Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sahne Sanatları Bölümü okuyan, Diyarbakır doğumlu sanatçı bir kardeşimiz. İçini dökmek derler ya, sosyal paylaşım sitesindeki dostlarına şöyle içini dökmüş…
***
Tiyatro sahnesinde bir eşcinseli canlandırdığımda, oyunu seyreden komşum ertesi gün bana selam vermekten vazgeçmişti. Kız arkadaşım da ya oyun ya ben diye rest çekmişti...
Bir dizide canlandırdığım bir karakter nedeniyle, alışveriş yaptığım bir markette annem yaşında bir kadın, onlarca insanın içinde “sapık” diye bağırıp yüzüme tükürmüş ve elindeki paketi kafama atmıştı.
Bir başka dizide örgüt lideri karakterini canlandırdığımda ise bazıları yüzüme karşı “sen teröristsin” demişti…
Sanatçı olmak, ekranda olmak zordur. Öyle zordur ki, bir tek hata yapman yeterlidir lanetlenmen için. Borç içinde yüzersin ama hayatını kurtaracak projede bile yer alamazsın bazen...
Niye mi, çünkü en yakının bile seni lanetler, ama gerçek derdine asla derman olmaz...
Ve geçen akşam, bir kaç yıl önce “şehidimiz var, programa devam edemem” diye canlı yayını kesen Beyazıt Öztürk, dün istemi dışında gelişen bir nahoş olay yüzünden, bugün pkk'lı olarak yaftalandı.
Bu ülkede en kolay şey adam harcamak!
Övmek ile düzmek bir anlık mesele...
***
Böyle diyerek serzenişte bulunuyor Uğur Deniz Azizoğlu…
Onu en iyi anlayabileceklerden biri olduğumu düşünüyorum.
Empati gücüm doğrultusunda yakinen hissediyorum gerçekten.
Şaka maka 1996 yılından bu yana çeşitli televizyon kanallarında süreklilik arz eden programlar yapmaktayım. Bestelerimden oluşan dört müzik albümüm çıktı ve üç Ulusal Müzik festivalinde (1993 İstanbul Beyaz Güvercin-1995 TRT Altın Anten-2002 Kuşadası Altın Güvercin) beste ve yorumculuğumla finaller yaşadım, tattım. Popüler kültürün diretmelerine rest çektiğiniz an itibarı ile geniş halk kitleleri ile kurmak istediğin bağı kesiveriyor sistem. Hani, fişini çekiyor dersem abartmış olmam! Hele ki ideolojik anlamda kimliğinizi onurluca-cesurca ortaya koyduğunuz an itibarı ile işiniz çok zordur yemin ederim. Köşelerinizin sivriliği erk ve yağdanlıklarının yağlı ve kaba etlerine battıkça iflahınızı keserler alimallah! Sen misin çarkların dışına çıkan, sen misin yüzünü halkına dönen, sen misin emeği-adaleti-bağımsızlığı savunan! Ne müzikten yana hak ettiğin parayı ve gönül okşanmasını kazanabilirsin, ne de üretebilirsin. Yalnızlık soyadın olmuştur o tercihlerin itibarı ile birlikte artık.
Kimse sizin çektiğiniz maddi manevi acıların zerresini hissetmez. “Kardeşin duymaz, eloğlu duyar” türküsünü tutturursunuz kendinizce…
***
Beyazıt Öztürk bu ülkede en uzun soluklu programa imza atan insanlardan bir tanesi. Çok ama çok zordur dostlarım böyle bir unvanı elinizde tutabilmeniz. Canlı yayın bilgi, beceri, donanım ister, cesaret ister. Bu kadar uzun soluklu tutması bile Beyaz’ın yeteneğini ve niteliğini ortaya koymaya yeterlidir zaten. Ama bu ülkede “hiçbir başarı cezasız kalmaz” mantığı bir kez daha pratikte tecelli etmiştir. Bir medya mensubu olarak Eskişehir’de de ayak izleri bulunan bu güzel kardeşimin yüreğine yürek katmak adına “yanındayız Beyaz” diyerek haykırıyorum öncelikle…
Şu sıra hepinizin bildiği bir olaydan ötürü bu gencin yargısız infazı yapılmaktadır. Yirmi yıldır dalkavukluk edenlerden bazıları ağza alınmayacak hakaretlerle ona saldırmaktadırlar. Diyor ki özründe;
“Ben bir polis çocuğuyum. Ülkemin değerlerini, bayrağımızı, bölünmez bütünlüğümüzü her daim baş tacı ettim. Benim bölücülük etmek gibi bir niyetim olabilir mi? Canlı yayın farklı bir atmosferdir. Bazen nutkunuz tutulup aklınızdan geçenleri yapmak yerine olayı kendi seyrine bırakabiliyorsunuz. Buna rağmen ben tüm halkımızdan özür dilerim…”
Diyanetin sitesinde diyanet yetkililerinin aşağılık açıklamalarla milleti dinden imandan soğutanlara seyirci kalanlar, iş hesap sormaya geldi mi Beyazıt Öztürk’e aslan kesiliveriyorlar. Beylik silahı ile mafya vari pozlar veren Erbaa Milli Eğitim Müdürü’nü görmezden gelebiliyorlar. Pompalı tüfeklerin, bonazinin peynir ekmek gibi satıldığı ülkemde suspus biçimdeler ne hikmetse! Kadını delik deşik eden çakma kocayı ya da sapığını iyi halden ötürü hiç vicdan azabı duymaksızın salıveriyorlar. Helal olsun çifte standardınıza hepinizin!
SİZİN SESİNİZ
Leğenlerden kedi evi…
“Eskişehir’de bir grup hayvansever, sokak hayvanları için çamaşır leğenleri ile yuva yaptı” demiş ve haberin yanına da benim de karede olduğum bazı fotoğrafları koymuş Hamza Yazgan kardeşim.
Evet, soğuk havaların etkisiyle sokak hayvanlarının üşümesini engelleyebilmek için bir araya gelen bizler, leğenler ve battaniyeler ile yuva yaptık. Espiar Sanat Atölyesi’nde buluştuk. HAYTAP Eskişehir Temsilcisi Ayten Tutkun, Murat Dağcı, Aydın Aşkan (A.Ü akademisyen-heykeltıraş) ve Kadir Özdemir gibi duyarlı öncülerin çağrısı ile bir araya geldik. Şimdilik iki yüz tane yapmayı planlayan arkadaşlarımız öncülüğünde maviş maviş kedi yuvalarını hazırladık. Ayten kardeşim şu açıklamada bulundu basın mensubu arkadaşlarımıza...
***
Takdir edersiniz ki iki yüz tane kedi evi hiçbir şey değil. Çünkü sokaklarımızda binlerce hayvan ile birlikte yaşıyoruz. Bu soğuk kış günlerinde lütfen onları da unutmayalım. Bodrumların kapılarını açalım, apartmanların girişlerini açalım. Kar başladığı zaman yemek bulmakta çok zorluk çekiyorlar, açlıktan donarak ölüyorlar. Hayvanlar soğuğa dayanabiliyorlar ama aç kalmadıkları müddetçe. Bu projeye destek veren, gelip burada emek veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Lütfen herkes kapısının önüne bir kap yemek, bir kap su, barınmaları için bir karton olabilir, böyle bizim yaptığımız gibi plastik leğenler olabilir lütfen bunları koymalarını ve yaşamlarına destek olmalarını istiyoruz…
***
Evet saygın okurlarımız. Bir canlının hayata tutunması adına elimizi taşın altına koymak gerçekten de çok zor değil…
OZANCA
TABLO
Kedi kadının yanındaydı,
Kadın gecenin yanındaydı.
Kedi gitti geceye değdi,
Karardı,
Döndü kadına değdi.
Bir kadın portresi belirdi;
Elinde siyah bir gül vardı,
Kucağında kırmızı bir kedi…
ÖZDEMİR ASAF
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy