Nabi Avcı Lisesi

Önder Baloğlu yazdı

4 Ağustos 2015 00:04
A
a
Büyükerşen, ilk başkanlığı döneminde sokak ve şehir isimlerini değiştirdi ya…

Zamanın Bahçelievler Muhtarı “Remzi Dumanlı”,  bizim adımızı da önermişti…

Sakarya Caddesi’nden girişte 2.sokağın adı “Baloğlu” oldu…

“Önder”i yok tabi…

O zaman…

“Gavur Eskişehir’e katılırdık!”

 

***

Yine de bir hoş oluyor insan…

Adının bir yerlere verilmesi, türbülansa girmiş yürekten farksız oluyor…

Acaba “Ahi Evran” duyuyor mu?

Onun adını da mezunlarından biri olduğumuz Ticaret Lisesi’ne verdiler ya…

“Engin Bayrı”nın uğraşılarından sonra “Ali Baş”da yeni öneriler getirmiş…

Bakın şu isimlere:

“Kasap Hacı İbrahimoğlu Mıstık Ağa…”

-Hacı Bekir Efendi…

“Cafer Beşezade Efendi…”

-Bekirbeyzade İbrahim Bey…

“Evliyazade Salim Efendi…”

-Babüllü Süleyman Efendi…

“Kozatoğlu Mustafa Ağa…”

Bu isimlerin hepsi 150 yıl önce Sivrihisar’da yaşamış…

Neden bunlardan biri seçilmemiş?

Zaten “Sivrihisarlı” denilince, akla “ticaret” gelir diyor Ali Baş…

Sonra da ilk ETO Başkanı “Ali Ulvi Bayraktar”dan girmiş ve diğerlerini sıralamış…

Ve de haklı olarak sitem ediyor:

“Eskişehir Ticaret Lisesi’ne isim arayan komisyon, arayıp tarayıp bula bula Ahi Evran ismini bulmuştu ya… Neden iz bırakmış kişiler yok?”

 

***

İz bırakanlar yalnız onlar mıydı?

Bir öneri de bizden…

“Makara Abidin, Şefika, Kel Servet, Deli İbrahim, Tatlı Ahmet’ten biri olmaz mıydı?”

Hepsi de Eskişehir aşığı insanlar…

Merak etmeyin, ticaretten de anlarlardı!

Yürek isterdi…

“Abidin’in elinden makarayı almak!”

Neyse, bitsin artık şu tartışma…

Koyun adını “Nabi Avcı” diye…

 

 

 

 

///////////////////////////////////////////

 

Günün Şiiri

 

Ölümden Sonra

 

Ben sonsuz bir deniz düşünürüm

Bulutlar başımın üzerinden

Bir Olymp ilahi sükûnuyla

Geçip giderken

Ve kır melekleri şarkılarını söyleyip

Raks ederken ekin tarlalarında

Göze görünmeden

Fakat neden mavi gökyüzlerine

Genişlerken ağustos böceklerinin sesi

Kuşlar yine onun türküsünü söyler…

 

Orhan Veli (Varlık-1942)

 

//////////////////////////////////

MHP ne yapıyor?

 

MHP koalisyon görüşmelerinde “dik duruyor” izlenimini vermişti. Halkı bir kez daha yanıltıyor olmalı…

Bir seçim konuşmasında Devlet Bahçeli, Erdoğan’a “İşte şimdi çaktın Erdoğan” diye seslenmişti. Vatandaş da “Devlet Bey”in Erdoğan’la yaptığı kavganın nasıl “çakma” bir kavga olduğunu artık “çakmış” bulunuyor…

 

/////////////////////////

Kolsuz Yaşar’dan

Günübirlik yaşayanların aksine günü-birlik yaşayalım inadına…

///////////////////////////

Günün Sorusu

Hayatın sudan olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Çocuklarımız ölüyor.

Bu saldırıların hesabı sorulacak mı, yoksa yine unutup gidecek miyiz?

 

//////////////////////

Günün İncisi

 

Kim bilir, Tanrı’nın daha nice emirleri bizden gizlenmiştir.

Jerzy Lee

 

//////////////////////

Kıssa-dan

 

Hırslar kadar sınırsız aptallıklar, Türkiye’yi çok tehlikeli sulara sürüklüyor…

Tehlikenin farkında mısınız?

 

//////////////////////////////

Cuk

 

Ben sadece sesli düşünüyorum, yani yazarak.

Balthör

 

/////////////////////////////

Günün Olayı

İtalik Pisa Kulesi’nin İtalya’da bulunmasından dolayı eğik harflere “italik” dendiğini biliyor muydunuz?

Bilmiyordunuz çünkü ben uydurdum.

(Facebook’tan)

 

///////////////////////////////////////////

Günün Biberi

 

Unutmayalım ki, acı olduğu kadar gerçektir. Tarihimizde benzerine rastlamadığımız olaylar dönemi, bugünden yarına son bulmayacaktır.

Daha uzun süre kötülüklerle boğuşacağız…

                                               Balthör

 

////////////////////////////////////

Almazsan amcaya veririm

Genç ve güzel bir kadın kucağındaki bebekle Ankara’dan otobüse binmiş. Yanında da yaşlı bir adam oturuyormuş…

Otobüs kalkmış, kadın da memesini çıkarıp çocuğa uzatmış…

Bir tıkla, iki tıkla, çocuk oralı değil!

Kafası bozulmuş kadının. “Hadi al bak” demiş:

“Almazsan amcaya veririm…”

Bolu’ya yaklaşmışlar, kadın yine çıkarmış:

“Hadi oğlum, al artık, almazsan amcaya veririm haa!”

Artık yolculuk İstanbul’a yaklaşmış ve kadın memesini uzatmış çocuğa:

“Hadi güzel oğlum, al artık lütfen” demiş:

“Almazsan amcaya vericem artık bak!” der demez,

“Yetti be kadın!” diye atılmış adam:

“Vereceksen ver be! Bolu’da inecektim, senin yüzünden otobüste kaldım!..”

 

///////////////////////////////

Kalbi mi durmuş?

80’lik ihtiyar, arkadaşlarıyla dertleşiyormuş:

“Kanaryamın başına neler geldi bilemezsin. Tutmuş, benim çakmağın tüm benzinini içmiş…”

-Eee… sonra ne oldu?

“Kafesinde halkalar çizerek uçmaya başladı, sonra da bir taş gibi düştü dibine…”

-Kalbi mi durmuştu acaba?

“Yok canım, benzini bitmişti!”

 

///////////////////////////

Odunpazarı’ndan iki büyük eser

Hıdırellez’den bir gün evvel ekili yeşil soğanın aynı boyda olan iki yaprağı bir araya getirilerek bağlanır.

“Cahlın” mı uzayacak, “bahtın” mı? diye sağ ve soldaki yapraklara ad verilerek niyet tutulur.

O gece içinde “cahl” uzarsa, gelecek sene aynı güne kadar niyet sahibinin mesut olmayacağına, “baht” uzarsa saadete ereceğine, eğer bu bir kızsa kocaya varacağına işarettir…

***

Yukarıdaki satırları “Mesut Erşan”ın eseri “Eskişehir Halkevi” kitabının 149.sayfasından aktardık…

Doç. Dr. Erşan, 1932-1951 yılları arasında Eskişehir ve ilçelerinde bulunan “Halkevleri”ni tüm detayları ve belgeleri ile dile getirmiş…

Neden bula bula “Hıdırellez”i bulduk...

Bu ayrıntıyı “Recep Bilginer” yazmış…

Biliyorsunuz, Bilginer Eskişehirli ve başarılı bir gazeteciydi…

***

“Hasan Kırımer” de “Kırım El Sanatları” kitabı ile Kırım Tatarlarının geleneksel kıyafetlerini, aksesuarlarını, düğünlerde giyilen giysileri anlatmış…

522 sayfalık bu eserde Odunpazarı Belediyesi’nin yeni kültür yayınları arasında yer alıyor…

Doç. Dr. “Mesut Erşan” ve “Hasan Kırımer”i bu güzel çalışmalarından dolayı kutluyoruz.

Başkan “Kazım Kurt” a da ayrıca teşekkür etmek istiyoruz…

Kitapların içeriği ve özel bilgileri de zaman zaman aktarmaya devam edeceğiz…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi