Ortaçağ'dan kalma gelenekleriniz batsın sizin!

Şinasi Kula yazdı

5 Ağustos 2015 00:10
A
a
Zart zurt korna sesleri ile

yeri göğü inletirsiniz.

Saatin çok geç oluşunun,

erken oluşunun önemi yoktur!

Çevredeki insanlardan hasta olan mı var?

Geleceği sadece bu sınava bağlı olan ve

sabahın köründe kalkıp

sınava girecek olan gençler mi var?

Psikolojik sorunlar yaşayanlar

gece yarısı korna seslerinizle

aklını oynatanlar mı var?

Hiç birinin, ama hiç birinin

zerre kadar önemi yok değil mi?

Senden gayrısının acısı,

senden gayrısının derdi

nerenden aşşa, Kasımpaşa!

Görgüsüzsün, sonradan görmesin!

Yontulmamışsın daha ne diyeyim?

Gelenek diye, töre diye ve hatta

tören diye anırırsın gecenin bir yarısı.

Düğün salonundan evine giderken

Hani gerdeğe girecekken hem de!

Kendin gibi yontulmamışlarla

Konvoy oluşturursun arkalı önlü.

Arabalarınızın kornalarını anırtarak

Mahallenize kadar ve hatta

apartmanınızın önüne kadar

tüm kente duyurursun zifaf gecenizi.

Zart zart zart!

E ne var? Gerdeğe gircez de!

İyi nane yiyeceksin görgüsüz…

Yine bir başka konvoy

hem de çevre yolundan ağır ağır

seyreden onlarca özel araç!

En önde çükünün kesileceğine

üzülen çocuğun aracı,

ardında davulcuyla zurnacı

videoya çeken kişi aracı ile

bir en önde, bazen en sonda!

Ve onlarca araç el birliği ile

hem trafiğin ırzına geçerek,

hem de kenti gürültüye boğarak

“gelenek” adına hayatı çekilmez kılıyor!

Kurallar yok, trafik polisleri yok

İnsanlık yok, uygarlık yok,

yok oğlu yok kardeşim!

Yine gelenek adı altında

mahalle düğünleri her meydanda!

Bangır bangır gürültü 24’e dek.

“Ana, avrat, silah” lakırdısı eden

çakma külhanlar silahlarını sıkarak

ve kıçlarını kostak kostak sallayarak

kimi çiftetelli, kimi halay çekip

erkekliklerini sergiliyorlar.

Kentin göbeğindeki silah seslerinden

gece yarısı görgüsüzlerin patlattığı

havai fişeklerden rahatsız olan,

devlet adına hesap soran kimse yok!

Bilakis, bunları teşhir ettiğin için

vatan haini ilan edilen sensin!

Düğünlerde ruhsatsız silahlarıyla

pompalı tüfekleriyle ortalığı savaş

alanına çeviren çakma külhanlara

iki çift söz ederek bitireyim yazımı.

Bakın ne diyor bi büyüğünüz…

“Gerekirse bütün evlatlarımızı

süreriz savaşa hatta bizler de gideriz”

Ben de diyorum ki o büyüğünüze;

Öncelikle şehitlik mertebesi sizin özbe öz

evlatlarınıza da nasip olsun inşallah.

Bunu tatmak en başta sizlerin hakkıdır!

Daha sonra da düğünlerdeki bu

Külhanbeyleri var sırada gönüllü gidecek.

İnşallah bunlardan sıra gelirse

biz de davul zurnayla gideriz,

neden olmasın!

Yazımın başındakini sözümü haykırıyorum,

Ortaçağ’dan kalma gelenekleriniz batsın sizin!


 

İnternet Tuzakları!

 

Aklınıza gelenleri sıralayın desem eminim ki birçok örnek verirsiniz bu konu ile ilgili olarak. Hırsızlığı ve üçkâğıdı “meziyet” olarak algılatan muhteremler sayesinde, emeksiz kazanmayı yaşam biçimi olarak kanıksamış toplumumuzda artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz. Sanırım en tehlikeli boyut da bu, hiçbir şeye şaşırmıyoruz artık! İnternet tuzakları başlıklı yazımdan bazı yobazlar gibi ya da aklı evvel bazı akademisyenler gibi çağımızın en hızlı iletişim aracını (interneti) reddettiğimi asla düşünmeyin. Karaladığımı asla düşünmeyin. Sadece hayatın her alanında olan düzenbaz ve madrabazların bu sanal âlemde de cirit attığını anımsatmak istedim…

Facebook, daha sonra da Twitter en aktif kullandığım sosyal paylaşım siteleridir. İnanılmaz bir iletişim gücünün olduğuna adım gibi eminim bu sitelerin. Yeter ki toplumun yararına kullanın insan gibi…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu adına açılmış bir profil dikkatimi çekti dün. Gördüm ki, benim de arkadaşım olan bazıları da arkadaş olmuşlar kendileri ile. Fakat bir harf dikkatimi çekiverdi hemen ve tebessüm ettirdi bana durup dururken. Kılıçdaroğlu yerine Kılıçtaroğlu yazıyordu soyadını. Hemen bir mesaj attım ve şöyle dedim; Kemal Bey, soyadınızı yanlış yazmışsınız hatırlatayım dedim…

Tabii ki henüz yanıt gelmedi, geleceğini da sanmıyorum. Çünkü algıladığım kadarı ile sahte bir profil bu. Bir insan kendi soyadını da yanlış yazmaz ya!

Fakat sıkıntı şurada; AKP trolleri adı altında geçen birçok haberde gördük ki sosyal paylaşım sitelerini takip eden devasa bir ekibe sahip bu insanlar. Recep Tayyip Erdaoğan’a olumsuz söz söyleyenler dâhil, partileri aleyhine yazı yazan devlet memurlarını dahi takibe aldıkları ve gereken ödülü verdikleri de söyleniyor…

Yapmak istediğim vurguyu anlayan anladı. Bu ve bunun gibi konulara anında müdahil olacak bir ekibi yok mu CHP Genel Merkezinin?

 


OZANCA

 

İnsanları sevmek kolay değil,

Bir hürriyet bu, çetindir memleketimde.

Ben ille varım dersen

Bir gün pusuya düşersen,

İnsanları sevmek, büyük hüner… Arif DAMAR

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi