Siyasi bir kavram gibi algılansa da, meclis üyeliği artık günümüzde bir meslektir. Yaşadığı il ya da ilçenin sorunlarına çözüm aramak, ilin imarını düzenlemek gibi görevleri olan belediye meclisi üyeleri, bağımsız veya herhangi bir partiden meclis üyeliğine seçilirler. Düzenli maaş almasa da oturum başına 125 TL alır. Yani en fazla ayda 625 TL maaş alır. Belediye meclisi üyelikleri için son genel nüfus sayımı sonuçlarına göre:
Nüfusu 10.000’e kadar olan beldelerde 9
Nüfusu 10.001’den 20.000’e kadar olan beldelerde 11
Nüfusu 20.001’den 50.000’e kadar olan beldelerde 15
Nüfusu 50.001’den 100.000’e kadar olan beldelerde 25
Nüfusu 100.001’den 250.000’e kadar olan beldelerde 31
Nüfusu 250.001’den 500.000’e kadar olan beldelerde 37
Nüfusu 500.001’den 1.000.000’a kadar olan beldelerde 45
Nüfusu 1.000.000’den fazla olan beldelerde 55 asıl ve aynı sayıda yedek üyelik hesaplanır…
Diyeceksiniz ki en fazla 625 TL aylık için değer mi bu hengâmeye? Valla sonuç ortada baylar bayanlar, demek öylesine cezbeden bir yanı var ki yerel seçim zamanı ortalık toz duman oluyor daima! Belki bu hizmet aşkı(!), belki daha önemli görevler e aday olmak adına bir basamak ne derseniz deyin…
Genel tanımlama olarak meclis üyelerinin ne iş yaptığını açıkladık dilimiz döndüğünce. Lakin benim sormak istediğim Eskişehir geneli ile ilgili elbet. O parti, şu parti diye kategorize etmeden hepsine ortak soruyorum şimdi; Eskişehir’de meclis üyeleri ne iş yapar? Yukarıda sıraladığımız ortamların dışında hiçbir işe veya topluma karışmazlar mı? Sadede gel Şinasi Hocam diyorsanız hemen efendim…
30 Ağustos bu ulusun Zafer Bayramı, 2 Eylül de şehrimin Kurtuluş Günüdür. Eskişehir’de. X parti, Y parti ayırt etmeksizin bu önemli günlerde yüksünmeden, tembellik etmeden, gerekçe göstermeden tüm meclis üyelerinin bunu bir görev olarak algılayıp kutlamalarda olması gerekmez mi? Belediye meclisinin çatısı altında el kaldırıp indirmek midir görevleri sadece? Ya da basına açıklama yapmak, gündem oluşturmak adına gölgede beyanatlarda bulunmak mıdır? Ulu bir bayramda ya da anma gününde kendilerini seçip o göreve yollayan halkı ile iç içe olmak ağırına mı gidiyor bu muhteremlerin? Bu kentteki onlarca meclis üyesinin vurdumduymazlığını, sadece birkaç duyarlı meclis üyesi mi örtmeye devam edecek? Belediye başkanlarımıza önerimdir, lütfen meclis üyelerinin tamamını Eskişehirli olmaya davet etsinler…
DIŞARDAN GAZEL
Muaammer Uludemir Parkında Etkinlik İstiyorlar!
Hicran Çınar kardeşim avazı çıktığı kadar feryad ediyor hala. Tek dileği Muammer Uludemir Parkında sanatsal etkinlikler yapılması. Yazısı şöyle; “Sevgili hocamız Muammer ULUDEMİR'in Tepebaşı bölgesinde belediye başkanımız ve meclisin destekleriyle, tramvay ve otobüslerle ulaşımı kolay ve parkın içinde konser sahnesi bulunan parka ismi 5 yıl önce hocamızın ismi verildi. Ancak bu bilinmesine rağmen hocamızın adının verildiği bu parka halen öğrencileri ve onu sevenler tanıyanlar sahip çıkmamaktadır. Çeşitli konserler veriliyor, ancak bir yaz akşamı konserini de bu parkta gerçekleştirelim denmedi. Bu parkı tanıtalım diye kimse düşünmüyor. Bakıyorum da herkes Ben olmak için uğraşıyor, BİZ olalım diyeni göremiyorum. Oysa Uludemir hocamızın derlemelerini çalışırken her çalışmada kendisinden “o şöyle yapardı” gibi her zaman söz edilmesine rağmen isminin verildiği bu parkın ve onun isminin gölgesinde hep birlikte sahip çıkmak hepimizin görevi değil mi? Muammer Uludemir Sanat Parkında oturup çayımızı yudumlarken, sohbetimizi yaparken, bütün ismini saydığımız ya da sayamadığımız Yılmaz Kırmızı-Ali Karabıyık-Satılmış hocalarımızı yad etmek onları anmak, Allah uzun ömürler versin hayattaki hocalarımızla sohbetler edip onların bilgilerinden faydalanmak hoş olmaz mı?
Bu fikir Hicran Çınar olarak benim fikrim olabilir ancak şu unutulmamalıdır ki hiç kimse tek başına bir şey yapamaz, Hicran Çınar'da tek başına bir şey yamayacağı gibi bir koro şefi de yalnız başına öğrencileri-korosu olmadan konser veremez. Fotoğraflardan da görüleceği gibi bu işi hep birlikte ele almadık mı, yerini hep birlikte tespit etmedik mi, ancak ne yazık ki adı verilmesine rağmen şu an atıl vaziyette... Artık Muammer Uludemir Sanat Parkına sahip çıkma zamanı gelmiş ve de geçmektedir. Bu parka sahip çıkmak birbirimize, icraatlarımıza sahip çıkmaktır ki bu park bizler birbirimize sevgimiz saygımız var ise bir buluşma noktasıdır. Tıpkı Türkü sevenler, Türkü dostları olarak TÜRKÜLERDE buluştuğumuz gibi... Ayrıca bu parka ismin verilmesinde oy birliği ile karar veren o zamanki tepebaşı Meclis üyelerine ve başkanımız Sayın Dt. Ahmet ATAÇ'a da sonsuz teşekkürlerimi sunarım…”