NOEL BAYRAMI HANGİ KÜLTÜRDEN GELMEDİR?

<p class=

3 Ocak 2013 00:00
A
a

YAZIYORUM


Muazzez İlmiye Çığ bir Sümerolog tur(Sümer dili ve eserleri ile uğraşan bilim insanı). Noel Bayramı’nın Eski Türklerde “Yeniden Doğuş-Çam Bayramı” olarak kutlandığını ve yılbaşının Türk geleneği olduğunu açıkladı. Noel’in geçmişteki adının “Nargudan” olduğunu belirerek şunları da ekliyor… “Eski Türklerin inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir Akçam Ağacı bulunuyor. Bu ağacın tepesi de gökyüzünde oturan Tanrı Ülgen’in sarayına kadar uzuyor ve buna hayat ağacı deniyor. Ülgen, insanların koruyucusu; sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayında oturuyor ve geceyi, gündüzü, güneşi yönetiyor. Türklerde güneş çok önemli! İnançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece, gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra da gün, geceyi yenerek zafer kazanıyor. Bu güneşin yeniden doğuşu, bir “yeni doğum” olarak algılanıyor. Türkler bu bayrama “Nardugan” diyor. Nar güneş, tugan ise doğan anlamına geliyor. Türkler, güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu, büyük şenliklerle Akçam Ağacı altında kutluyorlar…” Muazzez İlmiye Çığ’ın açıklamasına destek veren tarih araştırmacıları da bu yönde açıklamalar yapıyorlar. Bazılarınız diyeceksiniz ki, hangi kültürden gelirse gelsin umurumda değil! Siz de kendinize göre haklısın. Lakin benim varmak istediğim konu da son zamanlarda bilgi kirliliğinin ayyuka çıkması gerçeğidir. Yunus Emre’yi işine geldiği gibi algılayıp, işine gelmediği konularda sansürleyen zihniyet hayatın her alanında egemen olmaya başlamıştır. Mevlana’yı hoşgörü ve sevginin mihenk taşından öte, tamamen bir din adamı olarak gösterme çabaları da bu anlayışın devamıdır elbette. Hangi muhteşem vecizesi ile tanıdık biz Mevlana’mızı bir anımsayalım isterseniz. “Gel, Yine Gel! Ne olursan ol, Yine Gel, ister Kâfir ol, ister putperest ol, ister Mecusi, istersen yüz kere bozmuş ol tövbeni yine gel. Bizim dergahımız umutsuzluk kapısı değil umut kapısıdır yine gel…” Yunus’u ve Mevlana’yı istedikleri biçimde ambalajlayıp hoş görünün kırıntısından bihaber yoz bir dünya görüşünün tehlikesinden bahsetmek istedim sadece…

 

 

 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

OZANCA

 

Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni

Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni.

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni.

Aşkın aşıkları öldürür, aşk denizine daldırır

Tecelli ile doldurur, bana seni gerek seni.

Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem

Sensin dün ü gün endişem, bana seni gerek seni.

Sofilere sohbet gerek, Ahilere Ahret gerek

Mecnunlara Leyli gerek, bana seni gerek seni.

Eğer beni öldüreler, külüm göke savuralar

Toprağım anda çağıra, bana seni gerek seni.

Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri

İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni.

Yunus'dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum

İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni…

                                                           Yunus EMRE

 


 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

DIŞARDAN GAZEL

HOŞ GELDİN OSMAN CEMOĞLU!

Osman Bahadır Cemoğlu iyi ki tanıdığım dediğim dostum ve ağabeyimdir. Spor yazıları ile artık Anadolu Gazetesinde. Dün ilk yazısı ile merhabasını yapan değerli kalemin çok yararlı bilgileri bizlerle paylaşacağından dolayı mutluyum. Eskişehir tarihini çok iyi bilen bu bilgi küpü insana tüm içtenliğimle hoş geldin diyorum…

 

 

(Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz.

Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)



 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi