yeri göğü inletirsiniz.
Saatin çok geç oluşunun,
erken oluşunun önemi yoktur!
Çevredeki insanlardan hasta olan mı var?
Geleceği sadece bu sınava bağlı olan ve
sabahın köründe kalkıp
sınava girecek olan gençler mi var?
Psikolojik sorunlar yaşayanlar
gece yarısı korna seslerinizle
aklını oynatanlar mı var?
Hiç birinin, ama hiç birinin
zerre kadar önemi yok değil mi?
Senden gayrısının acısı,
senden gayrısının derdi
nerenden aşşa, Kasımpaşa!
Görgüsüzsün, sonradan görmesin!
Yontulmamışsın daha ne diyeyim?
Gelenek diye, töre diye ve hatta
tören diye anırırsın gecenin bir yarısı.
Düğün salonundan evine giderken
Hani gerdeğe girecekken hem de!
Kendin gibi yontulmamışlarla
Konvoy oluşturursun arkalı önlü.
Arabalarınızın kornalarını anırtarak
Mahallenize kadar ve hatta
apartmanınızın önüne kadar
tüm kente duyurursun zifaf gecenizi.
Zart zart zart!
E ne var? Gerdeğe gircez de!
İyi nane yiyeceksin görgüsüz…
Yine bir başka konvoy
hem de çevre yolundan ağır ağır
seyreden onlarca özel araç!
En önde çükünün kesileceğine
üzülen çocuğun aracı,
ardında davulcuyla zurnacı
videoya çeken kişi aracı ile
bir en önde, bazen en sonda!
Ve onlarca araç el birliği ile
hem trafiğin ırzına geçerek,
hem de kenti gürültüye boğarak
“gelenek” adına hayatı çekilmez kılıyor!
Kurallar yok, trafik polisleri yok
İnsanlık yok, uygarlık yok,
yok oğlu yok kardeşim!
Yine gelenek adı altında
mahalle düğünleri her meydanda!
Bangır bangır gürültü 24’e dek.
“Ana, avrat, silah” lakırdısı eden
çakma külhanlar silahlarını sıkarak
ve kıçlarını kostak kostak sallayarak
kimi çiftetelli, kimi halay çekip
erkekliklerini sergiliyorlar.
Kentin göbeğindeki silah seslerinden
gece yarısı görgüsüzlerin patlattığı
havai fişeklerden rahatsız olan,
devlet adına hesap soran kimse yok!
Bilakis, bunları teşhir ettiğin için
vatan haini ilan edilen sensin!
Düğünlerde ruhsatsız silahlarıyla
pompalı tüfekleriyle ortalığı savaş
alanına çeviren çakma külhanlara
iki çift söz ederek bitireyim yazımı.
Bakın ne diyor bi büyüğünüz…
“Gerekirse bütün evlatlarımızı
süreriz savaşa hatta bizler de gideriz”
Ben de diyorum ki o büyüğünüze;
Öncelikle şehitlik mertebesi sizin özbe öz
evlatlarınıza da nasip olsun inşallah.
Bunu tatmak en başta sizlerin hakkıdır!
Daha sonra da düğünlerdeki bu
Külhanbeyleri var sırada gönüllü gidecek.
İnşallah bunlardan sıra gelirse
biz de davul zurnayla gideriz,
neden olmasın!
Yazımın başındakini sözümü haykırıyorum,
Ortaçağ’dan kalma gelenekleriniz batsın sizin!
İnternet Tuzakları!
Aklınıza gelenleri sıralayın desem eminim ki birçok örnek verirsiniz bu konu ile ilgili olarak. Hırsızlığı ve üçkâğıdı “meziyet” olarak algılatan muhteremler sayesinde, emeksiz kazanmayı yaşam biçimi olarak kanıksamış toplumumuzda artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz. Sanırım en tehlikeli boyut da bu, hiçbir şeye şaşırmıyoruz artık! İnternet tuzakları başlıklı yazımdan bazı yobazlar gibi ya da aklı evvel bazı akademisyenler gibi çağımızın en hızlı iletişim aracını (interneti) reddettiğimi asla düşünmeyin. Karaladığımı asla düşünmeyin. Sadece hayatın her alanında olan düzenbaz ve madrabazların bu sanal âlemde de cirit attığını anımsatmak istedim…
Facebook, daha sonra da Twitter en aktif kullandığım sosyal paylaşım siteleridir. İnanılmaz bir iletişim gücünün olduğuna adım gibi eminim bu sitelerin. Yeter ki toplumun yararına kullanın insan gibi…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu adına açılmış bir profil dikkatimi çekti dün. Gördüm ki, benim de arkadaşım olan bazıları da arkadaş olmuşlar kendileri ile. Fakat bir harf dikkatimi çekiverdi hemen ve tebessüm ettirdi bana durup dururken. Kılıçdaroğlu yerine Kılıçtaroğlu yazıyordu soyadını. Hemen bir mesaj attım ve şöyle dedim; Kemal Bey, soyadınızı yanlış yazmışsınız hatırlatayım dedim…
Tabii ki henüz yanıt gelmedi, geleceğini da sanmıyorum. Çünkü algıladığım kadarı ile sahte bir profil bu. Bir insan kendi soyadını da yanlış yazmaz ya!
Fakat sıkıntı şurada; AKP trolleri adı altında geçen birçok haberde gördük ki sosyal paylaşım sitelerini takip eden devasa bir ekibe sahip bu insanlar. Recep Tayyip Erdaoğan’a olumsuz söz söyleyenler dâhil, partileri aleyhine yazı yazan devlet memurlarını dahi takibe aldıkları ve gereken ödülü verdikleri de söyleniyor…
Yapmak istediğim vurguyu anlayan anladı. Bu ve bunun gibi konulara anında müdahil olacak bir ekibi yok mu CHP Genel Merkezinin?
OZANCA
İnsanları sevmek kolay değil,
Bir hürriyet bu, çetindir memleketimde.
Ben ille varım dersen
Bir gün pusuya düşersen,
İnsanları sevmek, büyük hüner… Arif DAMAR
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy