OEDAŞ ikrah getirtti!

Şinasi Kula yazdı

16 Temmuz 2015 00:03
A
a
Kısa adı OEDAŞ, açılımı Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş olarak tanımlanıyor. Merkezi Ankara’da olan muhteremlerin kentimizde genel müdürlük düzeyinde temsilciliği bulunmakta. Kent Ozanı diye bilinen bendeniz garip köşe yazarı Şinasi Kula’nın merkezi de, temsilciliği de Muttalip Mahallesinde. Banka kredisi ile eşi sayesinde 2+1 eve zar zor da olsa sahip oldular. İç güveysinden hallice yani! İki yıldır o evde yaşam sürdürmekteler. Evimi sevdim sevmesine de, mahalle(köy) koşullarım için tam tersi ruh halinde bir durum söz konusu maalesef. En büyük sorun elektriklerin kafasına göre kesilip insanı cinnet boyutuna getirmesi. Ne bir yetkilinin insanca yaklaşımı, ne yaptığımız telefon görüşmelerinden olumlu bir sonuç asla ve asla söz konusu olmadı. Çatır çatır tartıştıklarım bile vardır, dinlesinler geçmiş telefon kayıtlarını bulurlar zaten! Kesintilerin mevsimsel bir özelliği yok, yaz da aynı kış da aynı. Bu konu üzerine en az üç köşe yazımı arşivlerden çıkarıp paylaşabilirim inanın. Kimselerin umurunda değil! En çok üzüldüğüm de Muttaliplilerin en ufak bir mağduriyet söylemlerini duymamamdır. Sanki 6000 nüfuslu o yerde yaşayan sadece benim ve sadece bizim evimizdeki elektrikli eşyalar hasar görmüş durumda! Hemen örnekleyeyim, günlerden 13 Temmuz Salı, iftara on ya da on beş dakika kala HAŞIRT diye kesilen elektriklerimiz tam kırk dakikaya yakın bir süre sonunda teşrif ettiler. Mübarek bir günde(Kadir Gecesini de ekleyin)küfür etmemem için yârim(karım) elinde acı biberle bekleyerek önlem alabildi ancak! Ertesi gün öğleden sonra 15.00-16.00 saatleri itibarı ile oğlum evimizden telefonla arayarak müjde verdi; “baba elektrikler epeydir kesik yine…”

OEDAŞ genel müdürüne Alman marka(reklamını yapmayayım diye yazmıyorum)kombimizin bozulduğuna ve tamir edildiğine dair sitemimi bildirmeye karar verdim sonunda. Ama tamir edilemeyen sinir sistemim için de hesaplaşmayı böyle kutsal bir ayda Allah’a havale etmeyi uygun görüyorum. Bilinmeli ki bu mesele salt benim şahsi meselem değildir. O köyde(mahalle)benim dışımda binlerce insan var ve mahallelinin hakkını aramak gibi bir kaygısının olmaması benim de susmam için asla ve asla neden değildir. Yazımın başında da belirttiğim gibi artık OEDAŞ ikrah getirtti kardeşim, yeminle ikrah getirtti. Yakında buradaki evimi satıp başka bir mahallede yaşama kararı vermemde bir başka neden daha vardır. Bu binlerce insanın ikamet ettiği bölgede Allah için tek bir gazete bayii yoktur. Bazıları için teferruat görünen bu eksiklik benim için çok büyük bir yaşam ölçeğidir. Tekel bayiinin olmamasını anlayışla karşılayabilirim! İnsanların içki içmemesi için(!), sayısal vs. gibi kumarlara alışmaması için yerinde bir önlem! Ama gazete bayiinin olmamasını kim açıklayacak bana? Çok değil az bir zaman dilimi sonrasında Anadolu Üniversitesinin kampusu köyün yakınlarına kadar gelişecek. Öğrenci yurtları olacak, alışveriş merkezleri dolacak, gençler cıvıl cıvıl hayat verecekler bu bölgeye biliyorum. Ama ben bekleyemeyeceğim artık, ayrılıyorum arkadaş eyvallah!

 

STK’lara Çağrı!

Nebil Köken ve Yılmaz Demir Özçelik isimlerine aşinadır Eskişehirliler. Yıllarını astsubaylık mesleğinin hakkını vererek orduda geçirmiş iki değerli komutan. Yazılarımızı ve televizyon programlarımızı takip eden iki değerli dostumuzdan Nebil Bey bir ileti yollamış bana. Aynen şöyle diyor; “Sayın Şinasi Kula, sizin başta bonzai olmak üzere her türlü uyuşturucu konusundaki duyarlılığınız için çok teşekkürler. Yılmaz Demir Özçelik başta olmak üzere biz Eskişehirli bir grup duyarlı emekli astsubay arkadaşlar olarak, sizin usanmadan gündeme taşıyıp yukarıdakilerin dikkatlerini çekme çabalarınızı çok iyi biliyoruz. Ben diyorum ki, ülke gündemi ve ülkenin geleceği için çok da önemli olmayan, ancak insan olarak rahatsızlık duydukları her konuda açıklama yapıp, hemen bir eylem düzenleyen STK’lara da bir çağrı yapsak ta, şehrimizde yoğun katılım sağlanarak, Türkiye çapında dikkati çekecek bir farkındalık oluşturacak bir şeyler yapsak nasıl olur?”

Adına ister sivil toplum kuruluşları deyin, ister demokratik kitle örgütleri deyin Sayın Köken karar sizin. Bu gönüllülük esasına dayan kuruluşlara da, konseylere de hiç çekinmeden “samimi etkinliklere imza atınız” vurgusunu yapmaktayım. Nasıl ki yeryüzünde iki insan türü vardır; iyi insan-kötü insan olarak! İşte bu tür oluşumlarda da iki türlü insan yer alır. Buraları siyasi beklentileri için atlama tahtası olarak kullananlar, hiçbir menfaat gözetmeksizin yüreğini ortaya koyan namuslu insanlar…

Doğrularım ve köşelerim bazı insanlara batar bu kentte bilirim. Altmış yaşında bir insan olarak, beklentilerden arınmış biri olarak zerre kadar umursamam bu versiyonları. Sizin görüşünüze katıldığımı bildirerek bu oluşumların daha ses getiren projelere imza atmasını diliyorum…

 

OZANCA

Dokuz köyden kovuldum

Onuncuyu Bekir almış,

Aramaktan yoruldum

Yalnızlık bana kalmış… Şinasi KULA

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi