Geleneklerimize göre bu soru “evet” olarak yanıtlanıyor. Ölenin ardından kötü konuşulmaz, helallik verilir biçimindedir genel öğreti. Oldukça hümanist, barışçıl bir yaklaşım aslında! Peki hayatın gerçeği de bu biçimde mi seyrediyor yüreklerinizde, vicdanınızda ya da beyninizde? Kesinlikle hayır, hem de koca bir hayır...
Kalbimizi tuz buz eden insanlar olmuştur. Adalet terazisi olmadığı için canımızı yakanlar olmuştur. Gözümüzün içerisine bakarak iftira edenler, yaşantımızı alt üst edenler olmuştur. Emanete hıyanet eden zübükler gelip geçmiştir yaşantınızdan. Bunları dahi, evet yanlış yazdığımı sanmayın bunları dahi affedebilirsiniz gerektiğinde. Ölümünden sonra ardından güzel sözler etmeseniz de, imamın “hakkınızı helal ediyor musunuz” sorusunu yanıtsız bıraksanız da ardından tek bir kötü kelam etmeyebilirsiniz insanlık gereği. İyi de bu ülkenin geleceği ile oynayanlar için de aynı davranışı sergileyebilir misiniz peki? Kesinlikle hayır, koskoca HAYIR kardeşim!
Turan Akman Erkılıç(Anadolu Üniversitesinde öğretim üyesidir) çocukluk arkadaşımdır, o yıllarımın istisna tanıklarındandır. Tabii ki ben de onun için aynı değeri taşıdığıma inanırım. Dün sosyal paylaşım sitesinde, Süleyman Demirel’in yaşamını yitirmesi ile ilgili yorumda bulunarak, “rahmetle ve saygıyla anıyorum” demiş! “Görüşlerinin bir kısmına katılsam da katılmasam da çok ama çok üzgünüm. İnanın gözlerim yaşardı. Cumhurbaşkanlığı hiç bir zaman partizanca olmadı” diye sürdürmüş yorumunu. Turan, kendisine yakışanı naif bir anlatım tarzı ile dile getirmiş biliyorum. Ama samimi olmak gerekirse ben onun gibi düşünmüyorum ve asla da düşünmeyeceğim. Kenan Evren ve beşi birlik boncukların, 12 Eylül faşist darbesine zemin hazırlayan isimlerin başındadır Süleyman Demirel. Uzlaşmaz tavrı, “bana sağcılar adam öldürdü dedirtemezsiniz” megalomanlığı, dini bir biçimde kullanarak tarikat ve cemaatlere oy uğruna tavizkar yaklaşımı, Nato sevdası… Cumhuriyet değerlerinin hiçe sayıldığı bu günlere nasıl gelindi sanıyorsunuz baylar bayanlar? Şu on iki yıllık dönemde mi oldu tüm bu tahribatlar? Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun kurduğu Cumhuriyete zerre kadar çekinmeden hakaret eden karanlık güruh gökten zembille mi indi! Bunun altmış yıldır altyapısını oluşturan günahkârlar, Atatürk aydınlanmasından bir bir taviz veren dalaletçiler neredeler şimdi? İnönü ile başlayalım mı tarih sorgulamasına ister misiniz? Öyle kulaktan duymaları, babadan masal gibi dinleyerek şartlanmaları ortadan kaldırarak, tarihi okuyarak konuşalım gelin. Mustafa Kemal’in ölüme yaklaştığı anlarda yanına gitmeye dahi çekinen(Atatürk beni öldürtecek korkusu ile)İnönü’nün hataları ile başlayalım ister misiniz? Marshall yardımlarını Amerikan süt tozunu kulaklarımızdan boşaltarak “küçük Amerika” hayalleri ile Türkiye’yi ilk bağımlı kılanları da analım mı peşinden? Onların devamında da Demirel’i, Erbakan’ı, Türkeş’i, Ecevit’i analım mı? 12 Eylül faşist darbesine zemin hazırlayanları, bu ülkenin 50 yıl geriye gitmesine sebep olanları, bu günlere gelmemizdeki paylarını anlatalım mı? “Benim memurum işini bilir” diyerek köşe dönmeciliği legalleştiren şişman ve bodur adamı da ekleyelim mi peşine? Papatyaları, Mesut’u, Yıldırım’ı, Susurluk çiçeği Tansu’yu a ekleyelim mi? Sanmayın ki Erdal İnönü’yü es geçeceğim! Uğur Mumcu gibi bir yiğidi paramparça eden aşağılık katillerin, Madımak Otelinde 33 canı yakan onursuzların yakalanıp adalete teslim edeceği sözünü verdiğinde bu ülkede iktidar ortağı idi bu beyefendi. “Bunları yakalamak şeref borcumuzdur” demişti! Ne oldu o şeref borcuna? Atatürk’ün partisini barajda boğduran Baykal’a ne oldu?
Şu son on üç yıllık dönemde yaşananları balık hafızalı olmayanlar tek tek biliyor zaten. Son perdede güzel ülkemin ne hale ve kimler tarafından getirildiğini vicdan ve onur sahibi hiçbir insanımızın unutması da olası değildir. Şimdi sözüm şu Turan’ım. Kin, insana yakışmayan zehirli bir duygudur bu doğru. Ama tarihi unutmak, yapılanları ve yaşatılan acıları yaşanmamış saymak da toplumu bir noktada yanıltmak sayılmaz mı? Hele ki senin gibi binlerce öğrencinin yüreğinde asla unutulmayacak olağandışı bir akademisyen için, topluma ışık saçan bir aydın için; ülkesinin kanamasına vesile olmuş tüm zevatın tarih sayfalarına doğru yerleştirilmesi gerekmez mi? Pir Sultan darağacında neden etkilenip de ne demiş? “illa dostun gülü yaralar” demiş. Sosyal paylaşım sitemdeki binlerce arkadaşımdan sadece 45 yıllık arkadaşımın bir çift sözü de bana bu yazıyı yazdırır işte güzel dost…
OZANCA
Aldanıp da şöhretlere şanlara
Ne olur kıyılmasın bunca canlara
Tacı tahtı ile gitmeyeni göster
Bu dünya kalmıyor Süleymanlara...
Fikret DİKMEN
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy