Kurşunlamadan serbest, uyuşturucudan cezaevi!

Şinasi Kula

20 Ocak 2015 22:29
A
a
Geç gelen adalet, adalet değildir sözü anlamlıdır. Adalet, zamanında tecelli ediyorsa bir ülkede hukuktan, adaletten söz edilir ancak. “Eskişehir’de yaşanan bir olay” sonrasında yazı başlığı olan bu cümle yerel gazetelerimizde haber başlığı olarak kullanıldı. Bir işyerini basıyorlar, kurşunluyorlar! Araçları ile kaçarken de suçsuz günahsız birisinin aracına toslayıp durmak zorunda kaldıklarında ise, yaya olarak kaçıyorlar. Adaleti uygulayanlar ise işin buraya kadar olan kısmını suçtan saymıyor! Kurşunlama iddiasından “denetimli serbestlik” alan şahıslar, “Uyuşturucu ticareti yapmak” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderiliyorlar...

Benim güzel ülkemde silah taşımak, işyerine rastgele ateş açmak, kaçarken bir başkasının canına ve malına zarar vermek suç olmuyor yani beyler bayanlar! Hemen empati kuralım lütfen haydi gelin. Bu kaçan zatlar, ismi cismi bilinmeyen bir vatandaşımıza değil de “AKP Milletvekili Salih Koca”ya çarpsalardı ne olurdu? “MHP Milletvekili Ruhsar Demirel”e ya da Bağımsız Milletvekili “Süheyl Batum”a çarpsalardı durum değişir miydi?

Demek ki ruhsatsız silah taşımamızın hiçbir mahsuru yok öyle mi? Kızdığımız birisinin işyerine, aracına kurşun yağdırmamızın hiçbir mahsuru yok öyle mi? Hatta aracımızla birisinin aracına bodoslama dalıp akordeona dönüştürsek de mazlumdan sayılabiliyoruz öyle mi?

Allah’tan bir kiloyu aşkın uyuşturucuyu suçtan saymışlar da, hadi sizi şimdilik cezaevine yollayalım şeklinde uygulamayı uygun görmüşler! Şimdi sizlerin hepinize tek tek soruyorum yasa yapıcılar, yasaları uygulayarak adaleti yerine getirenler! Polisin şevkini kırmaz mı bu yaşananlar? Poliste iş yapma isteğini sıfıra indirmez mi? Her sıkıştığımızda “uyuyor mu bu polisler” diye günah keçisi bulmakta maharetli muhterem halkım da yanıtlasın! Polis ne yapsın kardeşim?

 

26 A 4170

Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş: "Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?"   Zangoç'ta derin bir sessizlik... İyice köpürmüş Papaz: "Sana soruyorum be adam, duymuyor musun?"  Hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor efendim!  “Olacak şey mi! İki adım öteden beni duymuyorsun..." Zangoç bıyık altından gülmüş; "İsterseniz yer değiştirelim, anlarsınız..." Yer değiştirmişler. Bu kez Zangoç seslenmiş: "Kilise için toplanan yardımları kim yürütüyor?" Papaz kendi kendine söylenmiş: "Hakikaten yahu, buradan hiçbir şey duyulmuyor…"

Peki, bu fıkra ile konu başlığındaki araba plakasının ilişkisi ne diyeceksiniz. Hem de resmi araç, üstelik trafik polislerine ait bir araç! Anlatayım hemen…

Dün sabah 08.30-09.00 saatleri arasında Muttalip istikametinden çevre yoluna dönerek işyerime doğru hareket ettim aracımla. Anadolu Üniversitesi önündeki alt geçitte(Orhan Oğuz)plakasını yazdığım polis aracını sollayıp geçtim. Zaten yan yana pozisyondayken araç içerisindeki polis memurları ile böcül böcül göz göze de geldik!     Ben onları sollarken yaptığım hız 90 idi, onlarında olsun 85… Sanırım ağırlarına gitti beylerin, tekrara benim aracı sollayarak geçtiler beni. Ön sağda oturan polis memuru kafasını camdan sarkıtarak plakamı aldı. Kafasını da salladı “sana Hanya’yı Konya’yı gösteririm” gibilerinden. İşte yazımın ilk paragrafındaki fıkra anında aklıma geldi. Fıkrada olduğu gibi onlarla yer değiştirdiğimde “madem çevre yolunda hız limiti 70, siz neden seyir halinde 85 km hız yapıyorsunuz” demek geldi içimden. Yoğun kar yağışında neredeydiniz, belli saatlerde adeta felç olan şehir trafiğine olumlu bir katkınız olsun diye yıllarca yazıp çizmekteyiz, nerelerdesiniz kardeşlerim? Belli ana caddelerde ikişerli biçimde park eden sonradan görme magandalar şehir trafiğini arap saçına döndürmeye devam ediyorlar. İnanın gözlerimiz sizi arıyor, böylesi zamanlarda neredesiniz? Sizin bana sinir olup aracımın plakasını aldığınız o yolda servis otoları 120 ile giderken, neden yavaş gidiyorsun diye bizi korno sesleri ile taciz ederken gözlerimiz sizi arıyor beyler! O malum yolda, lüks araçlar yanımızdan geçerken rüzgârı ile savruluyoruz, gözlerimiz sizi arıyor beyefendiler! Siz tutturmuşsunuz Muttalip yolunda belli bir zula yerde hız sınırını aşanlara yapıştırıyorsunuz cezayı! Bu kadar mı dar sizin yetki alanınız?

 

OZANCA

Birlik olsak yetmiş beş milyon yürek

Sevgi barış diye atsak ne güzel

Kavgaya nefrete kine ne gerek

Kederi neşeye katsak ne güzel…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi