Odunpazarı Halk Eğitim Müdürü Sanırım Yanıtlar!

Şinasi Kula yazdı

4 Mart 2015 00:01
A
a
Nurhan Arı ismini bir hafta öncesine dek duymamıştım. ES TV’de her sabah yayınlanan “Sabah Kahvesi” programıma konuk almam için önerdi bir arkadaşım. Hani Mustafa Kemal’in tanımladığı zeki, çevik, ahlaklı türünden sporcu türü var ya, işte tam öylesi. Arı Spor Kulübünün de başkanı, Teakwando sporunda başarılı bir isim, hem de antrenörlük yapıyor genç yaşında. Aynı zamanda Kızılay Eskişehir Şubesi kadın Kolları Başkanlığı görevini yürütüyor. İkinci bir üniversite bitirmek için İstanbul’a bıkmadan usanmadan gidip geliyor. Onunla sohbetim sırasında duyduklarım karşısında gerçekten çok şaşırdığım anlar oldu. Ben sadece kısaltarak şaşkınlıkla dinlediğim konudan alıntılar yapayım izninizle…

“Odunpazarı Halk Eğitim Merkezine Taekwondo kursu açılması konulu başvuru yaptım. İşlemlerle ilgilenen görevliler(isimlerini vermek istemiyorum), birinci sırada olduğumu belirtip samimiyetle ilgilendiler. İşlemleri hızlandırmak adına bizzat kurs açılmasını isteyen okul müdürü ve sporla ilgilenen hocalarla görüştüm hemen okulda duyuru yaptılar. Atatürk Lisesi çok kalabalık öğrenci grubu başvuruda bulundu. Odunpazarı Halk eğitim Merkezine Taekwondo kursu açılmasına dair dilekçe yazdı.  Tüm işlemler tamamlanmasına rağmen kurs açılmıyordu. Hazır yüzlerce öğrenci bekliyordu kurs açılması için. Aradan bir ay geçti, öğrenciler yolumu keser oldu; “hocam ne zaman kurs açılacak” diye. Odunpazarı Halk Eğitim merkezine nerdeyse yirmi defa giderek müdür bey ile görüşmek istediğimi söyledim. Her gittiğimde ya makamında olmuyordu ya da müsait değildi! Bir türlü görüşemedik. Aradan 4 ay gibi bir zaman geçmişti. Giden değerli müdürümüz Arif Dede olayı duyunca devreye girmiş. O güne kadar bizimle görüşmeyen Odunpazarı Halk Eğitim Müdürü, acil bir şekilde bizimle görüşmek istemiş. Makamına gittik. Direk bağırarak konuşmaya başladı, beni milli eğitim müdürüne şikâyet etmişsiniz, “hiçbir kuvvet bana, sana kurs açtıramaz” dedi. Hayır, müdürüm sizi şikâyet etmedim, öyle algılıyorsanız algılayın. Ben hakkımı ararım dedim kalktım, sonra kolumdan tuttu oturmamı istedi. Eve gittim, sabah olunca Ankara’ya Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne gittim. Sayın Genel Müdürümüz Mustafa Kemal Biçerli her zamanki mütevazı tavırları ile karşıladı, konuyu kendisine anlattım. Artık kursum açılmıştı, 200 başvurudan 50 kişi kalmıştı. Artık çocukların beklemekten hevesleri kaçmış gelmek istemiyorlardı. Sadece 50 kişi geldi. Odunpazarı Halk Eğitim Müdürü günde iki defa kursa denetime geldi, sürekli dersi bölüp denetime geliyordu(anlattığı kadarı ile bezdirme psikolojisi uygulanmış, her gelişinde tutanaklar tutmuş. Sohbetin büyük bir kısmını kesiyorum.) Aradan 7 ay geçti ve kursum bitti, ben ücret almasam da hala devam ediyorum çocukları çalıştırmaya. Halk Eğitim Müdürü ne kadar çok denetime gelse de, ben hep görevimin başındaydım ve işimi severek yaptığım için mutluydum. Öğrencilerimin mutluluğunu görmek bana yetiyordu. Kurs bitti ve tekrar kurs açılmayacağını, protokol yaptıklarını, artık kursları, Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürlüğüne devrettiklerini söylediler. Türkiye’nin hiç bir yerinde böyle bir şey yok, her il rahatlıkla, halk eğitimde kurs açtırabiliyor.  Halk Eğitim Müdürü “ben yeterli denetim yapamıyorum, çok antrenörüm var” diyormuş, doğru söylüyor! Her gün beni denetime gelmekten diğer antrenörlere sıra gelmedi denetim için…”

Eminim ki, Halk Eğitim müdürünün de söyleyecekleri vardır. Biz de açıklamasını köşemizden siz saygın okurlarımıza aktaracağız tabii…

 

Eskişehir’e Hocalı Anıtı Anlamlı Olmaz mı?

Okurumuz Sayın Bülent Okçu öyle güzel anlatmış konuyu ki, benim bir şeyler eklemem ne denli doğru olur bilmiyorum! Farklı bir konuda dile getirdiği konuyu eminim ki ciddiye alacaklardır. Özellikle de Sayın Yılmaz Büyükerşen’in ilgisini çekeceğine inanarak Bülent Okçu’nun yazısını paylaşıyorum…

“Keşke Eskişehir'e Ermenilerin Anadolu'da ve Hocalıda yaptıkları katliamlar için bir anıt yapılsa, hem Azeri kardeşlerimizin acısına ortak oluruz, hem de Ermeni iddialarına Eskişehir den gelecek kuşaklar boyunca hatırlanacak bir cevap vermiş oluruz. Ben Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin sayfasına Hocalı Anıtı konusundaki isteğimi mesaj olarak attım, lütfen sizlerde mesaj atın. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımızın seçmenlerinin bu isteğine kayıtsız kalmayacağını düşünüyorum. Bu yıl Nisan ayında sözde ermeni iddialarının 100 üncü yıldönümü. Geç kalmadan ermeni iddialarına Eskişehir'den bir anıt veya heykel ile cevabımız, hazır olsun. Ermeniler dünyanın her tarafına sözde soykırım anıtlarını dikerken bizim de bir anıtımız olsa fena mı olur? Eskişehir de anıt ve heykel işiyle ilgilenen birileri vardır herhalde. Zaten böyle bir heykel ya da anıt yapma kararı verilirse, Azerbaycan Hükümeti ve halkı maddi manevi bu işi destekleyeceğini ümit ediyorum, aynı kurtuluş savaşında gönderdikleri yardımlar gibi.  Sn. Şinasi Kula ağabeyim o güzel kaleminizle bu konuyu gündeme getiren bir yazı yazar mısınız? Saygılarımla…”
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi