Prof.Dr. Alper Çabuk

Koca çınar...

Prof. Dr. Alper Çabuk yazdı

4 Mayıs 2015 00:02
A
a
Ah be koca çınar….
Ah be…
“Ah deme oğlum, oh de derdi” koca çınar…
Geçen hafta içinde çok sevdiğim kayınpederimi kaybettik…
Gerçekten koca bir çınar gibiydi… İhtiyacı olanların gövdesine yaslandığı, gölgesinde soluklandığı…
…………..

Yıllar önce okuduğum bir hikaye vardı. Onu anımsadım… Aslında tam da anımsamıyorum ama anımsadığım kadarıyla aktarmaya çalışacağım. Hikayenin sahibini de bilmiyorum, okursa, bu satırları kusura bakmasın artık.

“Çok haylaz ve hoyrat, bu yüzden insanları çok üzen ve kıran oğluna babası bir gün şöyle bir nasihatta bulunmuş. Oğlum her insanı kırdığında ya da üzdüğünde, gönlünü kırdığın ve üzdüğün her insan için odanın kapısının arkasına bir çivi çak… Ne zamanki insanları kırmadan bir gün geçirirsen o çaktığın çivilerden birini sök. Oğlunun hoşuna gitmiş bu fikir. Gerçekten babasının önerisini uygulamaya başlamış. İlk günler çiviler üçer beşer kapının arkasına çakılmaya başlamış… Sonrasında kapının arkasına bakan oğlu, insanları kırmak ve üzmek konusunda biraz daha dikkatli olmaya başlamış. Öyle bir gün gelmiş ki, o gün gerçekten hiç kimseyi incitmemiş ve kapının arkasından ilk çivisini sökmüş. O ilk çiviyi sökmek onun hoşuna gitmiş. Günler geçmiş, kimi zaman birkaç çivi çakılmış, ama çoğu zaman kapının arkasındaki çiviler sökülmeye başlamış. Bir gün oğlu heyecanla babasına gitmiş. Baba demiş gel sana bir şey göstereceğim. Baba oğul kapının arkasına bakmışlar ve kapının arkasında artık hiç çivi kalmamış. Babası oğluna dönmüş ve demiş ki:
Bak gördün mü oğlum, kapının arkasında hiç çivi yok. Demek ki artık insanların kalbini kırmamayı öğrendim. Ama bak kapının arkasında hala o çivilerin izleri var, en zoru da bu izlerin kapanması… Bu izler insanları kırdığın zaman onların kalplerinde bıraktığın izler gibi… İşte  bu izleri kapatmak öylesine zor ki, en güzeli hiçbir zaman hiçbir kişiyi kırmamak…”
........................

Hepimizin dersler çıkarması lazım. Kimi zaman mutluluklardan, kimi zaman hüzünlerden… Çıkarılması gereken en önemli ders, hepimizin bir gün öleceği ve bunun zamanını kimsenin bilmemesi… Kimseyi kırmamak, hayırlı işler yapmak en temel vazifemiz… Ölüm kaçınılmaz, insanların yüreklerinde güzel izler bırakmak mümkün olduysa yaşamında, o zaman ölümden korkmanın ne anlamı var ki... O kişi için ölüm güzel bir şey... İşte o koca çınarın ansızın gidişi, bana bu hikayeyi ve o hikayeden çıkarmam gereken dersi bir kez daha anımsattı. İsteyerek ya da istemeyerek kırdığım herkesten özür dilerim. Bana haklarını helal etsinler.
…………………

Oh be koca çınar, oh be…
Su gibiydin… Su gibi... Hem etrafındaki su gibi yarardın, hem de içine katılan şeyin rengini alırdın. Sevgi katılırsa sevginin, öfke katılırsa öfkenin rengi olurdu gözlerinde. Hep kendi yolunla, insanları mutlu etmeye çalıştın. Çok güzel eserler bıraktın geride. Kendi yolunla kimi zaman hatalar yaptın belki de, ama hep insanların yüreklerine, yaşamlarına iyilikle ve güzellikle dokunmak istedin aslında.

Oh be koca çınar, oh be…
Artık hayatın boyunca çalışmaktan hep önünden geçtiğin ama hiç bir zaman gölgesinde dinlenmediğin bir çam ağacının dibindesin. Sen iyi bir insandın… Senden çok şey öğrendim sevgili babam…. Hayatıma çok güzel renkler kattın. Bana göre sen kendi sınavını başarıyla geçtin. Mekanın cennet olsun, Allah yaptığın iyilikleri günahların kefareti olarak kabul etsin, nur içinde yat, mekanın cennet olsun…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi