Nasrettin Hoca ağır bir hastalığa yakalanmış.
Hanımı komşularından öğrendiği bütün ilaçları kullanmış. Ama fayda bulamamış. Tam aksine hoca her geçen gün ağırlaşıyormuş.
Komşular bir doktor bulması için ısrar etmişler. Ama para olmadığı için hoca razı gelmiyormuş. Sonunda hocayı bir doktora götürmüşler. Hoca doktora sormuş:
“İlaç parası ne kadar tutar?”
Doktor anlatmış:
“Vereceğin para iki yüz lirayı bulur. Bu parayı verirsen seni ayağa kaldırırım.”
Hoca biraz düşündükten sonra mahallenin imamını çağırıp sormuş:
“ Ölecek olsam ne kadar masraf tutar?”
İmam anlatmış:
“Fazla bir şey tutmaz. Her şey on akçe ile halledilir”
Hoca bu hesabı duyunca hanımına seslenmiş:
”Hanım arada çok fark var. İyileşmek için iki yüz akçe vermektense, ölüp on akçe ile işin içinden çıkma var. Sana zahmet şu yorganı başıma ört ki ölem”
---//--
Önceki gün bir mini politik sohbette seçim masrafları konuşuluyordu.
Aday adayı olup sıralamaya giremeyenlerden biri dedi ki:
“Sıralamada ilk üçe girenler masraflara tam ortak oluyorlarmış. Ama dördüncü, beşinci ve altıncı sırada olanlar hiçbir şeye karışmıyorlarmış. Hatta onların masraflarını ön sıradakiler karşılıyorlarmış”
Bir diğeri: lafa karışıp şöyle konuştu:
“Ön seçim olmadığı içim fazla bir masrafa gerek yok. Adaylar taş çatlasa 25-30 bin lira masraf ederler. Böyle seçime can kurban. Eskiden böyle miydi? Adım atışın paraydı…”
--//--
Gerçekten ilginç…
İktidar partisi adına küçük alışverişler duyuyoruz, ama net değil…
“Filan alıyor… Falan veriyor” deniyor sadece.
Hatta partiye girişte isim yazılıp soruluyormuş:
“Kaç nüfussunuz? Kaç kişi oy kullanacak?
“Dışarıdan gelenler olacak mı?”
Bunları anlatanlar hayatta…
Soruyorum:
“Sende aldın mı?”
Yemini billah ediyor:
“Elimi bile sürmedim”
--//--
İlginç değil mi?
Partisi önemli değil…
Adaylardan biri yemin etmiş:
“AKP’den üç. CHP’den iki... MHP’den bir”
Karşısında ki sormuş:
“Ya tersi olursa?”
Bir kahkaha atıp şöyle demiş:
“Ört ki ölem…”
------------------------------------------------------------------------
Günlerin Getirdiği
--Emirdağ’dan ilk olacak—
İktidar partisi AKP ile Ana muhalefet CHP Eskişehir’de üçüncü milletvekilliği için yarışıyor. AKP’nin kontenjan adayı Emime Nur Günay ile CHP’nin adayı Cemal Okan Yüksel arasında geçecek seçim için, yorumlar farklı…CHP’liler Cemal Okan diyor.. AKP’liler Emine Nur Günay.. Emine Nur Günay Mihalıçık’lı. Cemal Okan Yüksel ise Emirdağlı. Mihalıççık’tan şimdiye kadar Belediye başkanı olarak rahmetli Selami Vardar çıkmış. En son milletvekili olarak M. Ali Arıkan’a görev verilmiş.. İlginçtir.. Vardar’da, Arıkan’da sosyal demokrat kanattan seçilmişler. Ama Eskişehir’de yaklaşık 130 bin nüfusa sahip olduğu yorumlanan Emirdağ’da ne belediye başkanlığı, nede milletvekilliği kazanılmamış. Buna en tipik örnek Yılmaz Sezer ile Dr. Safa Halaç’ın aday olduklarında kazanamayışlarıdır. Şimdi sıra milletvekilliğinde.. Bir yanda Mihallıçıklı Emine Nur Günay.. Karşında Emirdağlı Cemal Okan Yüksel.. Bakalım Cemal Okan Yüksel Emirdağ’da bir ilk olacak mı?.
--Dört dönemdir Büyükerşen dedim- —
Önceki gün kahvede politik bir tartışma yapılıyordu.. Tartışmanın konusu seçimlerdi. Masanın başında ki beş kişiden biri CHP’li, diğeri ise gözlendiği kadarı ile AKP’liydi. AKP’li olanlardan biri konuşuyordu: “Kardeşim oyum AKP’ye ama adayları tanımıyorum ki.. Ben yerel seçimde oyumu dört dönemdir. Çünkü Allah’ı var, Büyükerşen’in Eskişehir’e kazandırdıklarını görüyorum.. Şimdi milletvekili adayı olsa oyum gene Büyükerşen’e olur.
Ama AKP’nin adaylarını tanımıyorum ki..”
Bir başkası “haklısın” dedi. Ve ekledi “AKP’nin bize ne vereceğini bile bilmiyoruz.” Masada iki kişi konuşuyor, diğerleri dinliyordu.. CHP’li olanı bağladı konuşmayı “Ben CHP’liyim. İşte her şey ortada.. Halen adaylarımız belli. Arkadaşlarımın söylediklerine aynen katılıyorum ” İlginç gerçekten.. Vatandaş iyiyi,, kötüyü biliyor artık.. Bu gelişmeler ülke adına bir kazanç olarak kabul edilmelidir..