O yiğit bir gazeteciydi…

Şinasi Kula yazdı

9 Mart 2015 00:13
A
a
Türk Milleti’nin Ulusal direnişinin sembolleri olmuş isimler vardır. Örnek vermek gerekirse; Hatay Dörtyol’da Mehmet Çavuş, İzmir’de Hasan Tahsin, Maraş’ta Sütçü İmam, Balıkesir’de Alaca Mescit Halkı gibi… Benim bugün özellikle anmak istediğim isim ise Hasan Tahsin ya da gerçek adıyla Osman Nevres’tir(1888, Selanik - 15 Mayıs 1919, İzmir)…

Paris Barış Konferansı kararına göre Yunanlılar, sözde Batı Anadolu’daki Rumların can güvenliğini sağlamak için İzmir’i işgal etmeye hazırlanıyorlardı. 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar İzmir’i işgal ederken kiliselerin çanları çalıyor, yerli Rumlar “zito” diye bağırarak Yunan askerlerinin üzerine çiçekler fırlatıp sevinçlerini gösteriyorlardı. İstanbul Hükümeti’nin verdiği emre uyan askerler kışlada, halk ise evlerinde sessiz sedasız kaderlerine razı ediliyordu! İşte o an Osman Nevres yani Hasan Tahsin adında bir gazeteci adını tarihe yazdırıyordu. İlk, orta ve lise tahsilini Selanik’te Fevziye Mektebi’nde bitirdikten sonra İstanbul’a gelen Osman Nevres, II. Meşrutiyet’in ilanı üzerine İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girmiş ve Talat Paşa’nın sivil muhafızları arasında yer almıştı. Avrupa’ya giden öğrenciler arasında yer alan Osman Nevres, Paris’te Sarbonne Üniversitesi’nde Siyasal Bilimler öğrenimi görmüştü. Osman Nevres, Hasan Tahsin adını Teşkilat-ı Mahsusa’ya girmesiyle alır. Yani gencecik yıllarında ülkesinde de ülkesinin dışında da tabir caiz ise tam bir militan hayatı sürdürmüştür. Anadolu topraklarına göz diken ve her türlü alçaklıkla buraları karıştıranlara direnmeyi yaşam biçimi olarak seçmiştir. 1918'de İzmir'e yerleşerek Hukuk-u Beşer (İnsan Hakları) gazetesini yayımlamaya başlar. Gazetedeki yazılarında ise "Vatanperver Hasan Tahsin" lakabını kullanır. O, yazdığı yazılarla Türkiye'de kadın haklarının savunuculuğunu yapan "İlk erkek"tir. İzmir'i Yunanlılara teslim etmek istemeyenlerce "Redd-i İlhak Heyeti Milliyesi" isimli bir dernek kurdular. 14 Mayıs'ı 15 Mayıs'a bağlayan gece binlerce İzmirli, eski Musevi mezarlığında toplandı. Kalabalığa hitap eden önemli bir isim, o zamanın Belediye Başkanı Hacı Hasan Paşa'ydı. Belediye Başkanının yanı sıra topluluğa hitap eden bir diğer önemli isim ise Hukuk-u Beşer gazetesinin başyazarı olan Hasan Tahsin'di. Halkı direnmeye çağırıyorlardı. 15 Mayıs 1919 sabahı saat yedi buçuk sıralarında Hasan Tahsin Konak Meydanı Kordon boyunda koyu renkli takım elbisesi ile bekliyordu. Patris ve Atronitos isimli Yunan gemileri Pasaport'a yanaştı ve bir grup Yunan Efzon Alayı saat 08.55 sıralarında askeri gemiden inerek karaya çıktı. Bu esnada binlerce yerli Rum ellerindeki Yunan bayrakları ve çiçeklerle Kordonboyu'nu kaplamış, gemilerden inen Yunan askerlerine alkış tutuyordu. O an Hasan Tahsin kalabalığın arasından sıyrılarak öne geçti. "Olamaz, olamaz, böyle ellerini kollarını sallayarak giremezler" diye bağırdı. Yanındaki revolver ile kurşun sıkmaya başladı. İsimleri Basile Delaris ve Jorj Papakostos olan iki Efzon askerini öldürmüştü. Şaşkınlığı atan Yunan askerleri bu yiğit gazeteciyi 31 yaşında şehit etti. Onun işgal askerlerine sıktığı ilk kurşun, Türk Kurtuluş mücadelesinde diğer yerlere de örnek teşkil etti…

Bu yazdıklarımı beynimin içerisinde bire bir yaşayarak anmak istedim. Bu yiğit gazetecinin otuz yıllık kısacık yaşamı ve hatıraları önünde, saygı ile eğilmek istedim…

 

Sosyal Demokrasi Derneği…

 

34 kurucu üye ile yola çıkılarak 26.11.1998 tarihinde kurulan bu derneğin uzun zamandır sesi soluğu çıkmıyordu. Geçtiğimiz hafta içerisinde Eskişehir Şube Başkanı Ersin Ertürk başkanlığında bir heyet, gazetemizi ziyarete geldiler. İsmini bildiğim ama karşılıklı gelerek tanışma olanağı bulamadığımız Ersin Ertürk başta olmak üzere heyetteki arkadaşlarla uzun soluklu sohbet etme olanağımız oldu. CHP Eskişehir gençlik kolları eski başkanı Atakan Can Narin ve Kemal Can Denk, emekli öğretmen Nevin Atasayar, Yıldız Boz, Nadide Tuzla’dan oluşan heyetin hepsiyle ülkenin gidişatı ile ilgili kaygılar ortak paydamızdı. Sosyal demokrasi ya da sosyal demokratlık tanımının ülke gerçekleri ve Mustafa Kemal ekseninde kitlelere çok iyi anlatmayı dilerim şu kısa süreçte başarırlar…

 

 

OZANCA

 

Bir çığ gibi büyüyordu, kurtuluş sesleri

Gözler düşmanda, kulaklar Mustafa Kemal'de

Hasan Tahsin, çaktı kurşunu düşman kalbine

İmkansızı imkanlaştıran bir ses yükseldi… Selim TEMİZ

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi