Orhan Gencebay gerçeği…

Şinasi Kula yazdı

29 Mart 2016 09:00
A
a
Tanımayan var mı onu?
Bu isme aşina olmayan tek bir ülkem insanı var mı?
Hiç sanmıyorum, öyle ya da böyle herkes tanıyor.
Bir biçimde bir tek şarkısını olsun, şarkısından bir dizeyi olsun kendi kendine diline doladığı anlar mutlaka oluyor. Görmezden gelenleri, ‘tanımıyorum’ diye komplekse girenleri komik buluyorum. Bir zamanlar Metin Akpınar-Zeki Alasya ikilisinin unutulmaz bir oyunu gelir hemen gözlerimin önüne böylesi anlarda. Entelektüellerin sürekli dışladığı, her fırsatta küçümsediği ve bilge tavırlarla arabeski (dolayısı ile Orhan Gencebay’ı) yerden yere vurduğu dönemler. Keçisakalı ve piposu ile bütünleşmiş, bilgi birikimi yerinde ama halktan bihaber (kopuk) bu gurup, güncel yaşamlarında klasik müzik dinleseler de geceleri kafayı bulduktan sonra içki masalarının altında Orhan Gencebay’ı dinleyerek efkâr dağıtıyorlar. Oyunda bunu mükemmel işlemişti Zeki-Metin ikilisi. İşte ne zaman böyle büyük konuşanları görsem (duysam) tebessüm ederek bu anekdotu paylaşırım hemen…
19 Mart Cumartesi günü İstanbul Cevahir Otel’de MESAM’ın genel kurulu için iki gün konuk edildik. Yurdumuzun her ilinden yüzlerce sanatçı telif haklarımızı koruyan bu kurum için yeni yönetim kurulunu seçmek üzere oradaydık. İki bin üç yüz civarında üyesi bulunan MESAM’ın, altı yüz elli asil (ya da asıl) üyesi vardır. Bunlardan biri de benim ve tabii ki övünüyorum konumumla. Eskişehir’den Erol Aykan ve Mithat Körler var benim dışımda…
Orada yeni yönetimi seçmeden önce konuşmalar yaptı aday sanatçı dostlarımız. Bunlardan biri de, o ana dek başkanımız olan Arif Sağ idi. Arif Ağabey, ‘elli yıllık can ciğer arkadaşım’ dediği Orhan Gencebay ile büyük ittifak kurarak bu seçimlere girdiklerini ve yeniden aday olduğunu açıkladı. Sarmaş dolaş (samimice) fotoğraflar verdiler seçim öncesi. Bakınız bir AKP’ye yakınlığı ile bilinen ve AKİL olarak lanse edilen Orhan Gencebay, diğeri ise protest duruşu-müziği ve dünya görüşü ile bildiğimiz Arif Sağ. Üreten sanatçıların telif haklarının korunması adına buna gereksinim duyduklarını ve güçlü bir yönetimle iktidarın, sanatçıların bu sorununu göz ardı edemeyeceklerini vurguladı ikisi de. Ben dâhil herkes bu ittifak için olumlu görüşlerimi bildirip yeniden seçtik onları kurumun başına. O iki günlük süreç içerisinde de Arif Ağabey ve Orhan Gencebay dâhil, sanatçılarımızla çektirdiğimiz fotoğraflarımız da anı kalsın dedik…
Gördüm ki AKİL olarak topluma lanse edilen ve tüm toplumun yakından tanıdığı bir isime, yani Orhan Gencebay’a tepkiler vardı yapılan birçok yorumda. Bu tepkiler 4500 civarındaki sosyal paylaşım sitemdeki arkadaşlarıma yakışır biçimdeydi bunun altını çizeyim.
Hatta bakınız bazılarını hemen paylaşıvereyim…
Hatice Başaran: Siz adam gibi adamsınız Şinasi Bey, boş verin o akil…
Mustafa Demircioğlu: Tek başınıza, olmanızı dilerdim, saygılarımla.
Celal Öngel: Bu yalabık herifle yan yana gelmeseydiniz iyiymiş ama. Biraz sert yazmışım düzelttim özür dilerim Şinasi hocam Saygılar…
Ozan Fikret Dikmen: Şinasi dost, keşke onunla olmasaydın…
Emin Kıncak: Aynı karede olmanız bir hata bu hatayı düzeltmek de sizin elinizde… (Benim yanıtım da şu; Pişmanlık duyacağım hiçbir işi afişe etmem değerli arkadaşım. Bu benim özgür tercihimdir. Hatası ile günahı ve ayıbı ile o kişi bu ülkenin realitesidir…)
Demem şu saygın okurlar!
Fazıl Say nasıl ki bu ülkenin değeri, önemli bir sanatçısı ise iktidar yanlıları da onu bir kaşık suda boğmak için çaba harcamaktalar. Demek ki iktidara yakın gelen isimler de olacak, muhalefet kesiminin de sevdiği isimler olacak bu doğanın gereği. Yani Fazıl Say ve Orhan Gencebay realitesini hiçbir şey değiştiremeyecek bu da kesin. Peki, sizlere şu soruyu sorsam yine bana değerli yorumlarınızla dönüş yapar mısınız lütfen?
12 Eylül 1980 faşist darbesisin mimarı Kenan Evren anayasasına EVET oyu veren % 92’lik kesim içerisinde siz-ananız-babanız-dedeniz-ebeniz kısacası ailenizden birileri yok muydu? Hep mi hatasız, hep mi günahsız, hep mi ayıpsız geldiniz bu günlere? İkinci sorum Orhan Gencebay 1968’li yıllarda çok ünlendiği anlarda da sağ geleneğin insanıydı, şimdi de öyle. Ne inkâr etti, ne de kamufle etti kendini. İyi de Yavuz Bingöl gibi bir ismi ünlendiren; konser başına 100.000 TL para kazandıran, dizlerden cukkaları tomarlatan, ÖDP, CHP, İP gibi daha nice sol tandanslı partilerin gecelerinde onu ihya edenler içerisinde siz ya da sizden birileri olmadı mı? Yavuz’a şimdilerde kükreyenler ‘onu el birliği ile biz yarattık’ diye biraz olsun hicap duyabiliyorlar mı acaba? Yani dostlarım başkalarını eleştirirken kendi geçmişimizi de gönül aynamızda daima görüntüleyelim. Çünkü geçmiş insanın gölgesidir, peşini asla bırakmaz!
‘Dostun gülü yaralar beni’ diyen Pir Sultan Abdal gibi ben de ozan dostum Fikret Dikmen’e takıldım. İttifak yapan, ‘elli yıllık dostum’ diye öve öve bitiremeyen Arif Sağ’a zerre sitem etmeyen ozan dostum bana sitem etmiş. “Keşke Gencebay ile fotoğraf çektirmeseydin” demiş. İyi de Arif Ağabeye bu sitemi neden yapamıyorsun ozanım?
 
 
SİZİN SESİNİZ
 
Keklik avlayan vicdansızlara…
 
Nebil Köken’in iletisini müthiş yararlı bulduğum için saygın okurlarla paylaşmayı uygun görmekteyim. Sevgili hemşehrimiz öyle güzel konuya değinmiş ki benim bir şeyler eklememe gerek kalmadı…
                                               ***
Keklik avlamaya gidenleri kene soksun inşallah!
Tabii bu ciddi bir temenni değil. Ama kene sokmasının şakası yok! Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına neden oluyorlar ve Allah esirgesin, bunun bilinen bir tedavisi henüz yok ve çoğunlukla ölümle sonuçlanıyor. Devletimiz on iki vilayette doğaya on altı bin kınalı keklik salıvermiştir. Keklik kene düşmanıdır ve çok güzel sesi vardır. Onları görürseniz avlamayın ve lütfen kıymayın. Sadece keklik değil, doğada yaşayan tüm kuşları ve hayvanları lütfen kendi hallerine bırakalım. Mesela, yılanları bile öldürmeyelim. Yoksa tarlalarımızda büyük ürün kaybına yol açana Fare' den geçilmez olur her taraf. Onlar kendi aralarında doğanın dengesini çok iyi kuruyorlar.
Bu dengeyi sadece biz insanlar bozuyoruz…
 
 
OZANCA
 
Çürümüş elbise tutmuyor yama
Yıllardır alıştık vergiye zama
Yerden göğe kadar haklıyız ama
 Menfaatperestler birleşti gardaş…
1000
icon
Hayrettin Fidan 23 Kasım 2020 21:38

Şinasi hocam gönül telimizi dokunmuş herkes özgür iradesiyle hareket etmeli şucu bucu geçti onlar biz ancak vatanımın bölünmez bütünlüğüne kastedenlerin karşısındayız.Orhan babanın dediği gibi ; yedi dübel elinden kim kurtardı bu yurdu? Mehmetçik degilmiydi lazi cerkezi kürdü saygı ve sevgilerimle

0 0 Cevap Yaz
Nebil Köken 29 Mart 2016 11:09

Çok teşekkür ederim Kent Ozanımız Şinasi Kula. Hem MESAM Genel kurulunda ortaya koyduğunuz birleştirici tavrınızla, hem de size yapılan haksız eleştirilere verdiğiniz güzel cevaplarla, bir kez daha "Nalına-Mıhına" gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyen dik duruşunuza. Ve de tabii benim "salt doğal kaygılarla" yaptığım bir sosyal medya paylaşımımı köşenize taşıdığınız için. Nebil Köken

0 3 Cevap Yaz
Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi