Kayserili, arkadaşı ile İzmir’de geziyormuş.
Bakmış zeybek oynanıyor.
Efeler kendilerine özgü ağır hareketlerle kol vurup diz çökerken, İzmirli, Kayserili arkadaşına sormuş:
“Ne güzel oynuyorlar değil mi?”
Kayserili dudak bükmüş:
“O kadar düşündükten sonra bende oynarım”
--//--
Seçimler yaklaştıkça, siyasi partilerde de çalışmalar hızlandı.
Cumartesi ve Pazar günü birkaç mahalleye gittim..
Tanıyanlar soruyorlardı:
“Seçim de ne olur?”
Aynı soruyu ben onlara sorduğumda ise gülerek yanıt veriyorlardı:
“Hele sandık ortaya bir konsun.O zaman belli olur.”
---//--
Dikkatimi çekiyor..
Kullanacağı oyun rengi belli olan vatandaş sayısı çok az.
Bir kısmı oyunun rengini söylemekten kaçınıyor, kimisi ise henüz karar verememiş.
Pazardan gelen tanıdık bir hanıma sordum:
“Sen oyunu kime vereceksin?”
Gülerek soruma, soru ile yanıt verdi:
“Sen söyle kime vereyim” dedikten sonra şöyle konuştu:
“Çarşının, pazarın durumu belli. Kime oy vereceğimizi biz de şaşırdık.”
Gerçekten ilginç .
Tanıdık hanımla konuşurken bir kaç hanım daha geldi yanımıza.
İçlerinden biri aynen şöyle konuştu:
“Bize bakan yok. Cebimizde ki para, her geçen gün alım gücünü kaybediyor.”
Ardından da ekledi:
“Nedense bu durumla ilgilenen çıkmıyor.”
Orta yaşlı bir hanım ise şöyle dedi:
“Bizim oylar yüreğimizi yakıyor. Onlar ise makam sahibi olmak için oy istiyorlar”
---//--
Önceki gün birkaç okurum sordu:
“Sizin siyasi görüşünüz belli. Ama tarafsızlığınıza da inanıyoruz. Cemal Okan Yüksel ve Prof. Dr. Emine Nur Günay için yorum yapıyorsunuz. Ama hangisi şanslı henüz net olarak belirtmediniz. Bu konuda ne dersiniz? Hangisi şanslı?”
Samimi olarak belirteyim,
“Emine hanım bana göre daha şanslı.”
Cemal Okan Yüksel ise:
“Sürpriz olur”
Bilmem bu kadar yorum yeter mi?
---//---
Eskişehir’de siyasi partiler çalışmalarını sürdürüyor.
Özellikle CHP ikil, üçlü gruplar halinde gezmedik bölge bırakmıyor.
SP ve Büyük Birlik Partisi kolları sıvadı.
MHP’de dur durak yok..
AKP’de ise sessiz ve derinden bir çalışma izliyoruz.
Özellikle ilçe ve köyleri tarayan siyasi partiler milletvekilliğinde belli olan tabloyu değiştirmek için koşuyorlar..
Bir okurumun söylediği gibi:
“Sel gidip kum kalacak.”
Onun için de diyoruz ki:
“Seçimlerin sonunda kazanan demokrasi olsun.”
Seçim bitecek
Aynı insanlar aynı mekanda kalacaklar çünkü.
---------------------------------------------------------------------------Günlerin Getirdiği
--Tıp adamları ve politika—
Önceki gün sağlık kontrolü için Sakarya Hastanesi’ne gittim. Mustafa Emeksiz yokmuş. Koridorda dolaşırken Uzman Dr. Sıtkı Karaca’ya rast geldim. Hal hatır derken makam odasına götürdü beni ve “Burada otur. Çay kahve iç. Ben işimi bitirir gelirim” dedi. Gerçekten de ben çayımı içerken, yakından tanıdığım Prof. Dr. Bekir Yaşar ile geldiler yanıma. Prof. Dr. Yaşar’a sağlık borcum vardır. Yaklaşık yirmi yıl öncesini tekrar konuştuk. Prof. Dr. Bekir Yaşar, bir bilim adamı olduğu kadar da örnek bir insandır. Tıpkı Uzman Dr. Sıtkı Karaca gibi insan değerini bilir. Sağlık açışından olduğu kadar insani açıdan da insanları düşünen bir yapısı vardır. Yaklaşık bir saat konuştuk kendileri ile. Çünkü, doktorlarla hasta olmadan konuşmanın havası bir başka oluyor…
---.Utku Çakırözer’de bir gazeteci—
CHP’nin ikinci sıra kontenjan adayı Utku Çakırözer bir gazeteci. Uzun yıllarca basında görev yapan Çakırözer’le bir kaç kez konuşup sohbet ettik.. Arkadaşlarımızın isteğini, kıramayan ÇGD Başkanı Can Hacıoğlu, Utku Çakırözer’i dernek lokaline davet etti. Aynı zamanda ÇGD üyesi olan Utku Çakırözer ile lokalimizde yaklaşık iki saat sohbet ettik. Gazetecilerin sorunlarını bildiğini söyleyen Çakırözer “TBMM’de bu sorunları gündeme getireceğim. Bir basın emekçisi olarak aynı sıkıntıları bende çekiyorum” dedi. Çakırözer’e kolay gelsin diyor, başarılar diliyoruz..