MEKTUBA MEKTUP!

MEKTUBA MEKTUP!

17 Nisan 2013 09:26
A
a
YAZIYORUM
 
MEKTUBA MEKTUP!
 
… merhaba,
Öncelikle şunu bilmeni isterim ki evladım yaşında birisi ile hiçbir bireysel husumet ve hesabım olamaz. Hiçbir ideolojik yapılanması olmayan popüler kültürün dayatmalarını kanıksamış ve uyuşturulmuş(her anlamda-madde de dahil) nefsini yaşayan kayıp gençlikten seni ve senin gibi gençleri bin kez tercih ederim. Her ne kadar tahammül sınırımızı zorlayan dünya görüşlerine sahip olsak da seni ve senin gibileri az önceki örneklerle kıyasladığımda değer görmekteyim. Yarınlarınız adına ve yaşanası bir dünya adına verdiğiniz uğraşta samimi olduğunuzu bilmekteyim. Ufak bir iki ayrıntıyı paylaşmak zorundayım seninle. Benden yedi yaş küçük kardeşim(51 yaşında) 12 Eylül’ün cellâtlarınca Mamak tezgâhlarından nasibini aldı. O yıllarda fişlenen 650.000 kişiden birisi ve biz de onun ailesiydik. Bir şekilde hapisteki dışarıdakinden çok daha rahattı inan o günlerde. Çocuklarımın annesi dâhil(ki ideolojik olarak en sıradan olanıydı),bir buçuk yaşındaki oğlum dâhil, Yaşlı babam ve annem dâhil bu bedele ortak olduk. Senin nefret ettiğin kadar nefret ediyorum dersem yalan olur darbecilerden… Senin onlara olan nefretin benim nefretimin yanında mazlum kalır bu net. Ama devrimci bir geleneğin öğretisinden pay almış bizleri, bedel ödemiş bizlere aklı sıra “faşist” yakıştırmasını hak görenlere tahammül edemiyorum. Günde üç ayrı hap kullanan bir hipertansiyon hastası olarak yemin ederim ki kimi zamanlar kontrolümü asla elimde tutamıyorum. Hani derler ya halk dilinde? Hastalığımın verdiği acz ile “hakım derken mokum” diyebiliyorum haksızlığa uğradığım anlarda. Benim oğlumun adı Hıdır, Polatlılı bir Kürt kardeşimin adını verdim gençlik yıllarımızda. Onun oğlunun adı da Şinasi, ikisi de 34 yaşındalar şimdi. Halkların kendi kaderini tayin hakkına hep inana geldik. Ama Sevgili kardeşim, bu Soros kaynaklı ABD güdümlü BOP planı ile olmamalı. Kardeşin kardeşe düşman edildiği bu biçimi içime sindiremem. Ben de acılar çektim lakin asla T.C kavramından tiksinmedim. Bu ülke bizim, acısı tatlısı ve yaşanmışlıkları ile bizim ülkemiz burası. Sosyalist ülkeleri seksen parçaya bölen bu emperyalist güçten icazet alınarak halkların kaderini tayin hakkı inandırıcı olmaz. Emperyalizmden benim kadar tiksiniyorsan, o gücün “bizim oğlanları” olan darbe ve darbecilerden benim kadar tiksiniyorsan, Tam Bağımsız bir ülke ise hayalin, emeğin sömürülmediği ve eşitlik kavramının tüm insanlar üzerinde mümkün olduğunca paylaştırıldığı günler ise o zaman nerede ne sorunumuz var seninle? Sen beni işbirlikçi görerek, ben seni işbirlikçi görerek paramparça edilmiş güçlerimizle nereye varabileceğiz? Selamlar…
 
 
 
 
UZAKTAN GAZEL
 
DSİ BENTSPOR ÜZERİNE…
 
Ne yazık ki bire bir tanıştıktan sonra, çok daha detaylı bilgi sahibi olabildim. Spor yazarları dururken sporla ilgili konulara dalıp köşemden bilgelik yapmak hiç tarzım olmadı, antipati duydum bilakis! Ama DSİ Bentspor antrenörü Kazım Tokat’ı bire bir tanıdıktan sonra yerel medya olarak ne kadar ilgisiz ve bilgisiz olduğumuzu bir kez daha anladım…
Duydum ki Karabük’ teki turnuvada voleybolcu kızlarımız elenmiş. Erol Şenöz gibi, Kazım Tokat gibi yüreklerini amatör sporlara adayan yöneticilerimiz oldukça başarısızlık söz konusu olamaz…
Yani galip sayılır bu yolda mağlup…
 
 
OZANCA
 
Ey insan haklarının aslanca şehitleri
O eski palabıyıklı, dev gibi yiğitleri
 
Dal gibi bedenlerle imrendiren çocuklar
Ey toprağın koynuna güvey giren çocuklar
 
Hürriyet kızı size gözyaşı dökmektedir
Kanınızdan bu yurdun şafağı sökmektedir…
Anonim…
 
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi