Oluk oluk kan!...

Önder Baloğlu yazdı

12 Ekim 2015 00:00
A
a
Organize suç örgütü lideri "Sedat Peker", Rize'de "Teröre hayır" mitingi yapıyor... Yaklaşık 3 bin kişiye konuşuyor.

Diyor ki:

"Meşru savunma hakkımız nasıl olduğu zaman, oluk oluk kan akacak..."

Bir gün sonra, Ankara'da "bir "başka miting düzenleniyor...

Adı Barış Mitingi...

"Oluk oluk kan akıyor!"

************

Onlarca insanımızı kaybettik, yüzlerce yaralı var...

Ne yaptık?

"Kınadık.."

"Lanetledik.."

Topyekün..

"Rahmet.."

Yine topyekün..

"Başsağlığı diledik..."

*******

Britanya'nın "The Economist" dergisi, ölmenin en konforlu olduğu ülkeleri seçti...

Türkiye, Moğolistan, Porto Riko ve Tayland gibi ülkelerin ardından 47’nci sırada yer aldı. ölmenin en konforlu olduğu ülke..

"Britanya..."

İkinci numara ise..

"Avustralya..."

Türkiye, 2014'te   "Dünyaya gelmek için en iyi ülkeler" listesinde de 80 ülke arasında 51. sırada yer almıştı...

"Demek, gitmek için de öyleyiz!"

***

Ankara'daki olay, bir başka ülkede olsa...

Bırakın İçişleri Bakanı'nı, en tepedeki bile istifa eder, hükümet diye bir şey kalmazdı...

İşte bunun için..

"Türkiye'de ölmek çok kolay!"

Neymiş?

"Konforu yokmuş!"

Hadi canım sen de…

-"Oluk oluk kan var ya!"

//////////////////////////////

Bayan Neely'nin sırrı

Pazan ayinini şu sözlerle bitirmiş papaz:

"Düşmanlarımızı affetmesini bilmeliyiz. Aranızda kaç kişi düşmanlarını affetti?"

Cemaatin yarıdan fazlası el kaldırmış. Papaz sorusunu tekrarlamış.. Bu kez hepsinin elleri havaya kalkmış, en öndeki yaşlı teyze hariç...

 Papaz sormuş:

"Bayan Neely, hayırdır? Düşmanlarınızı affetmek size bu kadar mı zor geliyor?"

Kadın, "Düşmanlarım yok kil" deyince de, "Ooooo! Gerçekten güzel bir şey! Kaç yaşındasınız?" diye sormuş...

"98" demiş Bayan Neely..

Cemaat ayağa kalkıp gözyaşları içinde alkışlamaya başlamış.. Papaz da, "Lütfen yavaş yavaş yanıma gelir misiniz?" demiş ve devam etmiş:

"Tam buradan cemaatimize bu işin sırrını söyler misiniz? Nasıl oluyor da insanın 98 yıl gibi uzun bir ömür zarfında hiç düşmanı olmuyor?"

Yaşlı kadın, küçük ve titrek adımlarla papaza sırtını dönüp cemaate seslenmiş:

"Hepsi öldü şerefsizlerini.."

////////////////////////////////

Merak işte!

Adam girdiği barda güzel bir kızın yanına oturmuş ve bütün cesaretini toplayarak, "Bu pantolonu nasıl giyip çıkartıyorsunuz?" diye sormuş.

"Öğrenmen çok kolay" demiş kız:

"İşe önce bana bir içki ısmarlayarak başlayabilirsin..."

/////////////////////////////////

Gazeteciyi kovduran hatalar!

Cumhuriyet'in "Duvar yazıları" köşesinden:

-Birkaç ay önce Habertürk Gazetesi'nin iç sayfalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı,"Başbakan Erdoğan" diye yazdılar.. İki gazeteci hemen işten atıldı.

Biri, tecrübeli editör, öteki de Ankara'da tecrübeli haber müdürüydü.

Gördük ki, bu kez, sahibi Erdoğan'a aşkıyla tanınan Akşam Gazetesi'nde yapıldı.

Gazetenin hem de birinci sayfasında, Davutoğlu'nun Erzurum'daki mitinginden bir fotoğrafın içine "Başbakan Erdoğan" yazılmış.

***

Bizim de yıllarımızı verdiğimiz bu meslekte öyle hatalar oldu ki, yenilir-yutulur değildi...

Bazılarını kendimiz yuvarlayıp, gediğine koymaya çalışmıştık...

"Cuk" yerine "Çük" çıkmış...

Büyük bir hata mı?

Yani olabilir.. Gazetecilikte hata hep olur...

İngilizlerin dünyaca ünlü "Guardian Gazetesi asırlık tarihi içindeki hatalarını sergilemek için gazete karşısındaki bir binayı müzeye çevirdi.

Müzeyi gezerken, yapılan yanlışları da okuyup gülüyorsunuz.

Türkiye'de ise yanlış olan...

"Hatalar için özür dilemek yerine, hemen gazeteciyi işten atmak..."

 ///////////////////////

Gerilim

Korkumuz, "Türkiye Malezya olur mu?" idil İktidar ve muhalefetiyle silkinmezsek Suriye daha yakın!

Zaten 2 küsur milyonu da hazır içimizde...

Ahmet Tan

/////////////////////

Günün Sorusu

Van Gogh'a :

"Bu kadar hüzünlü, mutsuz ve yalnızken, nasıl oluyor da milyonlarca insanın yaşamına mutluluk katan böylesine muhteşem tablolar yapabildin?"

Hakan Kara

//////////////////////

Kıssa-dan

Böyle bir katliamdan sonra...

"İstifa?" sorusuna gülüp geçme...

İstihbarat eksiği" sorusu ile de dalga geçme fırsatını buldular!...

/////////////////////

Günün Sözü

Milletlerin ve ülkelerin gücü, başlarına geçip onları yöneten adamlar kadardır!

////////////////////////////

Kolsuz Yaşar’dan

Yabamın "hacı hayat" olduğu ülkemizde, "acı hayat" dizileri de, olayları da bitmez!..

///////////////////////////

Günün İncisi

Ruhun güzelliğini anlamak için, ne göze ne de kulağa gereksinim yoktur...

 //////////////////////////////

Günün şiiri

Cılız ırmaklar

Sizi bu şehirde vuracaklar

Göğsünüzde beş derin bıçak yarası

Sorgusuz sualsiz yiteceksiniz

Sanırım anladınız, bir şurası bir burası

Cılız ırmaklar gibi sevimsiz

Maceramız doğrusu pek hazin

Herkes bu kadar başkası iken

Sanırım anladınız

Sevişecek vaktiniz var mı sizin?

Ben iyi bilirim sokakları

Duyuramazsınız sesinizi

Kalbiniz boşuna çırpınır

Bir çiçek gibi kurumadan parklarda

Sanırım anladınız

Bir direğe bağlayın kendinizi...

Turgut Uyar (Varlık-1956)

////////////////////////////

Günün Olayı

Uygar bir ülkede terör eyleminden sonra sorumluluk koltuğunda oturanlar yalnızca "Kim yaptı?"nın değil, "Niye önleyemedik?" in yanıtını da arar...

Akif Kökçe

//////////////////////

Günün Biberi

Katliamlar yaşanır,  masum insanlar kim vurduya gider.

"Biz bunların olacağını söylemiştik" desek de duyulmaz artık. Milletin başı sağolsun.

 ////////////////////////////////////////

Masum insanlar

"Biz bunları hak etmiyoruz. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Güzel bir ülkemiz olsun istiyoruz. Güven içinde yaşamak istiyoruz!"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ekranda bunları söylüyordu. Güzel dileklerdi bunlar.

Her vatandaş aynı arzular içindedir kuşkusuz ama, huzur sokakta bulunmuyor, kendiliğinden oluşmuyor.

Toplumu siyasi çıkar güdüleriyle ayrıştırırsanız...

Küçük çıkarları büyük çıkarların önüne koyarsanız...

Coğrafyayı teröre ve terörizme açık hale ettirirseniz..

" Huzur ve güveni de kaybetmeye adaysınız demektir."

Bunun sonucunda da..

"Katliamlar yaşanır, masum insanlar kim vurduya gider…"

///////////////////

Gazeteci kıyımı sürüyor

Erdoğan Başbakan iken ve bir Brezilya gezisinden dönerken, Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu'na şikâyet ediyordu:

"Sizin gazetenin internet sitesindeki Bülent Mumay diye biri var ya!.."

Aradan zaman geçti. Mumay, sitesinde, Mısır'ın devrik lideri Mursi için "Yüzde 12 oy alan Cumhurbaşkanı’na idam" başlığı atılınca, Erdoğan'ı ima ediyor diye yine suçlandı.

Ye Mumay, hafta sonunda Hürriyet'teki bu görevinden alındı.

Böylece...

"Babadan bir gazeteci daha işsiz kaldı."

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi