Mustafa Kemal’im…

Şinasi Kula yazdı

19 Mayıs 2015 00:00
A
a
“Bu kadar da olmaz” diyerek gelindi bu günlere. Sinsi yeşil bir yılanın, o kuyruk acısını asla unutmamış olan yılanın doksan küsur yıl öncesinden asla unutmadığı o hesaplaşmanın yüzleşmesini yaşıyoruz resmen! Emperyal güçlerle her türlü işbirliğini deneyen, lakin her seferinde de senin tokadını yiyen o güruh bu günlerde gemi iyiden azıya aldı. Hayâ tanımaz biçimde, nankörlük kavramının bile masum kalacağı biçimde, rezilliklerini ayan beyan ortalara döküyorlar artık. Senin-silah arkadaşlarının ve şehitlerimizin kurduğunuz Cumhuriyete, laikliğe, en önemlisi de sana hiç çekinmeden hakaretlerini yolluyorlar şimdilerde. Ağızlarından salyalar akarcasına söven bu karanlık yobazlara ne kanun karşısında, ne vicdan karşısında ne de insan onur karşısında zerre kadar hesap sorulmuyor ne yazık ki! Hesap sorulması bir yana, neredeyse ödüllendiriliyorlar külliyen sessiz kalınarak…

“Bu kadar da olmaz” diyerek gelindi bu günlere. O sinsi ve yeşil yılan artık önüne geleni zehirleyerek intikamını alıyor. Senin 93 yıl önce “ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri” emri ile başlattığın büyük taarruz ile ardına bakmadan kaçan alçaklar sürüsü bir kez daha intikam yemini ederek saldırdı ülkeme. Kurtuluş savaşı destanını yazdırdığın o masum halkın torunlarının muhakeme yeteneklerini işgal ettiler önce. Vicdanlarını, vatan sevdası üreten yüreklerini işgal ettiler. Vicdanın cüzdana tercih edildiği günleri görmenin, içimizi sızlattığı anları yaşatıyorlar artık…

Devrimlerinin tamamını tedavülden kaldırıyorlar, and içmişler çünkü. 12 Eylül faşist darbesi ile kökü kazınmak istenen yurtseverler darmadağınık vaziyetten kurtulamadılar. Devrimlerine inkılâp demeye başladıkları o günlerden bu yana, Cumhuriyetin kalelerini bir bir yıkıyorlar. Sabırla, yalanla, dolanla ve her defasında mağduru oynayarak hem de! Senden kalan tüm izlerin, hatıraların ve aydınlığın kökünü kazımaya yemin etmişler belli…

“Bu kadar da olmaz” diyerek gelindi bu günlere. Demokrasiyi varacakları durağa gitmek için kullananlar, kurduğun Cumhuriyetin tüm nimetlerinden yararlanarak rotasından saptırdılar Türkiye Cumhuriyeti’ni. Yönümüzü Arap çöllerinin sonsuz karanlığına çevirdiler. Atlantik ötesinden “Kemalizm’i tasfiye edin” emrini verenler, yüz yıllık hayallerinin gerçekleşeceğine inanarak sevinç naraları atıyor adeta. Lozan’ın intikamını alacağız diye yemin edenler, artık başarılarını kutlamaya hazırlanıyorlar neredeyse…

Biliyorum Mustafa Kemal’im biliyorum! Yeryüzüne bir kez gönderildiğini ve bir daha gelmeyeceğini biliyorum. Senin Samsun’dan bir kez daha gelişini beklemek yerine; hepimizin birer Mustafa Kemal olma zamanının geldiğini çok iyi biliyorum. İşin kolayına kaçıp kahraman beklemek yerine, herkesin birer kahraman olmak zorunda olduğunu da biliyorum. Biliyorum bilmesine ve hazırım da. Ama sen hiç değilse bu makûs kaderinin sona erdiğini sandığın bizler için dualarını esirgeme o ebedi dünyadan ATAM!

 

Tepebaşı Belediyesi neden hedefte?

Eskişehir’deki tüm hayvan korumacılarının, ya da hayvan severlerin gönüllerinde yer oluşturmuş, Tepebaşı Belediyesinden bahsediyorum. Doğal Yaşam Parkı adı altında kurduğu ve yurt genelinde örnek işler yaparak, Eskişehirlilerin gurur kaynağı olan ilçe belediyemize neden ve kimler taarruza başladı? Ne oldu da seçimlere bir ay kala böyle bir olay, gündem yaratılmak adına gündeme getiriliyor?

İşte bu soruların yanıtını almak adına dün Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı Melih Savaş ve Veteriner İşleri Müdürü Yusuf Selek’i ES TV’de yayınlanan “Sabah Kahvesi” programıma konuk aldım. Melih Bey de, Yusuf Selek de samimi ve gerçekten de kamuoyunu rahatlatıcı açıklamalar yaptılar. Seçime bir ay kala gündem yaratmak istenilen bu olayla ilgili ayrıntıları belirttiler. Bu kentte yıllardır hayvan severlerin en büyük destekçisi olan Tepebaşı Belediyesine tabir caiz ise yapılmak istenen haksız karalamayı temizlediler. Kamuoyu bu saatten sonra kimlerin ne amaç güttüğünü daha net biçimde anlayıp gereken yorumu yapacaktır kanımca. Programın tekrarını izlemek isteyenler, Pazar günü 11.00 de ES TV ekranları başında olsunlar lütfen…

 

OZANCA

MUSTAFA'M KEMAL'İM

Ben sevdim mi ölümüne severim Mustafa’m

Gönül bahçemde susuz bırakmam sevgi çiçeklerimi

Seni yaratıp bu topluma armağan eden o güçten sonra

Birde sana ayırmışım yüreğimdeki ışıklı otağı…

Bu topluma adanmış bir ömürdü seninki

Öyle ki; anası belli babası elli yazgısını yazdırmadın ak alnımıza

Saltanatın altın anahtarı avucunun içindeyken

Reddi ilhak diyerek Ulusa taç ettin Cumhuriyeti…

Senin sonsuzluğa göçtüğün yaşlardayım Mustafa’m

Hala yaptıklarına, bıraktıklarına ermiyor usum

Şer bir güç kirletmeye çalışıyorken Anadolu’mu

Gaflet ve delalet içinde seyrediyor Ulusum…

Ay yıldızın gölgesinde dimdikti başımız

Yağsız da olsa doyururdu, kutsaldı aşımız

Bağımsızlık destanı yazan anamız bacımız kardaşımız

Yıldızlar kadar uzak artık birbirine Mustafa’m…

Biliyorum sen artık dönmeyeceksin

Bu Ulusun atisine el vermeyeceksin

Öyleyse sen de şunu bil Kemal’im

Bu kalpte asla ölmeyeceksin

Hepimiz birer Mustafa Kemal olacağız göreceksin…(Şinasi KULA)

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi