Prof.Dr. Alper Çabuk

Mimarlık...Ekolojik Olanı...

Mimarlık...Ekolojik Olanı...

6 Ocak 2014 09:19
A
a
En son kendi evimizde enerji verimliliğini sağlamak için, dolayısıyla daha çevreci ve ekolojik bir yaşama katkı sağlamak için, bireysel olarak neler yapabileceğimizden bahsediyorduk. Araya Filipinler’deki fırtına, ardından Avrupa’daki fırtına girdi, sonra 1.Uluslararası Türk Dünyası Çevre Sorunları Sempozyumu girdi, yeni yıl falan derken, laf karıştı gitti. Bugün kaldığımız yerden devam edelim.... En son sadece tüm dünyada ortak bir karar alınıp, akkor ampuller yerine enerji verimli ampuller kullanılması halinde dünyada yüze yakın termik santralin kapatılabileceği ve bunun da dünyayı çok daha yaşanabilir hale getirebileceğinden, iklim değişiklikleriyle mücadele açısından bunun bile önemli bir başlangıç olabileceğinden bahsetmiştik.
 
Yine silindir hacmi küçük, mümkünse hibrit ya da elektrikli ve karbondioksit emisyon değerleri düşük olan araçlar kullanılmasını önermiştim, bu noktada sıfır otomobil alımlarında artan ÖTV oranları da dikkate alındığında, devlet büyüklerimize aynı anımsatmayı yapmakta yarar görüyorum: “Hibrit araçlarda, tıpkı elektrikli araçlarda uygulanageldiği gibi ÖTV’in düşürülmesi – ÖTV alınmaması, ülkemizin karbondioksit emisyonlarının azaltılmasında önemli katkı sağlayacak, otomobil satışı ve Türkiye’de fosil yakıtlar yerine alternatif enerji kaynaklarını kullanan araçların ve hibrit araçların AR-GE faaliyetleri açısından cazip bir atmosfer oluşmasını sağlayacak, azalan akaryakıt gereksinimleri nedeniyle ithalatımızı, dışa bağımlılığımızı, cari açığımızı azaltacaktır”.
 
Geçtiğimiz haftalarda biraz da ekolojik mimarlıktan bahsetmiştik. Bu hafta neden önemli olduğunu vurgulamaya çalışacağım. Dünya Mimarlık Günü, 1985 yılından beri her sene Ekim ayının ilk Pazartesi günü Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Habitat Günü ile beraber kutlanıyor. Altı yıl önce 1 Ekim Pazartesi gününe denk gelen Dünya Mimarlık Günü, “Mimaride Sıfır Karbondioksit Salınımı” temasıyla sıcak gündem maddesi iklim değişikliğine dikkat çekiyordu. Neden Dünya Mimarlık Örgütü, Dünya Mimarlık Gününde böyle bir temaya dikkat çekti? Çünkü bütün sera gazı emiliminin %50’si inşaat ve ulaşım sektörü tarafından üretiliyor. İnşaat sektörü tek başına yıllık enerji tüketiminin %50’sinden sorumlu. İnşaat sektöründeki her aktör, bu durumda sorumluluğunun bir parçasını üzerine alıyor, ayrıca her aktörün iklim değişikliği üzerindeki etkisini azaltmak konusunda yeteneği var. Dünya Mimarlık Örgütü mimarlara şöyle bir çağrıda bulunuyor: Mimarlar, iklim değişikliği üzerindeki insanların etkisini azaltmak konusunda, yetenekleriyle ön sırada olarak bunu cesaretlendirmeli.
 
Ayrıca meslektaşlarına şunları öneriyor:
 
- Mimarlar, mutlaka çalışmalarında kullandıkları bütün malzemelerin enerji performansı konusunda titiz olmalı.
 
- Ayrıca, bu malzemelerin üretimi, taşıması, tüketimi ve devamındaki karbon salınımını da düşünmeli.
 
- Dünya’daki doğal kaynakların korunması, atıkların giderilmesi, geri dönüşümü, yerel kaynakların kullanımı her mimarın sorumluluğunda.
 
...ve ilave ediyor... Bütün know-how (bir şeyi yapabilme bilgisi), teknikler, teknolojiler ve buluşlar mutlaka mimarları ekolojik konulara yaklaştırmalı. Dünya Mimarlar Birliği’nin (UIA) 1.300.000’i aşan üye sayısı ve onları Dünya üzerindeki dağılımı bu savaşta önemli bir potansiyel oluşturuyor. Dünyada pek çok mimar bu hedefe kendini adadı. Biz çalışmalarını kamulaştırmalarını, metotlarını, hedeflerini, sonuçlarını anlatmalarını ve böylelikle diğerlerinin de onların tecrübelerini öğrenebileceğimizi umut ediyoruz. Zamanımız sayılı, fakat Dünya Mimarlık Örgütü’nün küresel topluluğunun birleşmiş gücü bunu yapabilir. Yukarıdaki yazılanlar, Dünya Mimarlar Birliği’nin karbon salınımına ve bunun iklim değişikliğine etkileri üzerinde mimarları bir kez düşünmeleri konusunda yaptıkları uyarıları. Bize burada düşen yapı ve yapım sektöründe çalışan mühendislik alanlarını, mimarlığı, iç mimarlığı, peyzaj mimarlığını temsil eden TMMOB’a bağlı meslek odalarının ve TMMOB’un mimar ve mühendislere benzer bir çağrıda bulunmasını önermek...
 
Unutmamak lazım: Dünya’daki sera gazının emiliminin %50’sinin inşaat ve ulaşım sektörü tarafından üretiliyor olması ve inşaat sektörünün enerji tüketiminden ise tek başına %50’sinden sorumlu olması gerçekten kaygı verici. Mimarların ve mühendislerin tasarımda aldıkları kararlar, malzeme seçimi çok önemli. Bunu da dünya geneline vurduğumuzda “Daha iyi bir çevre için daha iyi bir mimarlık, daha çevreci ve ekolojik bir yapı stoğu için” mimarlara ve mühendislere gerçekten önemli bir rol düşüyor. Günümüzde binaların karbon salınımını azaltılması konusunda profesyonel hizmet veren şirketler var. Emin olun, ekolojik olan yapı, yapım maliyetleri daha yüksek olan yapı değil... Çoğu kez ekolojik olan daha ekonomik üretim süreci anlamına da geliyor... Ayrıca ekolojik yapıların işletme ve enerji giderleri de çok önemli miktarda azalmış oluyor. Eeeee? Daha ne olsun? Özellikle son dönemde dilden dile dolaşan, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunla hızlanan kentsel dönüşüm sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri de daha temiz ve yaşanabilir bir Türkiye için, ekolojik mimarlık kurallarına dikkat edilmesinin sağlanması....
 
..............................................
 
Bireysel olarak yaşam döngümüz içinde ne kadar karbon ürettiğinizi merak ediyorsanız, bazı internet siteleri yardımıyla bunu hesaplayabilirsiniz ve nasıl azaltabileceği konusunda fikir alabilirsiniz. Ben size iki web adresi önereceğim.
www.carboncalculator.co.uk/calculator.php ve www.carbonfootprint.com/
 
............................................
 
Dün sevgili oğlumun, Alp Deniz’imin doğum günüydü... On yaşına giriyor... Fidanım büyüyor... Karbon emisyonsuz günler dilerim... Herkese iyi haftalar....
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi