OYLARIMIZ EŞİT BİLİYORUM…

OYLARIMIZ EŞİT BİLİYORUM…

16 Nisan 2013 09:42
A
a

YAZIYORUM

 

Elli sekiz yıldır senden bir parçayım. Ne zaman ki sınıf bilincim oluşmaya başladı, işte o zamandan bu yana yüzüm ve yüreğim daima senden yana dönük oldu. Seni baş tacı etmeyi, senin sesin olmayı ve seni ezmek isteyen güçlerle savaşmayı şiar edindim kendime… Oysaki sen beni her daim şaşırttın ey halkım! Senin gecekondunun yapımında sana yarım eden, inşaatında günlerce gönüllü hamallık yapan kardeşimi anımsıyor musun? Hani Keçiören-İncirli arasındaki gecekonduna yerleştikten aylar sonra “komünist” yaftasını yapıştırıp, ihbar ettiğin on sekiz yaşındaki kardeşimden söz ediyorum. Hani 12 Eylül darbecilerine yaranmak adına ilk gammazladığın yeni yetmeden bahsediyorum. Gecekondunu yaparken şirin görünerek emeğini kullandığın genç Mamak tezgahlarından geçtikten sonra uzunca bir süre Atalay Yörükoğlu tarafından tedavi gören o genç rüyalarına girdi mi ey halkım? 12 Eylül darbeci faşistlerinin yaptığı anayasaya on kişiden dokuzunuz “evet” diyerek meydanlarda şakşakçılığını ve yağdanlığını yaptın. Bunu da anımsadın mı ey halkım? Ve aynı on kişiden dokuzu şimdilerde anti darbeci olarak, “istikrar” bozulmasın gerekçesi adı altında on yıldır yaptığın tercihinle beni hala şaşırtmaya devam etmektesin. Her kınalı kuzunun Türk Bayrağına sarılı tabutu baba evine gönderildiğinde “şehitler ölmez, vatan bölünmez” naraları ile geniş kitleler oluşturarak sloganlar attın, bağırdın rahatladın. O şehidini yerin dibine gömüp daha evine giderken, gerçek acıyı şehidin ana babasına bırakıp yaşamına hiçbir şey olmamışçasına devam ettin. Ve şimdilerde de “tek barış olsun da” gerekçesi altında, o şehidin ana babasının da oğlunu vuranları affetmesini bekliyorsun. On binlerce kınalı kuzunun bayrağa sarılı tabutlarda baba evine gönderilmesine neden olan, o tetiği çeken ellerin günahtan arınması adına “akillik” ediyorsun aklınca! Dün kameralar önünde söylediğini, bugün gözümüzün içine bakarak inkâr edenlere “ bir kredi daha vererek” aklınca şans tanıyorsun. Kimliğin olmuş değerlerin, kimliğinden tek tek kazınmasını mülayim bakışlarla izlemeye devam ediyorsun. Aş evleri, ramazan çadırları, erzak dağıtan kamyonlar tek ilgi alanın olmuş gayrı. Gözün, şahsına verilecek anlık ve kırıntı nimetlerin dışında hiçbir şeyi göremiyor artık ne yazık ki! “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın, her koyun kendi bacağından asılır atasözlerinin ardına sığınarak yaşamayı kendine doğru saymışsın. Dört beş yılda bir kullandığımız oylarımız eşit biliyorum ey halkım. Lakin eşit olmayan bir şeyler var ortada. Benim kardeşim hala senin gecekondun için harç ve su taşımaya devam ediyor…

 

 

 

 

 

UZAKTAN GAZEL

 

MUSTAFA YILDIZDOĞAN ve TRT

 

Sosyal paylaşım sitelerinde elden ele beğenilen paylaşının kahramanı Mustafa Yıldızdoğan. TRT’den skandal uygulama başlıklı bir paylaşım bu. Program esnasında bir konudan söz ederken “ne mutlu Türk’üm diyene” demiş. Hemen program kesilerek stüdyo amirinden bir açıklama gelmiş kendisine; “Aman Mustafa bey, kesin talimat var. Hatta genelge var…”

 

 

 

 

OZANCA

 

OĞLUM…

Göçmen oldum toprağıma kendi yurduma

Baş eğmedim dokuz köyden kovuldum oğlum

Böyle gelmiş böyle gider dediler ama

Ben yinede özgürlüğe vuruldum oğlum…

 

Gülistanlar talan oldu gülsuyu için

Analar hep ağıt yaktı giden canlara

Soysuzluğa isyan etti bütün türküler

Ben yine de özgürlüğe vuruldum oğlum…

 

Dünyaya barış gelecek

Yarınlar size gülecek

İnsan insanı sevecek

Mutlaka oğlum, mutlaka oğlum…

                                                 Şinasi KULA

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi