ÖĞRETMEN MEKTUPLARI.

YAZIYORUM ÖĞRETMEN MEKTUPLARI… Önce, Kayseri’de öğretmenlik yapan ve internet üzerinden

18 Ocak 2013 00:00
A
a
YAZIYORUM
ÖĞRETMEN MEKTUPLARI…
Önce, Kayseri’de öğretmenlik yapan ve internet üzerinden “Günaydın Eskişehir” programını izleyen değerli bir meslektaşım Seda Yılmaz’ın iletisini paylaşıyorum…
”Merhabalar ben Kayseri de yaşıyorum, Eskişehirliyim. Elimden geldikçe sizi takip ediyorum. Geçen haftaki programınızda ele aldığınız öğretmene şiddet konusundaki hassasiyetiniz için teşekkür ederim. Ben de bir öğretmenim ve benzer konularda benzer durumlarla karşı karşıyayım. Öğrenciden ziyade veli baskısı var artık toplumda. Toplumun bu noktaya gelmesi çok düşündürücüdür, hassasiyetiniz için tekrar teşekkürler.
Basarılar Kayseri’den Seda öğretmen…”
Bu da başka bir ileti…
“Çoğu zaman öğretmen olmayanların haksız eleştirilerine maruz kalıyoruz. Tatilse evet, yaptık iki ay paşalar gibi... Seminerse yazıldık, gittik, katıldık. Sen mesaini akşama kadar sigaraydı, çaydı, kahveydi, muhabbetti diye doldururken, ürettiğin sadece belki ömrü birkaç senelik ürünken ya da bilgisayar ekranındaki rakamlarken, ben insanla uğraşıyorum. Senin geleceğini çiziyorum. Otobüste ayakta kalma diye, yaşlandığında sana saygı duyulsun diye çalışıyorum. Bunları da sadece 1600 lira + maksimum 450 liraya yapıyorum. Sorsam çok para diyebilirsin. Eğer bazı meslektaşlarımı görmüşsen, işini eksik yapan ya da önemsemeyen; herkesi öyle sanmamalısın. Uzaktan anca "liseli" diye geçip gittiğin ya da "bırak Allah'ın ergenini" dediğin çocukla hiç 45 dakika konuştun mu? Hayata onun algılama penceresinden baktın mı? Yolda elinde sigara ile etrafındakilere tehditkâr tavırlar sergilendiğinde üzüldün mü hiç? Hayatta 40 tane insanı karşına alıp, yaşlarının da 13-14 olduğunu bilmene rağmen onlara saygı duydun mu hiç? Ağızdan çıkan her şeyi kaydeden bu dimağlara karşı sorumlu olmayı hiç yaşadın mı?”
Öğretmenlik mesleği bir zamanlar saygın meslekler arasındaydı, şimdi değil. Lakin doktorluk da bir zamanlar saygın meslekler arasındaydı. Her gün bir hastanede hasta yakınlarından meydan dayağı yiyen doktorların saygın olduğunu söylemek olası mı? O zaman genel olarak okuyanın değil, parası olanın adamdan sayıldığı, güçlü görüldüğü bu memlekette bu noktaya nasıl gelindi acaba?
 
 
 
 
UZAKTAN GAZEL
 
BÜYÜK İNSANLIK…
 
Büyük insanlık gemide güverte yolcusu, trende üçüncü mevki, şosede yayan büyük insanlık… Nazım Hikmet’in çok bilinen şiiridir. Artık insanlık adına, yaşanası bir dünya adına güzel olayların az sayıda yaşandığına tanıklık etmekteyiz. Avustralya’da yaşanan bir olay da insanlık ölmemiş dedirtip mutlu kılıyor insanı adeta. Bir plajda git gel olayı sonrası bir at çamurlar arasına sıkışıp kalıyor. Sular yükselince beş yüz kilo ağırlığındaki bu mazlum hayvan ölüme gittikçe yaklaşıyor. Fotoğrafta gördüğünüz Nicole Graham adlı kadın(sahibi) üç saat boyunca, yardım gelene dek atının boynunu havada tutarak boğulmasını engelliyor. Kazanan insanlık oluyor, yaşayan ise bu mazlum at…
 
OZANCA
 
Büyük İnsanlık...
 
Büyük insanlık gemide güverte yolcusu
trende üçüncü mevki şosede yayan büyük insanlık.
Büyük insanlık sekizinde işe gider
Yirmisinde evlenir kırkında ölür büyük insanlık.
 
Ekmek büyük insanlıktan başka herkese yeter
Pirinç de öyle şeker de öyle
Kumaş da öyle kitap da öyle
Büyük insanlıktan başka herkese yeter.
 
Büyük insanlığın toprağında gölge yok
Sokağında fener penceresinde cam
Ama umudu var büyük insanlığın
Umutsuz yaşanmıyor…
Nazım Hikmet Ran
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi