YAZIYORUM
MİNİK BİR “SİYASİ DEDİKODU”…
Yılmaz Büyükerşen, 10 Ocak Çalışan Gazetecileri Günü’nde düzenlediği kahvaltılı toplantıda, köşe yazarları başta olmak üzere habercilere iyi giydirmişti. Ne ilginçtir ki, sekiz yerel gazeteden hiçbir gazeteci(!) üzerine alınmamıştı. Köşe yazılarınıza konu bulamadığınız her an “siyasi dedikodu” yazıları yazıyorsunuz. Eninde sonunda benden başka yazacak konu bulamıyorsunuz demişti. Memlekette sanki başka hiçbir konu ya da sorun yokmuş gibi aynı tekrarları yazıp çiziyorsunuz demişti… Hiç kimseler üzerine alınmadığından, hatta beş vakit aleyhinde yazılar yazanlar bile süt dökmüş kedi gibi dinlediler o gün Yılmaz Büyükerşen’i… İşte ben de bugün inadına, hocamın dediği tarzda bir yazı yazacağım. Yazının esinlenme kaynağı da şöyle gelişti. Her akşam saatlerinde gazete manşetini belirlemek üzere bir araya geliriz. Cuma akşamı yine Ömer Duru, Soner Yüksel, Esra Çevik, Arif Anbar, Merve Taver, Sadi Seda olmak üzere masanın etrafında toplandık. O gün ES TV’de programı olan ve haftanın üç günü gazetemizde spor yazıları yazan Osman Cemoğlu’da aramızdaydı. Muzurluk edesim geldi ve “Haydi herkes yerel seçimlerde büyükşehir belediye başkanlığına kimler aday gösterilecek tahmin etsin” dedim. Soner Yüksel, Ertuğrul Günay örneği gibi dışarıdan bir isim olacağını varsaydı. Sadi Seda Burhan Sakallı’nın olacağını, Ömer Duru’da adını yazmayacağım bir vakfın bu ismi istemediği için dışarıdan bir ismin aday gösterileceğini söyledi. Ben de Harun Karacan ismi üzerinde durdum. Çünkü “Önce Eskişehir” sloganı ile afişlerde gördüğümüz Harun Karacan’ın ısınma hareketleri yaptığını hissettim. Arif Anbar kardeşim de yapılan anketlerde saydığımız tüm isimlerin Büyükerşen’in çok gerisinde kaldığını ve bu isimlerin olmayacağını söyledi. Hayatın gerçekleri ne gösterir ne yaşatır bilemeyiz hiç birimiz. Lakin “Şaka ile karışık Sadri Alışık” tekerlemesindeki gibi bizler şaka ile karışık tahminlerimizi yürüttük. O güne kim öle kim kala bilinmez ama Yılmaz Büyükerşen adı var oldukça karşısındaki herkesin işi öylesine zor ki!
DIŞARDAN GAZEL
Mustafa Gürhan bir elektronik posta yollamış ve soruyor. “Eskişehir dahil yurdun dört bir yanında Uğur Mumcu anıldı. Öncelikle belirteyim ki o dahil, onun gibi tüm aydınlarımıza kıyanlara lanet olsun. Ama koca yirmi yıl katilleri bulunamadığı için zaman aşımı gerekçesi ile artık katilleri ellerini kollarını sallayarak gezebilecekler. Göstermelik anmalarla görevlerini yerine getirdiğini sananlara soruyorum, içleri gerçekten rahat mı?”
OZANCA
BİR BEN MİYİM?
Yine akşam oldu hüznüm demlenir
Efkâr batağımın çiçekleri canlanır
İçimdeki gurbette acım korlanır
Bir ben miyim dünya, sana çok gelen?
Şinasi KULA