YAZIYORUM
Nereye gidiyoruz bilen var mı?
Bu ülke vatandaşı olarak, bu topraklar üzerinde tam elli yedi yıldır yaşamaktayım. Üç askeri müdahale( ya da darbe)gördüm bu süreçte. Bebeklik, ilk gençlik ve yetişkinlik dönemlerimde tanıklık yaptım bu tarihi anlara. Öylesine karanlık günler anımsıyorum ki geçmişte! Kardeşin kardeşi gözünü kırpmadan öldürdüğü günleri gördüm. Kiminin sağcı, kiminin solcu, kiminin de “Ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum futbolcu” kamplaşmasında harcanan bir gençlik dramına tanıklık ettim. Sana yağı için bile kuyruklara girip aşağılanan bir toplumun genç bireyi idim. Basiretsiz, ikiyüzlü ve bireysel menfaatleri için şeytanla arkadaşlık eden politikacıların şu anki gelinen karanlığa katkılarını düşündüm bu gün boyunca. Ve her basiretsiz on yılın sonunda rütbesi kalabalıkların verdikleri muhtıra sonrası “Yönetime el koyduk” lakırdılarını dinledim yıllarca. Her darbe sonrasında ülkemin çağdaş bir dünyadan yirmi yıl uzaklaştırıldığını gördüm. Her darbenin gericiliğin, yobazlığın sırtını sıvazladığına şahit oldum…
Yıl 2012’nin sonbaharı…
Darbelerin artık söz konusu olmadığı ve olmayacağının rahatlığı içerisinde, geleceğimize umutla bakmak gerekirken tam tersi bir gerçekle karşı karşıyayız ne yazık ki! Ülke olarak komşularımızın hiç birisi ile iyi değil ilişkilerimiz. Hepsi de en ufak bir boşluğumuzda burnumuzdan fitil fitil getirecek nefretle gardını almış durumdalar. Bir zamanlar “üç beş çapulcu” diyerek makaraya alınan terör örgütü adeta alay ediyor. Olmaz denileni ertesi gün oldurup, “hesabı sorulacaktır” devlet açıklamasının hemen akabinde hesap soruyor. Artık beşli onlu şehit haberlerini kanıksamış bir toplum bireyleri birer taş konumunda. Tamamen duyarsızlaştırılmış biçimde, “bana neci” vurdumduymazlıkları ile kıraathanelerde pişpirik oynamaya, boru döşemeye devam ediyorlar. Şahsiyetsiz “izdivaç” programlarını izlemeye, karaktersiz kaşarların evliliklerine tanıklık etmeye devam ediyorlar. Yarışma programlarının hangisine katılıp da köşeyi döneriz in hesabını tutuyor. Yeteneklerini sergilemek uğruna kıçlarını yırtarcasına, şöhret olmak uğruna onurlarını paramparça ediyorlar. Ve Türk askerinin başına çuvalı geçiren ABD’li general ülkemizi ziyarete gelmiş kimin umurunda? Suriye parçalanıyormuş, sıra İran’a gelecekmiş söylemleri kimin umurunda? Nereye gidiyoruz ülke olarak kimin umurunda?
Sahi ya onu bunu boş verinde Eskişehirspor Galatasaraylı Necati’yi renklerine bağlamış. Şampiyon olur muyuz ne dersiniz köşe yazarı arkadaşlarım?
DIŞARDAN GAZEL
Sönmez Ailesi, oğullarının şehit düştüğünü haberini, sabah kapılarını çalan Merkez Komutanlığı’ndan gelen askerlerden almış. Ailesi acı haberle yıkılırken, şehit uzman çavuş Erdoğan Sönmez’in kardeşi Yusuf ve annesi Günay Sönmez, Tuğgeneral’e sarılarak ağlamışlar. Demirci ustası baba İlyas Sönmez Tuğgeneral’in "söyleyecek sözün var mı" sorusuna, "Söyleyecek söz çok var. Çünkü oradaki… ler gidip dağdaki PKK ile sarılmasını biliyorlar. Bir de gelip Türkiye Cumhuriyeti’nden maaş alıyorlar. Benim verdiğim vergiler onlara haram olsun" demiş. Sizin tenine zarar gelmesini istemediğiniz yavrunuz şehit olsa, size bu soru sorulsa ne derdiniz?
OZANCA
Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıra dağlar gibi duranlarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...
Tutuşup kül olan ocaklarından,
Şahlanıp, köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından,
Alnına ışıklar vuranlarındır...
O.Ş.GÖKYAY