''Eyleme geçmeden önce sizi demokrasi ve hukuk gereği tutuklayamazlar...''
İyi ki fazla ayrıntıya girmediler!
''Bombasız neler geldi başımıza!''
***
Seyyar piyango satıcısı 'Recep Kale Çıkmaz'a rastladık...İki bilet istedik...'Veremem' dedi:
''Zaten bir kişiye çıkaracaklar...''
-Kime?
''Benden duyma, makul şüpheliye!''
***
Eğit-Der Şube Başkanı ''Emin Dağlı''dan eski Başkan ''İbrahim Gerede''nin ev telefonunu istedik...''Veremem'' dedi:
''Telefon dinleniyor, makul şüphelisin!''
***
Bahar Bilen'in eşi ''Nezihe Hoca'' da şu meşhur 38'lik kurbanlardan!
''Nereye atandı?'' diye sorduk, ''Söylemem abi'' dedi
Bahar:
''Nabi Avcı seni çok seviyormuş! Makul şüpheli sayılırsın! Ardahan'a falan sürerler!..''
***
''9. Sütun'' u düzenleyen ''Fadime Yıldırım''
aradı:
''Temel'in intiharını yazmam!''
-Neden? O sadece bir fıkra!
''Kendini asmak için ipi beline dolamış ya... Beni de götürüler malum şüpheli diye!''
***
Bunlar bizim başımıza gelenler...
''Rahmi Emeç. Kenan Tuncay, Gürcan Sayma. Gümrükçü Oğuz, Bankacı Orhan gibi dostlar çok dikkat etmeli!''
Hatta, artık aramızda olmayan...
''Rahmetli malum şüpheli Kemal Gültekin Hoca bile ayağını denk almalı!''
Makul şüpheli olmak kolay mı?
***
Sıkıştırdık piyangocu Recep'i ''Kime çıkaracaklar büyük ikramiyeyi?''
Sonunda öttü:
''Letonya'ya golü atan Kazaklı topçuya!''
Düşündük ve ''Bizim topçular 20'er bin lira verseler yetmez miydi? dedik... ''Olmaz'' dedi Recep:
''Onlar malum Eyfelciler!...''
////////////////////////////////
Akıl ve bomba
Eğitim-İş güzel bir atılım yaptı.
''Ekenek'' adıyla üç ayda bir yayımlanacak eğitim, kültür, sanat dergisinin ilk sayısını çıkardı.
Dergiyi görmedik ama, ''Işık Kansu'' nun Cumhuriyet'teki yazısını öğrendik...
İlk sayıda Prof. Dr. ''Serap Etike'' makelesinde diyor ki:
''Yaratıcı, eleştirel düşünme davranışı geliştirir. Birey olabilmenin ilk koşulu başkalarından farklı düşünebilmektir. Bu aşama, bilgi birikimini ve araştırmayı gerektirir. Akıl, bilgi edinmeden çalışmaz...''
Gerçekte eğitim. uzun zamandır ''aklı'' unuttu.
''O akılsızlık, şimdi kurşun ve canlı bomba olarak topluma dönüyor...''
//////////////////////////////
İktidarın asli görevi
İntihar bombacılarının aileleri uyarıyor, ana muhalefet partisi, hatta gazeteciler uyarıyor.
Ama yine de bir çay ocağından çıkan dört kişi devleti sürkeli alt ediyor.
Bu olan bitenin hukuki ve siyasi hesabı sorulamazsa, nasıl Diyarbakır'dan sonra Suruç, Suruç'tan sonra Ankara engellenemediyse, Ankara'dan sonra bir başka saldırı engellenemez.
İktidar, muhalefeti suçlayacağına, bombacıların ailelerinin Başbakan'ı bizzat uyarmasına rağmen patlamaları neden önleyemediğini izah etmeli.
''Bu bir dilek değil, bu iktidarın asli görevi...''
//////////////////////////////////////////////////////////
AKP’nin başsız oda toplantısı
“Sadi Seda” da dünkü yazısında değinmiş…
Geçtiğimiz Cuma günü Tabakhane’deki “Şahin Park Otel”de bir toplantı düzenleniyor…
Programı da Ticaret Odası’nın mobilyacılar sözcüsü “Metin Tezişçi” yapıyor…
AKP’liler hep orada…
Bakan “Nabi Avcı” ve milletvekili adayları gelmişler…
Ve de mobilyacıların dertlerinin dinliyor…
Yaklaşık 150 mobilyacı katılıyor toplantıya…
Bir kişi eksik:
“Eskişehir Mobilyacılar Odası Başkanı Recep Yıldız…”
***
Oysa, Recep Yıldız mobilyacı meslektaşları için neler yapmış ki?
Daha geçen yıl Gaziantep’teki “Mobilya Fuarı”ndaydı…
Eskişehir’den 30 mobilyacı üyesi ile gitmiş ve incelemelerde bulunmuştu…
Dönünce de noktayı koymuştu:
“Gelin 2015’te Eskişehir Fuarı için çalışmalara başlayalım…”
Yapıldı mı?
“Hayır, sözü bile edilmedi…”
Başkan Yıldız, geçtiğimiz günlerde iki otobüs dolusu üyesini İstanbul’daki “TÜYAP’ın Makine Fuarı”na götürdü…
Gezip geldiler…
Gelelim toplantıya…
Başkan’ın çağırılmaması AKP’lilerin ayıbı mı?
Hayır?
“Yanıtı siz verin?”
///////////////////////////////////
Papazın ikram seçeneği
Papaz, uçak yolculuğunda bir adamın yanına oturmuş. Kemerler bağlanmış, uçak havalanıp servis başlayınca, yanındaki “Bana bir viski” demiş.
Hostes, adamın içkisini uzatırken Papaz’a dönmüş:
“Siz de ister misiniz?”
Papaz, bir nefret ifadesiyle, “İçki bu dudaklara değeceğine ahlaksız bit fahişenin tecavüzüne uğramayı tercih ederim” diye yanıt vermiş.
Bunu duyan yanındaki adam, “Bir dakika” demiş viski bardağını hostese geri uzatırken:
“Böyle bir seçenek olduğunu bilmiyordum. İki tane de bana lütfen!”
/////////////////////////////////
O kadar da değil!
Kadın birden, “Kocacığım ben ölürsem ne yaparsın?” diye sormuş…
“Allah göstermesin hayatım, çıldırırım!” demiş adam…
Kadın, “Peki üstüme tekrar evlenir misin? diye sorunca da yanıtını vermiş:
“Çıldırırız dediysek o kadar da değil!”
//////////////////////////////////////
Kolsuz Yaşar’dan
Seçimlerden sonra yabancıların sıcak para stoku yine artacakmış diyorlar…
İyi güzel de…
“Türk parası yine soğuk meze mi olacak de abi!...”
///////////////////////////////
Kıssa-dan
Türkiye “ kadın- erkek” eşitliğinde 134 ülke arasında 126. sıradaymış.
Normal!
“Biz daha kadınlar arasında eşitliği sağlayamadık ki!”
Balthör
//////////////////////
Gerilim
“Abdest alıp salavat getirmeden çay demlemeyin” uyarısı yaptılar ya…
Yetmez!
“İnce belli bardaklarda içilmesi günahtır!”
Gülhan Elmas
///////////////////////////
Günün incisi
Şöhret de, para da ölümden öteye geçemez…
Hanri benazus
///////////////////////////
Günün balı
Büyük adamların heykelleri, hayattayken üzerlerine atılan taşlarla yapılır.
Jean Cocteau
/////////////////////////////
Günün sözü
Ne yazık ki, çoğu zaman bir kere altın, bir ömürlük gerçeğe galip gelir…
///////////////////////
Özdeyiş
Çok vermek değil, yerinde ve zamanında vermek önemlidir…
//////////////////
Günün olayı
Ülkenizin kaderi için bir şeyler yapmak, demokrasinin ve hukuk devletinin yozlaşmasını önlemek istiyorsanız, “Oy ve Ötesi”ne katılık…
Emre Kongar
////////////////////////////////
Günün biberi
Çıkar gruplarına, kan emicilerine, kardeşi kardeşe düşürenlere, kan gölünden siyasal rant splamak isteyenlere karşı dik duralım…
Hikmet Çetinkaya
/////////////////////////////////////////////
Günün şiiri
Karışık renkler
Güzelsin güzel olmasına hem de solgun
Eski operalar gibi, Çimbaloya çalmam
Ya da ipek ışınlar gibi
Unutulmuş kadın odalarındaki gözlerinde
Uzun yaşantılı günlerin kokusu
Belirsiz dağılır bahar dönüşünde
Mutluyumdur kadın sesiyle
Yaşarım deli bakışların arasında
Karışık renklerine gözlerinin
Yeni paralar atmak isterim ayaklarına
Toplananı görmek isterim tozlar içinden
Ve sevindiğini parıltılarıyla…
Amy Lowell (Varlık – 1954)
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Okul arazileri de mi satışa çıkartılacak?
Kerem Akyıl
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy