Onursuzsan sorunsuzsun!

Onursuzsan sorunsuzsun!

2 Aralık 2014 21:57
A
a

Bir dünya görüşü, bir felsefe; sadece iki kelime ile nasıl anlatılır derlerse yanıtı budur. “Onursuzsan, sorunsuzsun” demekle her şeyi anlatmış olursun. Bana helal olsun, nereden buldun bu iki güzel kelimeyi demenize gerek yok. Cuma akşamı Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosunun gösterimde olan, “Jeanne Darc'ın Öteki Ölümü” adlı oyunun özetidir bu. Sinan Demirer, Hakkı Kuş ve Özlem Baykara Danacı rollerinin hakkını veren üç sanatçı kardeşim. Gerçekten de oyunun başından sonunda dek güzel bir performans göstererek gözümüzü kırpmadan izlememizi sağladılar. Işık ve dekorlarını hep beğendiğim Haller Gençlik Merkezi Tiyatro Salonunda sunulan bu oyun için emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimi sunmak isterim öncelikle. Gerçekten de böylesi sanat yuvalarında insan olduğumun farkına varmamızı sağlayanlar eksik olmasınlar dilerim…

“Onursuzsan, sorunsuzsun” ne kadar anlamlı ve büyük bir kelime. Milyonlarca örnekle bu sihirli iki kelimenin içeriğini anlatmak olası öyle değil mi? Onursuz insanların acı çekmediği, sorun yaşamadığı, dert tasa gibi sıkıntılar yaşamadığı ne kadar da gerçekçi ve yerinde bir tespittir! Dünyanın her yerinde vardır bu versiyonlardan, yani insanın onursuz türlerinden. Musevi, Hıristiyan, Müslüman, Ateist aklınıza hangi din, hangi ırk, hangi ulus gelirse gelsin fark etmez. Değil mi ki mayasında sonsuz bir karmaşa olan varlık, değil mi insan! Hani dünyada daha üç beş kişinin yaşadığı dönemleri varsayalım. Habil ile Kabil’e kalmış koca bir dünyada bile, bir kardeşin diğer kardeşi acımasızca öldürdüğü gerçeğini ele alalım…

Onursuz insan için sorun söz konusu değildir gerçekten. O hayatın tüm zorluklarına karşın işin hep puştluğunda, kolaycılığında olacağı için zor gelen bir şey yoktur ona. Emek, alın teri, namus kavramlarını barındırmayan bünyesi ile işin daima kolayını seçerek yaşamayı sürdürür böyleleri. “Tüyü bitmemiş yetim” dedikleri türen, doğmamış çocuklarımızın geleceğini ipotek altına alırlar ne yazık ki. Doymayan gözleri, doymayan beyinleri ve kirli ruh yapıları ile ellerin hakkını çalıp çırpmayı hak sayarlar kendilerine. Kimileri vatan millet Sakarya nakaratları yaparak, kimileri solculuk edebiyat altında liboş entari giyerek, kimileri din ile kandırarak yapar. Gözlerinizin içerisine bakarak ve olmadık yalanların ardına sığınarak hem de. Kimi zaman da o en bayağı rolleri gereği mağduru oynayarak yaparlar bu türler! Ayakçı türler de kendi beyinlerinin çapı doğrultusunda yöntemler geliştirirler elbette. İşin en kolayı ne ise onu sindirirler içlerine. Kimisi kadın satarak, kimi uyuşturucu satarak, kimileri de bir koli iaşe torbasına geleceğimizi satarak yaparlar bu işi. Bağımsızlık, bölünmez bütünlük, vatan, bayrak gibi kavramları zerre önemsemeksizin! Ülkesinin geleceğini zerre düşünmeksizin hem de!


Teşekkürler Orman Su İşleri Müdürlüğü…

İki konu üzerine insanlarımızın direkt aklına gelmekteyim. Ve bu konularla ilgili olarak her gün sıkça aranmaktayım. Birincisi BONZAİ konusu olup, ikincisi de sokak hayvanlarına yapılan zulümlerle ilgilidir. Muttalip Caddesinin girişinde bir işyerinin çatı katında bağlanmış ve günlerdir yağmur altında kalan bir köpekler ilgili sayısız telefon aldım. Bayanın biri sitemden öte sözler de söyledi şahsıma ama içinin yandığını bildiğim için sevgi ile yaklaşarak olayın çözümü adına sakinleştirdim kendisini. Fırçası aynen şöyle idi genç ve asabi bayanın; “Sosyal paylaşım sitenizde hayvanlara zulüm edenlere hiç çekinmeden küfür ediyorsunuz da, neden gazete köşenizde bu zalimleri neşretmiyorsunuz? Korkuyor musunuz?”

Korkmadığımı bilmesi gerekenler bilir inanın, bu yüzden de müsterihimdir. Lakin bu bayanın aramasından bir gün önce de zaten duyarlı, güzel yürekli nice okurlarımız zaten bilgilendirmişlerdi şahsımı. Örneğin Sema B., Serap U., Ebru S ve Serkan bey olaya müdahil olmamı istemişlerdi. Eskişehir Orman ve Su İşleri Şube Müdürü Ergün Selvi ve Tepebaşı Veteriner İşleri Müdürü Yusuf Selek ile görüşüp konuyu ilettiğimde zaten beni rahatlatmışlardı. Ergün Bey olay yerine görevli ekiplerin gönderildiği bilgisini vermişti. Sevgili Selek ise Orman ve Su İşlerince bizden köpeği almamız konusunda yetki verilmesi gerekir diyerek olayı aydınlatmıştı. Velhasıl öncelikle Eskişehir’imdeki duyarlı yüreklere sonsuz teşekkür ediyorum. Daha sonra da saydığım bu kurumlardaki işlerini düzgün yapan Sayın yetkililere sonsuz teşekkürler. Mazlum köpeğimiz şu an acı çekmiyor hiç değilse!

OZANCA

Öne konmalı külahlar

Kökten yok olsun ilahlar

Okyanusun ortasına

Atılsın bütün silahlar…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi