Soner Yüksel yazdı
Eskişehirspor şu an kongre öncesinden çok daha sıkıntılı bir süreçle karşı karşıya. Cas’a intikal eden ve kesinleşmesi muhtemel bir transfer yasağı var gündemde. İşin içinde UEFA olunca para pul’da kar etmiyor. Herkesin alacağını tek tek ödesen bile Türkiye’de olduğu gibi yasağı kaldırmak mümkün değil. En net bilgi bugün yarın açığa çıkacak lakin gelen duyumlar bu konuda kesin kararın çıktığı hatta bunun 2 transfer dönemi, yani sezonun tamamını kapsayacağı yönünde. Umarım tablo konuşulduğu kadar acı değildir ama kendimizi en kötü koşullara hazırlamalıyız.
Elbette Eskişehirspor hedefsiz, amaçsız olmadı, olamaz ama bu sezonun hedefi süper lig ve şampiyonluktan öte Eskişehirspor’u tehlikeli barajın uzağında tutup yaşatmaktır. Önceki yıllarda örneklerini gördüğümüz Mersin, Sakarya, Ankaragücü, Orduspor gibi Eskişehirspor’un kötü gidişatını durduracak hamleler yapmak ve bu kriz sürecini yönetebilmek de en az şampiyonluk kadar kutlu ve önemli bir sorumluluktur.
Tabi işi sadece yeni seçilen yönetime bırakmak ve mucize beklemek gibi bir haksızlık yapmayacağız. Biliyorum ki hem Bakan Avcı hem de İktidar partisinin Eskişehir sorumluları taşın altına elini koydu. Kaynak aktarılması adına da, hukuki süreçlerin kolaylaştırılması adına da gereğini yapacaklar. İnanıyorum ki İş dünyası da bu kez vecibesini yapacak ama gelirlerin sıfır olduğu bir lig’de daha fazlasına ihtiyaç olduğunu da unutmamak gerekir.
Süreç içinde bizim de her zaman olduğundan fazlasına ihtiyacımız var. 35.000 Kişilik stadyumda 6 Bin kombineyle sezonu geçirecek olursak bizim şanımıza yakışmaz. Takım iddialı olmaz ise içeride dışarıda görevden kaçmak da yakışık almaz. Ne yapıp, edip rekorları kıracak bir desteğe ihtiyacımız olacağı kesinken, mahcup olmayız inşallah.
Sözün özü, işler umduğumuz gibi gitmeyebilir, kriz daha büyük olabilir ama bunun da üstesinden gelerek Eskişehirspor’u yaşatmak için herkese düşen görevler var. Başta yeni yönetim kurulu olmak üzere hepimizin Allah yardımcısı olsun. Hele bu seneyi bir atlatalım da, şampiyonluk şarkılarına yeniden başlar, hedef bayrağını yeniden en zirveye diker geçeriz. Bu kez slogan belli Önce Sabır …
Şehri Derya’da olan gemiler ne olacak?
DSİ Şehri Derya piknik alanını Odunpazarı Belediyesi’nden aldı. Bunla ilgili düşüncelerimizi defalarca dile getirdik ve asıl mağdur edilenin vatandaş olduğunu vurguladık. Ancak benim aklıma o alanda bulunan ve gölet üzerinde turlar atılan gemiler geldi. Sahi ne olacak o gemiler.
Eskişehir’de o gemilerin atıl duruma düşmeden kullanılabileceği alanlar fazla değil. Belki birisi Sarısungur’da görev yapar ama diğeri ne olacak? Keşke imkan olsa da Porsuk üzerinde belli bir kısımda kullanılabilse, en azından işler pozisyonda olması bile ayrı bir renk katardı şehre. Yoksa güzelim gemiler heder olacak, zayi olacak. Yani başka bir deyişle DSİ sadece vatandaşları değil Gemi bir kamu malı olduğuna göre Kamu Malı’nı da zayi etmiş olacak.