Prof.Dr. Alper Çabuk

Laf ü güzaf

Prof. Dr. Alper Çabuk yazdı

27 Nisan 2015 00:04
A
a
Lafı güzaf mıydı yoksa? Bilemedim vallahi, hani şu boş yere söylemiş, faydasız söz. Boş lakırdı,  gereksiz, saçma sapan söz anlamına gelen tamlama kastettiğim... Olasılıkla bugünkü yazım, birçok kişiye laf ü güzaf gelecektir... Olsun, ben yine de lafı gediğine koyayım...
Geçen haftaki yazımda yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar gibi kısır tartışmaların içinde olmak yerine genç girişimcilere fırsat verilmesi halinde pek çok güzel bilimsel başarının elde edilebileceğini, İTÜ’nün kuluçka ofisindeki genç bir girişimcinin yumurta kabuğundan elde ettiği tamamen doğal bir gıda koruyucu ile örneklemiş, Anadolu Üniversitesi’nin ve Eskişehir’in AR-GE yapmak isteyen girişimcilere ve ticarileştirilebilecek inovatif fikri olanlara sunduğu fırsatlardan biraz bahsetmiştim.
Ben tam da bunlardan bahsederken Eskişehir’de Eskişehir Sanayi Odası ev sahipliğinde benzer temalı "Ar-Ge Merkezi Kurulabilecek Firmalar" isimli bir toplantı yapılmış. Toplantıda ülkemizde konuyla ilgili üst kurum olan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Ersan Aslan ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Cevahir Uzkurt sunumlar yapmış.
Benim yazımda vurgulamak istediğim Sayın Müsteşarın konuşmasından bazı satırbaşları... Sayın Müsteşar konuşmasında, ülkelerin gelişmişliğini vurgulayan en önemli konulardan birinin elde ettikleri kişi başı gelir miktarı olduğunu, milli gelirimizi artırmamız noktasında Ar-Ge ile ilgili bütün çalışmaların sonucunda çıkacak teknolojik ürünlerin ilgi alanlarında olduğunun altını çizmiş. Eskişehir’de 5 AR-GE merkezi bulunduğunu ve bu sayının yetersiz olduğunu dile getiren Sayın Müsteşar, üniversite-sanayi iş birliğinin önemini vurgulamak için "Üniversitedeki eğitimimizi ve öğretimimizi mutlaka laboratuvarın, hocanın odasının ve sınıfın dışına çıkarmalıyız. Ne zaman ki üniversitelerdeki öğrenci ve öğretim elemanlarının tamamı, kendisiyle ilgili sektöre gidip gelmeye başlarsa, Eskişehir olarak bunu çözmüş durumda oluruz. Bunu tüm iller açısından düşünürseniz, işte o zaman Türkiye’nin geleceği şekillenmiş olacak. Sektöre baktığımızda da sektör, geleneksel üretim anlayışını değiştirmeli. Birlikte çalışma kültürünü geliştirmek zorundayız. Hangi paydaş olursa olsun, üniversite, sanayi ve kamu, kafasında yenilik düşüncesi yoksa burada bir problem vardır. Yenilik noktasında, bilgiye ve bilginin ürünlerde görülme noktasında bir ülke hayal etmiyorsak o zaman sıkıntılarımız başlıyor demektir. Mutlaka üretim tekniklerimizi gözden geçirmeliyiz” ifadelerini kullanmış. Kısır tartışmaların içinde boğulmak yerine, bu sözler Üniversitelerimizdeki tüm akademisyenlerin, sektörün ve diğer tüm paydaşların ortak söylemi haline geldiğinde, bu ülkede çok şey değişecek. Ben de geçen haftaki yazımda tam da bunu vurgulamak istemiştim işte... Sayın Müsteşarın ağzına sağlık...
Hep söylerim, bilim ve bilimsellik, “kaç taneyle” ölçülmez, nitelikle ölçülür...  Bilim, insanların yaşamına olumlu anlamda temas ettiğinde, toplumsal faydaya dönüştüğünde, insanlığın yaşam kalitesini artırdığında bilim olur. Birilerine, bir yerlere çevirtilmiş, eşten, dosttan, arkadaştan başkasından atıf almamış, kimseye yaramamış, insanların yaşamına dokunmamış boş yazılarla ve laflarla değil... İşte bunlar, tam anlamıyla “laf ü güzaf”...
Gelecek hafta keyfim olursa, bu hafta anlatmak istediğim, ancak yerimi doldurduğum için yazamadığım konu paralelinde bir anımı anlatacağım... Herkese iyi haftalar...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi