O Türk, bu Kürt, şu dindar, öteki kindar…

Şinasi Kula yazdı

20 Ekim 2015 00:00
A
a
O Türk, şu Kürt, beriki Tatar, diğeri Laz, bu dindar, öteki kindar… Amaç zırvalamak, amaç işin tezeğini çıkarmak değil mi? Uzat uzatabildiğin kadar, ekle ekleyebildiğin kadar serbestsin…

Memleketin getirildiği vahim boyut bu işte! Diyarbakır karpuzu gibi bölündüğümüzün sözlü ifadesi de benim yazımın konusunu oluşturan bu cümlelerdir sadece…

Kimse kimseyi beğenmiyor daha da kötüsü sevmiyor. Kulp takmak kalıyor geriye sadece. Üstteki seçeneklerden birini ekleyiver olsun bitsin. Kibir zırhına bürünmüş cahil filozoflar için geriye bir tek şunu yapmak kalıyor; karala gitsin!

Birliğimizi, dirliğimizi istemeyen hain gücün(emperyalizmin) arayıp da bulamadığı yegâne ortam işte! Al sana kendine yabancılaşan, sevgi kaynaklarını tüketen ve biat kültürünü iliklerine kadar kanıksamış güruh…

Yeri geldiği an din üzerinden söylem de yapar bunlar; “Allah her insanı eşit yaratır, dinimizde ayrı gayrı yoktur” gibilerinden. Hani nerede kaldı o zaman bu söylemin ey ikiyüzlü ey takiyeci?

Diğer bir boyut da, ülkemizin bölünmesini istemez görünen ama iş pratiğe geldiğinde çalkalayan dansözler güruhunun ikiyüzlülüğünde. Hem bölünmez bütünlük lakırdısı yapacaksın, hem de aşağılık ellerce katledilen yüzlerce insanın ardından; “onlar zaten Kürt’tü, Pkk’lı idi, HDP’li idi” gibilerinden ucuz gerekçelerle Kürtlerin alayını potansiyel terörist göstereceksin. Ya da “en iyi Kürt ölü Kürt’tür” gibilerinden ağız ishali halinde zırvalayacaksın. Esrarı, içkiyi, uyuşturucuyu hayatının her alanında özendirici davranışları ile topluma kötü olan bir türkücünün intiharına üzüleceksin. Onu sosyal paylaşım sitenden ballandırarak, duygu sömürüsü yaparak topluma mal etmeye çalışacaksın. Ardından rahmetler yağdıracaksın ve hatta yetmiyormuş gibi neredeyse halk kahramanı yapacaksın. Ama Ankara’nın göbeğinde ecelsiz can veren yüzü aşkın insan için tek kelam edemeyeceksin. Yeri geldiği zaman da kitlelere şirinlik etmek adına da bölünmez bütünlük edebiyatı yapacaksın!

Sanmayın ki bu yazığım örneklerin dışında ikiyüzlü kafatasçı yok bu topraklarda! Var oğlu var daha durun yazacağım!

“Kürt olsun da topraktan çamurdan olsun” cümlesini üç öğün söyleyecek kadar kanıksayacaksın. Daha sonra da tribünlere oynayacağın an geldi mi dansöz kıyafetini giymene gerek kalmadan çalkalamaya başlayacaksın. “Bütün halklar kardeştir” türünden bayat söylemlerini yutturduğunu sanıp diğer örnek verdiğimiz ağız ishallerinden ayrıcalıklı olduğunu düşüneceksin. Bu çağda yüzlerce köyün ağalığını sürdüren o ortaçağ karanlığının sömürü düzenine seyirci kalacaksın, sözüm ona “halkların kendi kaderini tayin hakkı” edebiyatı yaparak, TC düşmanlığını devrimcilik diye yutturacaksın. Has…!

Ne farkınız var birbirinizden ey işbirlikçi maşaları?

Ne farkınız var birbirinizden emperyalist gücün kuklaları?

Atlantik ötesinin piyonları ne farkınız var birbirinizden söylesenize!

Durun daha bitmedi, bu ikiyüzlü bu yüzleri kösele gibi olmuş sözde insan görünümlü yaratıklar bu anlattıklarımla sınırlı değil. Osmanlı özlemi ile yatan, ortaçağ özlemi ile kalkan türler ne çok vurgular öyle değil mi? Osmanlının birleştiriciliğini, her halktan toplulukları bünyesinde barındırdığını onlara ayrıcalıklar bile verdiğini! Salt burandan yola çıkarak ha oldu ha olacak padişahlığa dönmek üzere yanıp tutuşanlar yok mu? Fakat iş hayatın pratiğine geldiğinde, kendisi gibi düşünmeyen herkesi suçlu ilan edenler yok mu peki? Eee… Nerede kaldı Osmanlı özleminiz, nerede kaldı o çağlardaki birleştirici söylemleriniz? Aslında yok birbirinizden farkınız, hepiniz Osmanlı Bankasısınız işte! Aynen o yıllarda sunulan reklamlardaki söylem gibi…

Al birini vur ötekine.

Sormazlar mı sana cahil filozof şu soruyu; “onu beğenme, bunu isteme, şunu karala ama peki kiminle sağlayacaksın bölünmez bütünlüğü” diyerek.

Bakın işte sizin gibi insanlıktan nasibini almamış milyonlarca zavallı yüzünden Ortadoğu coğrafyasında oluk oluk kan akıyor. Hem de kardeş kardeşin kanını akıtıyor ey bakar körler! Hem de “tekbiiiiir” sesleri eşliğinde birbirlerini videolara çekerek bu insanlık ayıplarını tüm dünyaya neşrediyorlar…

Peki, kiminle sağlayacaksın sen o zaman bu bölünmez bütünlüğü?

Maho ağanın koyun sürüleri ile mi?

Kurban bayramında yerlisini bulamadığın için ithal ettiğin angus sürüleri ile mi yoksa?

Kılları ağarmış ve içinin bencilliği(çirkinliği) yüzüne vurmuş on binlerce izdivaç programı takipçileri ile mi yapacaksın?

Ya da IQ seviyesi yerin dibinde geçmiş, pembe dizilerle uyuşmuş on binlerce duyarlı(!) insanla mı yapacaksın?

Sunulan her şeyi sorgulamaksızın yiyen kaderci toplulukla mı?

Söylesene kiminle yapacaksın, kiminle sağlayacaksın bölünmez bütünlüğü palavracı hokkabaz?

Gıcık oldun değil mi sana ayna tutmama?

Beter ol istersen beter!

Ya sen; koca bir ülkeyi nereye getirdin bak

ey Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz…

 

OZANCA

 

BU YANGIN YERİNDE

 

Yaşamak bu yangın yerinde

Her gün yeniden ölerek

Zalimin elinde tutsak

Cahile kurban olarak

Yalanla kirli havada

Güçlükle soluk alarak

Savunmak gerçeği, çoğu kez

Yalnızlığını bilerek

Korkağı, döneği, suskunu

Görüp de öfkeyle dolarak

Toplanıyor ölü arkadaşlar

Her biri bir yerden gelerek

Kiminin boynunda ilmeği

Kimi kanını silerek

Kucaklıyor beni Metin Altıok

"Aldırma" diyor gülerek

"Yaşamak görevdir bu yangın yerinde

Yaşamak, insan kalarak"

ATAOL BEHRAMOĞLU

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi