Meydan’ı AK Parti’ye siz bıraktınız

18 Ağustos 2016 09:01
A
a
15 Temmuz akşamı FETÖ tarafından kalkışılan başarısız darbe kalkışmasının üzerinden bir ay geçti…
Darbe kalkışmasının bütün gerçekleri net olarak ortaya çıktı…
Karanlıkta kalan bazı sorularda, kalkışmaya karışanların verdikleri ifadeler ve yeni yeni olayla ilgili görüntülerin çıkmasıyla onlarda aydınlanıyor…
Her akşam ulusal TV’lere çıkanlar 15 Temmuz kalkışmasıyla ilgili bütün gerçekleri enine boyuna anlatıyorlar…
Ama hala birileri kalkışmanın ciddiyetini anlayamamış…
Eskişehir’de biri sağ diğeri sol görüşlü iki arkadaşla sohbet ettim…
Sağ görüşlü arkadaşım, yaşanan darbelerden en çok zarar gören Adalet ve Doğru Yol Partisi kökenli…
Sol görüşlü olanı ise DSP’li…
DSP’li arkadaş 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe kalkışmasının FETÖ ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında geçen bir oyun olduğundan şüphelendiğini düşündüğünü söylüyor…
Sağ görüşlü arkadaşla biraz sohbet edince o da kalkışma ile ilgili kafasındaki bazı soru işaretlerinin gittiğini söyledi…
Ama DSP’li arkadaş inandırıcı bulmadığını ısrarla söylüyor…
Yine zaman zaman sohbet ettiğim kişilerden 27 gün süren 25’i vilayet meydanında tutulan “Demokrasi Nöbetleri” ile ilgili eleştiriler sürüyor…
“Ben kaç akşam gittim. Hep AK Parti’liler vardı. AK Parti’nin şarkıları çalıyordu. Herkesi kucaklayan bir nöbet değildi. AK Parti’nin etkinliği gibiydi” diye…
Ben “Demokrasi Nöbetleri”nin 13 veya 14’üne katıldım…
Hemen hemen meydanda her akşam aynı kişiler vardı…
Cuma, Cumartesi günleri daha kalabalık oluyordu…
Yeni yüzler hafta sonları ekleniyordu…
“Meydanda sadece AK Partililer vardı” demek doğru değil…
Ben gözlerimle gördüm…
CHP’den, MHP’den, Demokrat Parti’den, DSP’den, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi ile diğer partilere gönül vermiş samimi olduğum veya olmadığım insanlarda vardı vilayet meydanında…
Diğer partilerden nöbete desteğe gelenlerin içerisinde sayıları 20 bilemedim 30’u geçmese de gece yarılarına kadar meydanda olduklarını bizzat ben gördüm…
“Demokrasi Nöbeti”ne destek verenler kimlerdi?
Başta Vali Azmi Çelik…
AK Parti Milletvekili ve Kültür Turizm Bakanı Nabi Avcı…
AK Parti Milletvekilleri Harun Karacan ve Emine Nur Günay…
AK Parti’nin İl Başkanı Dündar Ünlü…
Odunpazarı İlçe Başkanı Volkan Doğan, Tepebaşı İlçe Başkanı Ertuğrul Dindar ile yönetim kurulu üyeleri…
İl ve Odunpazarı, Tepebaşı İlçe Kadın Kolları, gençlik kolları başkanları ve yönetim kurulu üyeleri…
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer…
CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen…
CHP’li Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt…
CHP’li Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç…
CHP’li Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı…
CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Vural Yörük…
AK Partili başkanların koltuklarda oturduğu 10 dış ilçe ile Tepebaşı İlçe Belediyesi vilayet meydanında 25 gün boyunca stant kurarak kimisi çay, kimisi çorba, kimisi pilav ayran, dondurma, tatlı ve Türk Bayrağı dağıttılar…
MHP İl Başkanı Kadir Bıyık, Saadet Partisi İl Başkanı Fesih Bingöl, Doğru Yol Partisi İl Başkanı Fevzi Yalçın, Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Ahmet Ulupınar…
Bir gün de olsa meydana gelip, konuşma yaptılar, “Demokrasi Nöbeti”ne destek verdiler…
Özellikle Türkiye genelinde düzenlenen “Demokrasi ve Şehitler” mitingine Türkiye’nin birçok ilinde CHP İl Başkanları, Merkez ilçe ve ilçe başkanları, milletvekilleri katılmasına rağmen Eskişehir’deki mitinge CHP’den “Demokrasi Nöbeti”ne destek için gelenler katıldılar…
CHP İl Başkanı Sinan Özakar, ile Milletvekillerinden Gaye Usluer ve Cemal Okan Yüksel, ne “Demokrasi Nöbeti”ne ne de “Demokrasi ve Şehitler Mitingine” katılmadılar…
CHP’liler, MHP’liler “Demokrasi Nöbetleri”ne parti olarak gelmeyince meydanda ister istemez AK Partililere kaldı…
Vilayet meydanını AK Partililere kaldı ise, “Demokrasi Nöbeti”ne CHP, MHP ve diğer partilerin destek vermemelerinden kaynaklandı…
Eğer onlarda meydana gelmiş olsa tam bir kaynaşma olacak ve AK Parti’nin ağırlığı hissedilmeyecekti…
CHP Milletvekili Cemal Okan Yüksel, nöbetlere neden gelmediğini Sakarya Gazetesi’nden Ali Baş’a şu sözlerle ifade etmişti:
“Bugün demokrasi nöbetleri amacını aşmış, bir arınma ayinine dönüşmüştür. Katılmadım benim arınmaya ihtiyacım yok.”
Bu yazımı yazarken aklıma şu soru geldi:
“Demokrasi Nöbeti”ne katılan CHP’li Utku Çakırözer, Yılmaz Büyükerşen, Kazım Kurt, Ahmet Ataç, Vural Yörük arındılar mı?
Sayın Yüksel, Ali Baş’a “Demokrasi Nöbeti”ne neden katılmadığının gerekçesini “benim arınmaya ihtiyacım” yok diye ifade ederken, partili büyüklerine bu şekilde gönderme bulunmak istedi? Diye düşünmez mi insanlar…
TEBRİKLER FEVZİOĞLU’NA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu tabiri caiz ise kanlı bıçaklı gibiydiler…
15 Temmuz akşamına kadar bir birlerine söylediklerini bırakmadılar…
Önceki gün TV’lerde izledim…
İllerdeki baro başkanları ile birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ederek, darbe kalkışması gecesi tavrını açıkça koymasından dolayı kutladı ve ,”açıklamalarınızı duyunca içimiz ferahladı. Zatiliniz bu darbe girişiminin püskürtülmesinde çok önemli görev yapmıştır. ‘Kalkışmanın taktik hedefi Cumhurbaşkanımız, stratejik hedefi Cumhuriyetimizidir' demiştik. Türkiye muhtemel bir iç savaşın eşiğinden düşmüştür. Ancak tehlike geçmemiştir” dedi…
Kendisini bu dik duruşu ve 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de kişilerin bir birleriyle yaklaşması, yakınlaşmasına, hafızadaki silerek bundan böyle birlik-beraberlik içerisinde yakınlaşmaya katkı sağladığı için de bir Türk vatandaşı olarak teşekkür ve tebrik ediyorum…
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Metin Feyzioğlu’nun arasındaki “kesinlikle erimez” denilen buzlar bu şekilde eridi…
Bu yakınlaşmadan, sıcaklıktan, samimiyetten kim kazançlı çıktı?
Elbette ki Türkiye ve Türk halkı…
Görüşmeden sonra Feyzioğlu, gazetecilere bakın ne demiş:
“Güzel müjdeli bir haberi sizinle paylaşmaya iznim var. Can da atıyorum. Türkiye bir Yenikapı mitinginin mutluluğunu yaşadıktan sonra ayrı bir adli yıl açılışları olmasın diye düşündük".
Ben 15 Temmuz akşamı yaşanan “Darbe Kalkışması”nın hala bir oyun olduğunu düşünenlere, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 79 ilin Baro Başkanları ile birlikte yaptığı ziyarette söylediklerini tekrar tekrar okumalarını öneriyorum…
 
*-******
 
Taraftarlar koşuyor,
iş adamları susuyor!
 
TFF 1’nci lig maçları bu hafta sonu başlıyor…
Eskişehirspor ilk maçını Pazartesi günü saat: 21.45’de deplasmanda Balıkesir Spor ile oynayacak…
Efsane Başkan Halil Ünal ile ona çok büyük güven duyan, destek veren yönetim kurulu üyeleriyle birlikte TFF 1’nci ligde şampiyonluğa oynayacak süper futbolculardan oluşan yeni bir takım yarattılar…
Halil Ünal ile yönetim kurulu üyelerinin el ele vererek oluşturdukları bu kadro eğer geçen sezon olsaydı, siyah-kırmızılı takım kesinlikle ligden düşmezdi…
Şampiyonluk için mücadele edecek bir takım yaratılmasına rağmen, Eskişehirspor’a hala iş adamları, sanayiciler, tüccarlar uzaktan bakmayı tercih ediyorlar…
Kombine satışları başladı…
Taraftarlar sosyal medya hesaplarından bir birlerini “kombine” almayı teşvik ederken, esas alması gerekenler bugüne kadar sessizler…
Neyi bekliyorlar? Anlamış değilim…
Es-Es’in büyük taraftarları, her zaman olduğu gibi, bu sezonda fedakârlık için kolları sıvadılar…
Kombine almak için bir birleriyle yarışa giren taraftarları kutluyorum..
Önceki gün Valimiz Azmi Çelik Eskişehirspor tesislerine giderek Başkan Halil Ünal, Teknik Direktör Alpay Özalan ve Sportif Direktör İzzet Erdoğan ile yöneticilerle görüşmüş…
Ziyarette Vali Çelik şunları söylemiş:
“Bütün bir kentin, desteği ve gayretiyle başarılı bir sezon geçmesini istiyoruz. Gelecek sezon da Eskişehirspor'un hak ettiği ligde, hak ettiği başarıyı göstermesini diliyoruz. Herkesin Eskişehirspor'u sahiplenmesi lazım.."
Vali Azmi Çelik’in de ifade ettiği gibi, herkesin Eskişehirspor’u sahiplenmesi gerekiyor…
Eğer sahip çıkarsak Es-Es tekrar süper lige çıkar…
Uzaktan seyretmeye devam edersek, şampiyonlukta süper ligde hayal olur…
Tercih Eskişehir halkının…
Eskişehirspor’u seven ile sevmeyenleri o zaman görürüz…

Günün Sözü         : Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.  Eflatun Platon
Dedem diyor ki    : Birini kötülemeye çalışırsan asla amacına ulaşamazsın. Çünkü başkasına sürmek istediğin çamura önce kendin bulanırsın…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi