Öyle bir seçim ki!..

Önder Baloğlu yazdı

2 Kasım 2015 21:41
A
a
7 Haziran seçimlerinin hemen ardından, halk koalisyon bekledi…

“Olmaz” dedi Reis:

“Tekrar seçim…”

Koalisyon turları, “Truva Atları” yla yapıldı…

“Dön babam dön!”

Sonuç:

“Güzel Helen…”

Ne güzel de canlandırıyordu hukukun üstünlüğünü…”

“Gözü bağlıydı ama kılıç elindeydi!”

…………….

Önce şehitler gelmeye başladı…

Sonra “Suruç”…

Ardından “Ankara” katliamları…

Yüzlerce ölü…

Seçim kararı alınmasına karşın, bir sessizlik almıştı ülkeyi…

Birbiri ardına anketler yapılıyordu…

Sonuç, hepsinde aynı:

“Değişen bir şey olmayacak!”

Nasıl olmaz?

“Obama’nın seçim ekibi misafir miydi?

………….

Şaka değil…

Çoğunluğun umurunda değildi seçim…

Ne olur ne olmaz!

“Garantiye alalım…”

Düne kadar adı bile zoraki anılan Cumhuriyet Bayramı”nın tatili 5.5 güne çıkarıldı…

Giden gitti belki…

Kalanı da “korku” mu saldı?

1 Kasım gecesinin sonuçları…

“Bomba gibiydi adeta!”

…..

Kim ne derse desin…

“Korkunun ecele faydası yoktur…”

Ama iktidara oldu…

Öyle bir seçim yaşadık ki…

“Sandıklar adeta abluka altına alındı!”

Devlet Bahçeli’nin de büyük katkısıyla…

“AKP kazandı… Hayırlı olsun…”

//////////////////////

 

Konya’ya serbest, ES ES’e ceza

Şunu kabul etmek gerekir ki…

“Türkiye’de futbol can çekişiyor!”

“Öldü” diyemiyoruz, çünkü olabilecek olumlu kararları umutla bekliyoruz…

Şu işe bakın!

Cezanın nedeni?

“Çirkin ve kötü tezahürat…”

Bu hafta da Eskişehirspor’a Kayseri maçından dolayı ceza geldi. Kayseri maçında açık ve kapalı tribünde bulunan taraftarlarımız Osmanlı maçında tribünde olmayacak…

Gülünecek karar!

“Güya seyirciye ceza veriliyor…”

İki tribün boş kaldığı için hasılat azalıyor, kulüp, ikinci kez para cezası ödemiş oluyor.

“Peki, Konya’ya ne demeli?”

Milli takımımızın Konya’da oynadığı son İzlanda maçında tezahüratın en çirkinini yaşadık.

102 vatandaşımızı yitirdiğimiz günlerde, maç öncesi yapılan saygı duruşunda neler yaşandı neler?

“Saygısızlığın en büyüğü, çirkin tezahüratın âlâsı…”

Milli maçlardan kim sorumlu?

“Hukuk kurulu…”

Neden Federasyonu Ceza Kurulu’na sevk etmediler?

“Federasyona da para cezası verilmesi gerekmez mi?

Bundan sonra Konya’da oynanacak milli maçta o tribünü kapatmak doğru olmaz mı?

Mümkün değil tabii…

“Futbolumuz can çekişiyor!..”

 

//////////////////////////

 

Bunca yıllık memursunuz!

Yıllar önce bir köylü vatandaşımız milli piyangodan yüklü bir para kazanmış. Hemen Ankara’ya gelmiş ve parasını aldıktan sonra da lüks bir otele yerleşmiş…

Daha sonra güzel bir hanımla tanışmış ve geceyi de birlikte geçirmişler…

Kadının adı “Dürriye” imiş…

Ertesi gün Dürriye kendisinin zor durumda olduğunu ve Ankara’ya hayat kadını olarak çalışmaya geldiğini söylemiş ve ayrılmış köylüden…

Bir süre sonra paralarını bitiren adam son bir kez Dürriye’yi görmek için çalıştığı yere gitmiş… Sarhoş diye içeri almamışlar. O da basmış kalayı:

“Dürriye’nin anasını!”

Ancak dolaşan polisler “Türkiye’nin anasını” gibi anlamışlar ve yaka paça götürmüşler köylüyü…

Çıkarıldığı mahkemede olanları dinlemiş yargıç ve polislere “Bunca yıllık memursunuz” diye bağırmış:

“Ama hâlâ Dürriye’nin anasını şey edenle, Türkiye’nin anasını şey edeni ayıramadınız!..”

 

/////////////////////////////

 

Sandıkla sepet

Seçimi kaybetmiş iki siyasetçiden biri, “O kadar oyumuz vardı ki, sandıktan nasıl çıkamadık anlayamadım” demiş. Öteki de, “Seçmen sandıkla sepeti karıştırdı” diye yanıt vermiş:

“Adlarımızı oy pusularının üstünde görünce, sandığa atacaklarına, sepetlediler!..”

 

//////////////////

 

Hitler’in unuttuğu

Frederiz Skinner’in “Yaşlılığın Tadını Çıkarın” kitabından:

-“Hitler”, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, generallerinin ve parti kurmaylarının sık sık yanlış kararlar vermeye başlamasından endişelenir. Çünkü bu kararlar cepheye de yansımaya başlar.

Hitler, Almanya’daki sosyal bilimcilerden araştırmalarını ister…

Bilim adamlarının raporu “zihinsel yorgunluk”  olarak çıkar… Bunun üzerine Hitler, gösterdikleri yorgunluk derecelerine göre, bazı generalleri ve kurmaylarını tatile gönderir…

“Ama kendini unutur!”

Yanlış kararlar vermeye devam eder ve kendi sonunu hazırlar…

“Lider, aynaya bakmasını da bilmelidir…”

 

///////////////////////////

 

Kıssa- dan

Biz sadece mesleğinin ak adına kara çalmaktan inatla kaçınan, sahici gazeteci olmaya çalışan, bunu başardıkça mutlu olan gazetecileriz… O kadar…  Aydın Engin

 

Günün Balı

Yasalar, kamusal ve bireysel özgürlükleri iktidar baskısından korumak içindir…

 

Gerilim

Gazeteciliğin ilkeleri var mı, yok mu? Etik kurallarınız var mı, yok mu? Yoksa, yoktur. Ama var olduğunu ileri sürerek gazetecilik yapmak, en kötü yaklaşımdır… Fikret İlkiz

 

Günün Olayı

Obama ve Prens Charles gizli Müslümanmış!

Vaktinde  Churchill ve Hitler için de “Gizli Müslüman” dendiğine göre, Müslümanları sömürmenin yolu Müslüman gözükmekten geçiyor!

 

Günün Biberi

Bu zihniyet Batının “müziğini, bilimini, teknolojisini” değil ama…

“Dolarını, avrosunu” çok seviyor!.. Akif Kökçe

 

//////////////////////

 

Günün Şiiri

Bir aşk izi

Bakıyorum yokum ben bu sayfalarda

Oysaki ben yazmıştım bu satırları

Bu şiiri ben yazmıştım

Bin yıl önce bu taşa

Ben yazmıştım bu aşkı

Onunla başka, bununla başka

O bazen Necla oluyordu

Bazen Hanuşka

Belki bin yıldan da eski

Beraber uzandığımız çimen

Kalkıp geri dönsek hemen

Bulabiliriz o çiçeği yerinde belki

Zeki Kuruca (Varlık – 1977)

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi