Milli Eğitim Müdürümüze sorular!

Şinasi Kula yazdı

3 Mart 2016 09:00
A
a
İsmini ayan beyan afişe etmek istemediğim bir imam hatip ortaokulundan bahsedeceğim bu köşe yazımda. Anladığım kadarı ile okul binası yeni olduğundan bunun getirdiği birtakım sıkıntılar da yaşanıyor hala hazırda. Örneğin sosyal paylaşım sitelerinden paylaştıkları kadarı ile bu sıkıntılardan biri şu; “ara dönemde bina değiştirdiğimiz ve servis firması servis ayarlamakta sıkıntı yaşadığı için ders başlama saati 9.40 olmak zorunda kalmıştır. Seneye 2016-2017 eğitim öğretim yılından itibaren ders başlangıç saatleri 8.30 - 9.00 arası olarak ayarlanacaktır” demişler…
Tarafıma yollanan bilgi ve fotoğraflardan anlaşılacağı üzere velilerden ve öğrencilerden yana bazı rahatsızlıklar söz konusu. İddiaları kısaca şöyle özetleyeyim…
                                                    ***    
Ödül hak eden öğrencinin yerine bir başka öğrenciye ödül verildiği, kamuoyunun yanıltıldığı iddiası. Yaşanan bu gelişmelerden de Milli Eğitimi Müdürümüzün ve Şube Müdürü’nün de bilgisi varmış... Okulların açıldığı ilk gün fiziksel koşullar olumsuz olduğu için 150 civarında veli çocuklarını başka okullara nakletmiş. Şu anki bazı sınıfların hali de benzer biçimdeymiş. Eskiden morg olarak kullanılan odalar sınıfa döndürüldüğünden aşırı koku rahatsız ediyormuş çocukları. Tepki gösteren velilere “beğenmiyorsanız başka okula gidin” deniyormuş. Bu yüzden ismi bende saklı bir velinin çocuğunu tartakladıkları için çocuğun velisi okul müdürünü ve okul aile birliği başkanını savcılığa şikâyet etmiş…
                                                   ***
Bu iddialar birkaç velinin bana ilettikleri şekilde ve okul ismi dâhil tüm isimleri gizli tutuyorum farkındaysanız! Milli Eğitim Müdürümüzün bu sorular karşısında suskun kalmayacağına inanarak, böylesinin uygun olduğunu düşünüyorum tabii!
Şimdi dile getireceğim iddialar da bizzat benim bire bir tanıdığım kişiden bizzat tarafıma verilen bilgilerdir…
Söz konusu arkadaşımız okulu ziyaret etmek üzere aracı ile okulun bahçesine park edip okulun müdürü ile görüşmek üzere gittiğinde tatsızlık yaşar. Örneğin okul güvenliğinden sorumlu bir bey tarafından çeşitli gerekçeler gösterilerek bahçeye alınmaz. Ziyaretçi arkadaşımız kendisini tanıtarak (ben de kamu görevi yapıyorum ve imam hatip kökenliyim şeklinde) anlayış göstermesini ister güvenlikçinin. Lakin emekli bir polis olduğunu söyleyen görevli ise rest çeker vaziyette dediğinden geri adım atmaz! Okul müdürüne bu durumu ileten arkadaşımız okul müdürünün de tepkisi ile karşılaştığında şaşkınlığını gizleyemez. “Ben bu şartlarda sizlerle görüşmesem çok daha hayırlı olur” diyerek kahredip geri döner…
Şikâyetlerden bir tanesi de okul müdürünün sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı fotoğraflardan bir tanesi. Okul müdürünün yüzünü özellikle flulaştırdığım fotoğrafta beyimiz silah talimi yapar biçimde poz veriyor objektife. Belli ki silaha karşı bir ilgisi, sevgisi var. At-avrat-silah tekerlemesini dilinden düşürmeyen aziz milletimizin kanıksadığı değerleri o da baş tacı etmiş her halde! Kişilerin silahları ile atış yaparken objektiflere poz vermesi suç mu kardeşim diyenlere yanıtımı anında vereyim isterseniz. Suç kardeşim!
Eğer bir de bu kişi kendisini eğitimci olarak addediliyorsa, toplumun iğrenç biçimde ruhsatsız silahlara (pompalı, tek kırma, kuru sıkı vs) karşı mevzilendiği şu dönemde kötü bir örnek teşkil etmesi gerekçesi ile suç. Ha bu kanunlar karşısında olmayabilir. Kamu vicdanı ve toplumsal öğreti bağlamında aynen de suç hem de…
Belli meslekler vardır, kutsal diye anılır toplumca. Kutsal diye anılanlarından biri de öğretmenliktir işte bu mesleklerin. O okul müdürünün bu fotoğrafını gören çocuğun alacağı direkt mesajı sizler de benim gibi tahmin ediyorsunuzdur öyle değil mi? Geçenlerde yaygın medyaya Tokat’ın ilçelerinden birinin milli eğitim müdürünün fotoğrafları neşredildi. Muhterem müdürümüz iktidar partisi milletvekillerinden birinin de kardeşiymiş ayrıca! Sanırım bunu da bir ayrıcalık olarak görüp hiç çekinmeksizin paylaşmış ayan beyan biçimde! Ben 25 yıl öğretmenlik yapmış bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak şunu bilir şunu söylerim…
Hata yapmak insana mahsustur, hepimiz yapabiliriz. Hele ki mesleğe ilk başladığımız gençlik yıllarımızda aklımız bir karış havada olabilir. Bunları hoş görmek olasıdır, insancadır. İyi de beyler ve bayanlar; orta yaşa ermiş biri için, bir okul müdürü için böylesine kötü bir örnek için de aynı hoşgörüyü göstermek hangi vicdana sığar? Ne diye örtebilirsiniz ya da görmezden gelebilirsiniz bu nahoş görüntüleri? Televizyon kanallarındaki nice sığ dizilerde ölümcül silahları ayan beyan neşreden karelerden etkilenen okul müdürümüzün BARIŞ eksenli mesajlar vermesinin zamanı geldi de geçiyor kanımca! Ortadoğu’nun içler acısı haline şöyle bir bakıp, bir an önce emekli bir meslektaşının bu uyarısını ciddiye almasını dilerim…
Milli Eğitim Müdürümüzün de konuya kayıtsız ya da sessiz kalmayacağını umut edenlerdenim!
 
 
OZANCA
 
Zehir oldu ekmeğimiz aşımız
Sele döndü gözlerdeki yaşımız
Diyoruz başımız sağ olsun ama
Hiç bir zaman sağ olmuyor başımız…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi