“Olmaz” dedi Reis:
“Tekrar seçim…”
Koalisyon turları, “Truva Atları” yla yapıldı…
“Dön babam dön!”
Sonuç:
“Güzel Helen…”
Ne güzel de canlandırıyordu hukukun üstünlüğünü…”
“Gözü bağlıydı ama kılıç elindeydi!”
…………….
Önce şehitler gelmeye başladı…
Sonra “Suruç”…
Ardından “Ankara” katliamları…
Yüzlerce ölü…
Seçim kararı alınmasına karşın, bir sessizlik almıştı ülkeyi…
Birbiri ardına anketler yapılıyordu…
Sonuç, hepsinde aynı:
“Değişen bir şey olmayacak!”
Nasıl olmaz?
“Obama’nın seçim ekibi misafir miydi?
………….
Şaka değil…
Çoğunluğun umurunda değildi seçim…
Ne olur ne olmaz!
“Garantiye alalım…”
Düne kadar adı bile zoraki anılan Cumhuriyet Bayramı”nın tatili 5.5 güne çıkarıldı…
Giden gitti belki…
Kalanı da “korku” mu saldı?
1 Kasım gecesinin sonuçları…
“Bomba gibiydi adeta!”
…..
Kim ne derse desin…
“Korkunun ecele faydası yoktur…”
Ama iktidara oldu…
Öyle bir seçim yaşadık ki…
“Sandıklar adeta abluka altına alındı!”
Devlet Bahçeli’nin de büyük katkısıyla…
“AKP kazandı… Hayırlı olsun…”
//////////////////////
Konya’ya serbest, ES ES’e ceza
Şunu kabul etmek gerekir ki…
“Türkiye’de futbol can çekişiyor!”
“Öldü” diyemiyoruz, çünkü olabilecek olumlu kararları umutla bekliyoruz…
Şu işe bakın!
Cezanın nedeni?
“Çirkin ve kötü tezahürat…”
Bu hafta da Eskişehirspor’a Kayseri maçından dolayı ceza geldi. Kayseri maçında açık ve kapalı tribünde bulunan taraftarlarımız Osmanlı maçında tribünde olmayacak…
Gülünecek karar!
“Güya seyirciye ceza veriliyor…”
İki tribün boş kaldığı için hasılat azalıyor, kulüp, ikinci kez para cezası ödemiş oluyor.
“Peki, Konya’ya ne demeli?”
Milli takımımızın Konya’da oynadığı son İzlanda maçında tezahüratın en çirkinini yaşadık.
102 vatandaşımızı yitirdiğimiz günlerde, maç öncesi yapılan saygı duruşunda neler yaşandı neler?
“Saygısızlığın en büyüğü, çirkin tezahüratın âlâsı…”
Milli maçlardan kim sorumlu?
“Hukuk kurulu…”
Neden Federasyonu Ceza Kurulu’na sevk etmediler?
“Federasyona da para cezası verilmesi gerekmez mi?
Bundan sonra Konya’da oynanacak milli maçta o tribünü kapatmak doğru olmaz mı?
Mümkün değil tabii…
“Futbolumuz can çekişiyor!..”
//////////////////////////
Bunca yıllık memursunuz!
Yıllar önce bir köylü vatandaşımız milli piyangodan yüklü bir para kazanmış. Hemen Ankara’ya gelmiş ve parasını aldıktan sonra da lüks bir otele yerleşmiş…
Daha sonra güzel bir hanımla tanışmış ve geceyi de birlikte geçirmişler…
Kadının adı “Dürriye” imiş…
Ertesi gün Dürriye kendisinin zor durumda olduğunu ve Ankara’ya hayat kadını olarak çalışmaya geldiğini söylemiş ve ayrılmış köylüden…
Bir süre sonra paralarını bitiren adam son bir kez Dürriye’yi görmek için çalıştığı yere gitmiş… Sarhoş diye içeri almamışlar. O da basmış kalayı:
“Dürriye’nin anasını!”
Ancak dolaşan polisler “Türkiye’nin anasını” gibi anlamışlar ve yaka paça götürmüşler köylüyü…
Çıkarıldığı mahkemede olanları dinlemiş yargıç ve polislere “Bunca yıllık memursunuz” diye bağırmış:
“Ama hâlâ Dürriye’nin anasını şey edenle, Türkiye’nin anasını şey edeni ayıramadınız!..”
/////////////////////////////
Sandıkla sepet
Seçimi kaybetmiş iki siyasetçiden biri, “O kadar oyumuz vardı ki, sandıktan nasıl çıkamadık anlayamadım” demiş. Öteki de, “Seçmen sandıkla sepeti karıştırdı” diye yanıt vermiş:
“Adlarımızı oy pusularının üstünde görünce, sandığa atacaklarına, sepetlediler!..”
//////////////////
Hitler’in unuttuğu
Frederiz Skinner’in “Yaşlılığın Tadını Çıkarın” kitabından:
-“Hitler”, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, generallerinin ve parti kurmaylarının sık sık yanlış kararlar vermeye başlamasından endişelenir. Çünkü bu kararlar cepheye de yansımaya başlar.
Hitler, Almanya’daki sosyal bilimcilerden araştırmalarını ister…
Bilim adamlarının raporu “zihinsel yorgunluk” olarak çıkar… Bunun üzerine Hitler, gösterdikleri yorgunluk derecelerine göre, bazı generalleri ve kurmaylarını tatile gönderir…
“Ama kendini unutur!”
Yanlış kararlar vermeye devam eder ve kendi sonunu hazırlar…
“Lider, aynaya bakmasını da bilmelidir…”
///////////////////////////
Kıssa- dan
Biz sadece mesleğinin ak adına kara çalmaktan inatla kaçınan, sahici gazeteci olmaya çalışan, bunu başardıkça mutlu olan gazetecileriz… O kadar… Aydın Engin
Günün Balı
Yasalar, kamusal ve bireysel özgürlükleri iktidar baskısından korumak içindir…
Gerilim
Gazeteciliğin ilkeleri var mı, yok mu? Etik kurallarınız var mı, yok mu? Yoksa, yoktur. Ama var olduğunu ileri sürerek gazetecilik yapmak, en kötü yaklaşımdır… Fikret İlkiz
Günün Olayı
Obama ve Prens Charles gizli Müslümanmış!
Vaktinde Churchill ve Hitler için de “Gizli Müslüman” dendiğine göre, Müslümanları sömürmenin yolu Müslüman gözükmekten geçiyor!
Günün Biberi
Bu zihniyet Batının “müziğini, bilimini, teknolojisini” değil ama…
“Dolarını, avrosunu” çok seviyor!.. Akif Kökçe
//////////////////////
Günün Şiiri
Bir aşk izi
Bakıyorum yokum ben bu sayfalarda
Oysaki ben yazmıştım bu satırları
Bu şiiri ben yazmıştım
Bin yıl önce bu taşa
Ben yazmıştım bu aşkı
Onunla başka, bununla başka
O bazen Necla oluyordu
Bazen Hanuşka
Belki bin yıldan da eski
Beraber uzandığımız çimen
Kalkıp geri dönsek hemen
Bulabiliriz o çiçeği yerinde belki
Zeki Kuruca (Varlık – 1977)
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Okul arazileri de mi satışa çıkartılacak?
Kerem Akyıl
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy