Toplumun tanıdığı bir insan olmanın, olumlu getirileri yanı sıra ağır bedelleri de vardır saygın okurlarımız. Bu ağır bedellerden birisi de hayati yanlışlıklarınız olduğu an toplumun kara listesine alınmanızdır. Ağzınızla kuş tutsanız bir daha gönüllerdeki yerinizi bulamaz, hatta herkesin sizi nefretle bakan gözleri altında ezilir gidersiniz. Bu itham inanılmaz kötü bir itham değil midir soruyorum hepinize? Bundan daha büyük ithamlar da artık direkt yüze edilen aleni küfürlerdir ötesi yok! Geçtiğimiz günlerdeki köşe yazılarımın birisinde de değindim. Defalarca milli olmuş bir kaleci için de benzeri bir olay yaşanıyor. Her gittiği ilde takımı ile maça çıkarken, on binlerce kişi tarafından aynı anda “vatan haini …”tezahüratı altında imanı gevriyor bu zatın! Peki insan nasıl göze alabilir böylesine vahim bir sonu, bunun için gözünü ne karartabilir ki? Tüm saygınlığını yitirmeyi göze alacak, uğruna gözünü karartacak neden ne olabilir ki? Sanırım duygusal nedenlerdir! Yani Napolyon’un dediği gibi para, para, para ve kibir…
Mesleğe başladığından bu yana 27 başbakan, 36 hükümet gören kişiyi çoğunuz tanırsınız. Onu “liboş” lakabı ile daha geniş kitleleriniz tanır üstelik. Her türlü kaygan zeminde, tüm iktidarları şakşaklayarak dans eden bu zatı muhterem ne ilginçtir ki her iktidara gelen erkin de gözbebeği olmayı başarmaktadır. Kimse de “yahu sen bizden önceki hükümetin de kanatları altındaydın, ona da çok yaşa padişahım diyorsun” sorgulamasını yapmaksızın onu önemsemektedirler. Onu yazılı ve görsel medyalarında ihya etmektedirler. Alanın da verenin de karlı çıktığı bu kavilleşmede tek zararlı çıkan halktır tabii. Gerçeklerden uzaklaştırılan, doğru ve yanlış kavramlarının çoğunun belleklerinde kaosa dönüştüğü halk zararlı çıkmaktadır inanın. Dedim ya “milli yalaka” gerçekten hoş bir sözcük değil. Ama anlatılmak istenen özelliklere sahip böylesi türler ne yazık ki yazılı ve görsel medyada gittikçe çoğalmaktadır. Bireysel ikbali uğruna hayâda sınır tanımayan güruhun kadınlı erkekli versiyonu ne yazık ki sanıldığından da çoktur. Bu örneklerden dişi bir tür “Türk’üm demeyi canım çekmiyor” demişti. Kendince haklıdırlar, çünkü bunların öğünecekleri ve uğruna gözlerini karartacakları yegâne değer yeşil dolarlardır!
Salih Koca’ya On bir Soru!
CHP Eskişehir İl Başkanı Ersin Yeniceli, hükümetin aksayan projelerini ve tutulmayan sözlerini “ne oldu” diyerek hatırlatarak AKP Eskişehir milletvekili Salih Koca’ya sorular basın aracılığı ile soruşlar sordu.
1-Şehir içi demiryolu Çamlıca’ya kadar devam edip, oradan yüzeye çıkacaktı.
2- Proje Şeker Fabrikasının hemen bitiminde başlayacak ve şehri terk ettikten sonra yerüstüne çıkartılacakken, yalnızca 1400 metrede bitirildi. Şehrin ortasında yerüstüne çıktı.
3- Dört gidiş-dört geliş bulvar olarak düzenlenecek ve şehir içi trafik rahatlatılacaktı. Hatta bulvarın ismi bile dillendirilmişti.
4- Büyükşehir Belediyesi, tünelin üzerindeki alanın devredilmesini defalarca talep etti, reddedildi. Şimdi Salih Koca, tünel üzerindeki düzenlemeyi Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gerektiğini, ancak yapmadığı için TCDD’nin yaptığını söylüyor.
5-2011 seçimlerinde Eskişehir’e 3’ncü üniversite sözü verilmişti tutulmadı…
Bunun gibi tam on bir soru var daha. Sorulara yanıt verir mi vermez mi bilemem. Ben sadece bir soru soracağım. Gerçekten de stadyum başta olmak üzere, açılması gereken çoğu hizmet alanın açılış tarihleri neden çok gecikti? Büyükşehir Belediyesi ile alakası olmadığı halde neden olumsuz sebep olarak her halükarda orası gösterildi?
OZANCA
Öyle yıkma kendini
Öyle mahzun, öyle garip
Nerede olursan ol
İçerde, dışarıda, derste, sırada
Yürü üstüne üstüne
Tükür yüzüne cellâdın
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile
Tırnak ile diş ile
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni… Ahmed ARİF
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
