Köy Enstitüleri…

Şinasi Kula yazdı

22 Nisan 2015 19:51
A
a

Bozkırlardan gelmiştik akın akın, kimimiz toraman kimimiz zayıfa yakın. Çıkarıp tahta sandıktan pantolon, mintan, etek ve ceketlerimizle sevgimizle, hasretimizle! Ayaklarımız yarı çıplak çoğumuzun, belki de karınlarımız bile aç. Köy dağlarından sarkarak derelerden akarak; anadan babadan koparak. Toprağa saçılmış tohumlar gibi artarak omuz omuza, gelmiştik okulumuza. Önce doyurulmuştu açlarımız teker teker, tıraşlanmıştı başlarımız! Her tel saçımız; bereketimiz, inancımız! Çoğaldıkça çoğalan aklımızdı alnımızdan yeşile düşen... "Ne istemiştiniz bizden?"

Yozlaşmış toprağa can suyunu vermiştik; doğudan Batıya kız-oğlan birbirimizi kardeş bacı bilip, can bellemiştik. Giydiklerimiz toprak renginden güneşe sevgimizden, suya hasretimizden! “Ne istemiştiniz bizden?”

Nasırlı ellerimizle kalem kalem bilgi öğrenip, yapılar yükselterek göğe; töreye ve cehalete meydan okuyorduk. Bazen doktor, ebe baytar ve amele oluyor. Bazen de tezgah tezgah halı, kilim hasır dokuyorduk. Buram buram bereket, güneş, su, toprak kokuyorduk. Anadolu türkülerini dillendirip tellendirip; toprağa diz vurarak ve de yaşamı tuvallerimizde renklendiriyorduk. Demir eriyor, tahtalar can buluyordu ellerimizde. Vatan ve Millet sevgisi çağlıyordu yüreklerimizde.

Niye... Niçin... Neden... “Ne istemiştiniz bizden?”

Düşlerimiz bir, birebirdi düşüncelerimiz. Işığımız Mustafa Kemal Tonguç ve Yücel'di pirimiz. İncindi mi onurunuz? Yok mu oldu paranız, pulunuz? Köyden şavkıyan ışıklar mı kamaştırdı gözlerinizi? Yoksa ağaya emperyalist'e mi esir etmiştiniz kendinizi?

Hepimiz kardelendik Toros’larda, piritçik Ergene Ovası'nda... Ekmek ve su da istememiştik hiçbirinizden! “Ne istemiştiniz bizden?”

Biz mi yok etmiştik toprağın özünü, Kars'ın ineğini, sarı öküzünü? Trakya'nın Kıvırcığı, Afyon'un Dağlıcını... Biz mi ithal ettik Angusu sapla-samanı? Ve de; canımız bellemiştik bu kardeş Ulusu, bu cennet Vatanı. Altmış dört yıl kaybettik geçmişimizden. Evet... Eveet... Eveeeet... “Ne istemiştiniz bizden?”

Erdoğan Kenan Atılgan

Bu güzel yazıya başka ne eklenebilir ki?

 

Bağımsız Türkiye Partisi!Sadece adını bildiğim, lakin ilkeleri ya da ideolojisi ile uzaktan yakından bilgimin olmadığı bir parti. Ta ki geçtiğimiz aylarda tanıştığım ve düşüncelerinde samimi olduğunu bildiğim Hüseyin Turhan kardeşimin beni sıkça bilgilendirmesi ile farkındalığım arttı. Avukat Fahri Gürgenburan’ı tanıdım akabinde. Hani bir deyim vardır ya, “ekmek kadar temiz, su gibi ay” diye! Aynen bu tanımlamaya uygun kimlik ve karakterde isimler bu genç insanlar. Düşünce ve ifade biçimlerinde de oldukça samimiler. Köy-köy, belde-belde, ilçe-ilçe yolların tozunu attırıyorlar insanlarla buluşmak adına. Savundukları fikirleri kendi ağızlarından öğrendikçe, “Atatürk’ün Partisi” yakıştırmasına ne denli uygun olup olmadıklarını siz okurlarımızın yorumlarına sunmayı uygun görüyorum...

Diyor ki arkadaşlarım; adı anılmayarak milletten gizlenmeye çalışılsa da, projeleri ile milletin en iyi tanıdığı parti biziz. Mandacı değil ulusalcı, fundamantalist değil dindar, şovenist değil milliyetçidir çizgimiz. Sünni-Alevi kardeşliğini yeniden dirilttik. Milyonlarca insanımızı açlığa mahkûm eden uygulamalarına karşılık Milli Ekonomi Modelini bayrak yapacağız. Noter tasdikli vaatler olarak halkımıza sunduğumuz MEM taahhütlerini bizden başkasının verebilmesi, hele kapitalizmi kabul etmiş siyasilerin hayata geçirmesi imkânsızdır. Biz bu işin nasıl yapılacağını biliyoruz. Sorunu da, ihtiyacı da kaynağı da en iyi bilen parti biziz! Başta Rusya olmak üzere dünya uygulamaları bunun açık ispatıdır. Kamplaşma sona erdirilerek Milli birlik ve beraberliğimizi Atatürk ortak paydasında yeniden inşa edeceğiz…

Kulağa ve mantığa hoş gelen bu açıklamalarını dinledikten sonra keşke bir nehir olup okyanusa aksaydık diye iç geçirdim. Biliyorsunuz otuza yakın parti katılıyor önümüzdeki genel seçimlere. Bu seçim ömrü hayatımda görüp göreceğim en önemli seçimdir. Cumhuriyet değerlerinden yana insanlarla, Cumhuriyetle artık aleni biçimde hesaplaşan insanların sandıkta en önemli hesaplaşmasıdır. Birileri için bir anlamda “son seçim” nitelendirmesinin geçerliliğine inananlardanım ben de. Keşke birbirine bu denli yakın partiler, ortak paydada Bağımsız Türkiye’den yana partiler bir nehirden gümbür gümbür akabilseler…

 

OZANCA

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim

Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim

Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikayet ölümden olsun. Cahit Sıtkı Tarancı

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi