Okurlarımız koysun adını!

Okurlarımız koysun adını!

17 Şubat 2014 09:16
A
a
Aslında bu gün köşemde hazırlamış olduğum çok farklı yazımı paylaşacaktım. Lakin aleni biçimde adımın geçtiği yazıdan ötürü değiştirmek zorunda kaldım. Biliyorum ki sessiz kalıp yanıtlamadığım durumda, “sükût ikrardan gelir” diyeceksin. Senin tabirinle “izlemeye değmez” programımı zaman kaybetmemek adına canlı izlemediğini, öğleden sonra izlediğini yazmışsın. Belli ki dilin sürçmüş, çünkü öğleden sonra tekrarı yok benim programın. Ancak birilerinden CD ye çekmesini isteyip izleyebilirsin ki, bu da programıma verdiğin önemle ilgilidir. Hatırlarsan, geçtiğimiz aylarda da buna benzer bir deneme yapmıştın. Felsefesini çok iyi bildiğim ve kanıksadığım Şeyh Bedrettin ile ilgili yazımda hata yaptığımı yazmış, beni köşeye sıkıştırdığını sanıp sevinmiştin. Lakin karşı yazımı okuyunca yanlışın bende değil, sende olduğunu kanıtladığımda sükûtu yeğlemiştin. Onun için ikinci bir yanlışından da dönmen adına bir kez daha sana zaman ayırmam gerektiğini düşünüp bu işe koyuldum bilesin! Öğretmenlik mesleğine devam ederken, aynı zamanda uzun yıllar TV programcılığı ve müzik yapmaya devam eden,“Öğretmenlikten emekli olduktan sonra” köşe yazmaya başlayan Şinasi Kula hiç kimselerin tetikçisi olmadığı için, daha hala köşe olamadı biliyor muydun? Sanatla ilgili köşe yazılarını 1991 yılından bu yana yazdığını biliyor muydun? İzmir’de TBÖK(Behçet Uz Onur Ödülleri) tarafından “son on yılın en başarılı halk sanatçısı ödülüne” layık görüldüğümü biliyor muydun? 25 yıl öğretmenlik yaptığımı da düşünüp bana ait sadece 2003 model bir arabamın olduğu gerçeğinden yola çıkarsan, birçok konuda haklılığımı eminim ki teyit edersin. Çok sevdiğini söylediğin İzmir’e kimi zaman gittiğini duydum. Eminim ki seni orada hiçbir kişi ya da kitle tanımıyordur akrabalarının dışında. Ama bir daha gittiğinde beni CHP İl Başkanı Ali Engin’e, Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur’a, Balçova Belediye Başkanı M.Ali Çalkaya’ya, sanat dünyasından şair Tuğrul Keskin-Namık Kuyumcu-Veysel Çolak’a sor olur mu? Hangi Patronun karşısında ne zaman eğilip biat ettiğimi sor en azından. Aldığın yanıt canını yakarsa, şunu ekle hemen ki daha da üzmesinler seni; “Ben onun Eskişehir’den arkadaşıyım”… Daha da geriye gidersek, Polatlı’da uzun yıllar öğretmenlik yaptım. Hiç değilse aç telefonu; şu anki belediye başkan adaylarına sor, ya da adaylardan direkt Tufan Bural’a sor, yetmezse çok daha eski siyasilere sor. Onlar da olmadı, eski külhan beylerden Kara Oğuz’a ya da Hıdır Yıldız’a sor “patronlara olan hayranlık” ya da biat meselesini. Seni epeyce rahatlatırlar emin ol buna! Babamın köyü Eskişehir Bozan köyüdür. Bin arabana, yarım saatlik yol Bozan. Eti ünlüdür, hemşehrilerime adımı ver, bir kavurma ikram ediverirler hemen sana. Hem onu ye, hem de aynı soruyu onlara sor; “Şinasi patronlara biat eder mi?” diyerek. Ama bu soruyu kavurmayı yedikten sonra sor ki hazmı kolay olsun. Şu sözüme inan; Eğer ki Büyükerşen senin tabirinle benim patronumsa! Eğer ki onunla aramda böyle bir ilişki varsa ve sen bunu kanıtlarsan! Namus sözü veriyorum canlı yayında senden binlerce kez özür dileyerek medyaya bir daha dönmemek üzere hepinize “hakkınızı helal edin” diyeceğim. En büyük değerlerim adına and olsun ki bunu hemen yapacağım. Lakin sen bu suçlamanı kanıtlayamazsan, bunun altında kalırsan bırak “okurlarımız koysun” yaptığın haksızlığın adını olur mu? Bilesin ki ben hiçbir zaman otomobil alacağım diyerek para istemedim Büyükerşen’den! Bilesin ki her işsiz kaldığımda iş istemedim. Aslında ben hiç işsiz de kalmadım. İzmirli sanatçılar Birliğinin kurucusu ve iki yıl süre ile başkanlığını yaptım. Onlarca bestemi sanatçı kardeşlerim albümlerinde okudular. Yani en kötü şartlarda müzisyen kimliğimle ayda iki etkinlik yapsam, birilerinin bir ayda aldığı maaşı rahat kazanabilirim. Ama ben yaptığım işime aşığım. Sen aşk kelimesinin tanımlamasını ne renk yaparsın bilmem ama bu gönül işidir ve sadece yüreği ile yaşayanlar bilir bunun tanımını. Bu kurumda uzun süre sen de (TV) görev yaptın. Görev yaparken Büyükerşen’den izin alıp yapmadın değil mi? Sana bu çatı altında göreve izin veren kişiye en azından bir telefon aç. De ki; “Şinasi sana ne kadar biat ya da yağdanlık eder?” Alacağın yanıt seni korkutmuyorsa bunu hemen yap ve ertesi gün köşe yazında beni deşifre et ki yakışsın sana! Ekmek yediği tekneyi kirletmeyen yüzlerce insanla birlik duygusu, birçoğuna ağabeylik etme duygusu sadece ömrüme ömür katıyor. Bunu yeri geldikçe vurgulamaktan da gurur duyuyorum. Büyükerşen’e sevgim konusuna gelince; sen ondan ne kadar nefret ediyorsan(nedenini tabii ki sen bilirsin), bu sana ne kadar hak ise; ben de milyonlarca Türk insanı gibi seviyorum o adamı bu kadar! Hani bizim çocukluk yıllarımızda radyo kanalında “arkası yarın” adlı diziler yayınlanırdı. Ve en heyecanlı yerinde davudi bir ses çıkıp: “Arkası Yarın” derdi ya! Sanırım bu yazıya da bugün böyle virgül koymak çok uygun olacaktır,
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi