MUAMMER KAYTANCILAR İLE SABAH KAHVESİ…

MUAMMER KAYTANCILAR İLE SABAH KAHVESİ…

1 Kasım 2013 09:48
A
a

YAZIYORUM


Çok şükür diyerek başlayayım söze, çok şükür “Sabah Kahvesi” programı geniş kitlelerce izlenen ve sevilen bir program oldu. Bu güzel kentin renkli insanlarını bir bir ES TV ekranlarından halkımızla buluşturmaya devam ediyorum…

Sevgili ağabeyim Muammer Kaytancılar bu kentin değerli müzisyenlerinden, sanatçı kimliklerindendir. Uzun zamandır istediğimiz sabah kahvesi birlikteliğini nihayet dün yaşayabildik. Bu sohbete bir de “Köşe Bucak Hikâyelerin” kahramanı Tevfik Eriş de ortak olunca tadından yenmez bir hal aldı sohbetimiz. Satılmış Kılıç ismini anımsarsınız. “Halkalı Şeker” türküsünün derleyeni olarak bilinir. Fakat ben Muammer ağabeyimle yaptığım sohbette doğrusunu öğrenince bir hayli şaşırdım. Zarafeti, düzgün kimliği ile tanınan ve halk müziğine büyük emekler veren Ali Rıza Kalaycı üstadın adı olması gerekirken sadece Satılmış kılıç adının olması kaderin cilvesi sanırım. TRT ses sanatçısı Necla Erol’a bir Eskişehir konseri sırasında teslim edilir bu eser. Bu değerli isim de o türküyü kısa sürede tanınan türküler konumuna getirir…

Bilge ve Ömer şan çifti ile ilgili anısı da çok ilginç idi. Ömer Şan’ın insanlara kuş bakışı tavrından ötürü sözlü kavgaya girişir Muammer ağabey bir Eskişehir konserlerinde. Bilge Şan’a der ki; bu adama Altan da üstten de baksan önem arz etmiyor, boşa gitsin… Selahattin Alpay için de inanılmaz övgü dolu sözler sarf etti. Bir konserlerinde İhsan Öztürk(Üstatlardan)bağlaması ile eşlik ediyormuş Selahattin Alpay’a. Yahu o da aynı cihaza giriş yaptı, ben de aynı cihazda çaldım bağlamamı. Onunkinden inanılmaz güzel ses çıkınca şoke oldum, sırrını sordum. Ne cevap alsam iyi? Onun bağlamasındaki tellerin her biri altın suyuna batırılmış özel tellermiş meğer. Tanesi o günün değeri ile beş yüz lira…

Satılmış Kılıç ile Ali Karabıyık’ın dostluklarından anılar anlattı. Satılmış Kılıç çok hasta yatmaktadır. Ali Karabıyık kulağına eğilerek şöyle de; Le oğlum öl de kendimi kanıtlayayım artık. Senin yanında gölgede kalmaktan imanım gevredi. Hasta yatağında güldürür rahmetliyi…

Konser için zamanın ünlü bayan solistlerinden biri gelir kentimize. Eşlik eden bağlamacıyı istemez ve gazino sahibi yana döne eşlikçi arar. Ona yakın kişi denenir ve hiç biri beğenilmez. Sonunda Muammer Kaytancılar’a gelirle son umut. Çok kısa bir sohbet ve dinleme sonucu bayan karar verir, “tamam bu” der. Gecenin bitiminde ücretini takdim eder as solist kadın. Muammer ağabeyin anlaştığı paranın tam on üç katıdır aldığı para…

Yıldız Ayhan bir dönemin gerçekten de yıldız ismi idi. Ahmet Gazi Ayhan(eşi)baş bağlamacısıdır. Yıldız hanım program anında öfke ile eşinin bağlamasındaki ara kablosunu sökerek Muammer Kaytancılar’ın bağlamasına takar. Programın sonunda kuliste eşine adeta haykırır; “Bu kadar içme demedim mi Ayhan?

Ve Yılmaz Kırımızı ile ilgili sohbet bölümünde gözleri doldu. Bak dedi, bak Şinasi aylardır evden çıkmıyorum artık üzüntümden. İnanılmaz kilo aldım altmış küsur günde. Bir gerçeği net vurguladı ki Yılmaz inanılmaz birikimliydi. Adeta bir ayaklı arşiv idi… Ben de tüm kalbimle sevgili Yılmaz Kırmızı hocamızın sağlığına kavuşmasını diliyorum tüm kalbimle…

 

DIŞARDAN GAZEL

------

 

OZANCA

ESKİ DOSTLAR

Unutulmuş birer birer

Eski dostlar, eski dostlar

Ne bir selâm, ne bir haber

Eski dostlar, eski dostlar

Hayâl meyâl düşler gibi

Uçup giden kuşlar gibi

Yosun tutan taşlar gibi

Eski dostlar, eski dostlar

Unutulmuş isimlerde

Bilinmez ki nasıl, nerde

Şimdi yalnız resimlerde

Eski dostlar, eski dostlar… Hayri Mumcu

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi