01.2012 tarihinde sözleşme imzalayarak görevine başlamıştır. Âdem Savaş (sağlık müdür yardımcısı)… Öncelikle tarihlere dikkat etmenizi rica ediyorum. Daha sonra da sorduğunuz sorunun yanıtını hemen vereyim. Yetmiş iki yaşındaki Kadir Çal iğnelerini vurdurmak üzere ya Mihalıcçık ya da Eskişehir’e gelmek durumunda olduğunu açıklıyor. Üstelik de Kadir Bey KOAH ve CRAB hastasıdır bu konuya da dikkatinizi çekmek isterim. Sessiz-dilsiz bir toplumda bir başına hak mücadelesi veren bu büyüğüme çok saygı duydum inanın…
UZAKTAN GAZEL
GÜRLEYİK KÖYÜ
Ne mutlu gidip gördüğüm hatta çekimler yaptığım için bana! Geçtiğimiz yıl ES TV’de görüntülerini yayınladığımız bu doğa harikası köye ne yazık ki olağan üstü göç vermiş son yıllarda. Her dükkânın kapısına vurulan kilitler ve azalan nüfusu da bunun kanıtı. Sağlık Ocağı da dâhil bu iç acıtan gerçeklere. Lakin bir de işin güzel yanı var. Her şey azalırken bir konuda tam tersine gelişme yaşanıyormuş aldığımız habere göre. İkisi sözleşmeli tam üç tane görevli(!) olmasına rağmen, dördüncü ihtimali gerçeğe dönüşebilirmiş… Gülsem mi ağlasam mı?
OZANCA
Kaybolan Değerlerimiz
Doğanın kucağında, oynarlardı çocuklar.
Yerindeydi mevsimler, buz tutardı saçaklar.
Porselenden yemezdik, tahtadandı çanaklar.
Özlüyorum maziyi, çok mutluyduk hepimiz.
Az olanla yetinir, imrenmezdik zengine
Hor görmezdik kimseyi, çıksak bile engine
Saygı vardı eşlerde, düşmese de dengine
Özlüyorum maziyi, çok mutluyduk hepimiz.
Bir tanesi var iken, diğerini almazdık.
Nefsimizi dizginler, sefahate dalmazdık.
Yaşlıları incitmez, ahlarını almazdık.
Özlüyorum maziyi, çok mutluyduk hepimiz.
Kızla erkek sırada, otururduk karışık.
Din dil farkı bilmeden, birbiriyle barışık.
Dışlanmazdı yabancı, sanki dünden alışık.
Özlüyorum maziyi, çok mutluyduk hepimiz.
Ülkü Ahıska