OEDAŞ genel müdürüne Alman marka(reklamını yapmayayım diye yazmıyorum)kombimizin bozulduğuna ve tamir edildiğine dair sitemimi bildirmeye karar verdim sonunda. Ama tamir edilemeyen sinir sistemim için de hesaplaşmayı böyle kutsal bir ayda Allah’a havale etmeyi uygun görüyorum. Bilinmeli ki bu mesele salt benim şahsi meselem değildir. O köyde(mahalle)benim dışımda binlerce insan var ve mahallelinin hakkını aramak gibi bir kaygısının olmaması benim de susmam için asla ve asla neden değildir. Yazımın başında da belirttiğim gibi artık OEDAŞ ikrah getirtti kardeşim, yeminle ikrah getirtti. Yakında buradaki evimi satıp başka bir mahallede yaşama kararı vermemde bir başka neden daha vardır. Bu binlerce insanın ikamet ettiği bölgede Allah için tek bir gazete bayii yoktur. Bazıları için teferruat görünen bu eksiklik benim için çok büyük bir yaşam ölçeğidir. Tekel bayiinin olmamasını anlayışla karşılayabilirim! İnsanların içki içmemesi için(!), sayısal vs. gibi kumarlara alışmaması için yerinde bir önlem! Ama gazete bayiinin olmamasını kim açıklayacak bana? Çok değil az bir zaman dilimi sonrasında Anadolu Üniversitesinin kampusu köyün yakınlarına kadar gelişecek. Öğrenci yurtları olacak, alışveriş merkezleri dolacak, gençler cıvıl cıvıl hayat verecekler bu bölgeye biliyorum. Ama ben bekleyemeyeceğim artık, ayrılıyorum arkadaş eyvallah!
STK’lara Çağrı!
Nebil Köken ve Yılmaz Demir Özçelik isimlerine aşinadır Eskişehirliler. Yıllarını astsubaylık mesleğinin hakkını vererek orduda geçirmiş iki değerli komutan. Yazılarımızı ve televizyon programlarımızı takip eden iki değerli dostumuzdan Nebil Bey bir ileti yollamış bana. Aynen şöyle diyor; “Sayın Şinasi Kula, sizin başta bonzai olmak üzere her türlü uyuşturucu konusundaki duyarlılığınız için çok teşekkürler. Yılmaz Demir Özçelik başta olmak üzere biz Eskişehirli bir grup duyarlı emekli astsubay arkadaşlar olarak, sizin usanmadan gündeme taşıyıp yukarıdakilerin dikkatlerini çekme çabalarınızı çok iyi biliyoruz. Ben diyorum ki, ülke gündemi ve ülkenin geleceği için çok da önemli olmayan, ancak insan olarak rahatsızlık duydukları her konuda açıklama yapıp, hemen bir eylem düzenleyen STK’lara da bir çağrı yapsak ta, şehrimizde yoğun katılım sağlanarak, Türkiye çapında dikkati çekecek bir farkındalık oluşturacak bir şeyler yapsak nasıl olur?”
Adına ister sivil toplum kuruluşları deyin, ister demokratik kitle örgütleri deyin Sayın Köken karar sizin. Bu gönüllülük esasına dayan kuruluşlara da, konseylere de hiç çekinmeden “samimi etkinliklere imza atınız” vurgusunu yapmaktayım. Nasıl ki yeryüzünde iki insan türü vardır; iyi insan-kötü insan olarak! İşte bu tür oluşumlarda da iki türlü insan yer alır. Buraları siyasi beklentileri için atlama tahtası olarak kullananlar, hiçbir menfaat gözetmeksizin yüreğini ortaya koyan namuslu insanlar…
Doğrularım ve köşelerim bazı insanlara batar bu kentte bilirim. Altmış yaşında bir insan olarak, beklentilerden arınmış biri olarak zerre kadar umursamam bu versiyonları. Sizin görüşünüze katıldığımı bildirerek bu oluşumların daha ses getiren projelere imza atmasını diliyorum…
OZANCA
Dokuz köyden kovuldum
Onuncuyu Bekir almış,
Aramaktan yoruldum
Yalnızlık bana kalmış… Şinasi KULA
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy