Uzaktan Gazel köşesindeki yazı 2 Eylül Gazetesi Spor Müdürü Erhan Ünal kardeşimizin. Anladığınız üzere sitemden bir adım öte giderek kızmış kardeşim. O duygular içerisinde “kahır mektubu” tadında yazıyı döşenmiş doğal olarak…
Tabii kendi penceresinden baktığında haklı bir serzenişte bulunmuş. “Amatör sporun dramını bu kentte en iyi bilen ve bir spor yazarı olarak bunu yiğitçe kaleme alan biriyim” serzenişinde kesinlikle haklı. Herkesin her dalda kendisini uzman saydığı ülkemde, gerçek anlamda işin ehli olanların göz ardı edildiği gerçeğine isyan ediyor…
Öncelikle şunu söyleyeyim; bir ay gibi koca bir zaman diliminde fasılasız sürdürdüğü yazı dizisinden ötürü mansiyonla ödüllendirilmesi az bile! Amatör spor gibi birçok spor yazarının umurunda bile olmayan bir konu üzerindeki emeğin karşılığı mansiyondan çok daha fazlasıdır tüm içtenliğimle söylüyorum. En başta amatör spor kulüpleri ortak paydada buluşup Erhan Ünal kardeşime manevi anlamda çok daha fazlasını sunmalarını isterdim.
Kadir bilmek adına, emeğe saygı adına isterdim en başta. Çok zor değildi bu anlamlı çalışması için bir onurluluk ödülü hazırlamak ve sunmak! Bu samimi açıklamamdan sonra rahatlıkla düşüncelerimi anlatabilirim kanısındayım. Erhan kardeşim de tanıktır ki bu kentte bazı köşe yazarları 6 ay boyunca bıkmadan usanmadan(gece gündüz) “Kalabak” konusunu işler.
Nasıl ki alt geçit, istasyon, Sazova Parkı, stadyum gibi konuları yıllarca temcit pilavı misali aralıksız konu etikleri gibi! Güdümlü mermi gibi kilitlendikleri konuyu yüzlerce kez yazmaktan ne usanır, ne sıkılırlar! İşte böylesi anda gönül ister ki birileri bu ülkede, bu kentte çok daha farklı konuların olduğunu hatırlasınlar. Özellikle tırnak içerisindeki duayenler farklı konular işleyerek örnek olsunlar bizim gibi yeni yetmelere! Yılmaz Büyükerşen, “köşe kadıları” diye gırgırını geçiyor işte daha sonra da.
Hem de çalışan gazeteciler gününde nicelerinin gözünün içine bakarak yapıyor ama kimselerin alındığı yok hamdolsun. Herkes başını eğince “beni teğet geçti” havalarına girerek bildiğine devam ediyor.
Sözümün onlara olduğunu sanırım şimdi anlamıştır değerli kardeşim. Kısacık bir biyografi örneği vereyim şimdi…
1980 yılında Zenger Altın Video ve Ses yarışmasında Türkiye birincisi oldu. 1990’da Sen Türküsün, 1997’de Şiirinle Besle Beni, 1999’da Çocuksu Düşler ve 2004 yılında Kent Türküleri albümlerini çıkardı. 1993 İstanbul Beyaz Güvercin, 1995’de TRT Altın Anten,2003 Kuşadası Altın Güvercin yarışmalarında beste ve yorumları ile finallere kaldı. Besteleri Yavuz Bingöl, Murat Göğebakan, Barış Akarsu, Kıvırcık Ali, Arzu, Suavi, Kadir Sezer ve Oğuz Yılmaz gibi sanatçılarca yorumlandı. Behçet Uz-Türk Başarı Ödülleri Kurulunca Son 10 Yılın Halk Sanatçısı ödülüne layık görüldü…
Şinasi Kula'ya...
Şinasi Kula’nın, Anadolu Gazetesi’nde “Amatör spor kulüplerinin dramını yazacak yok mu?” başlıklı yazısını okuyunca çok şaşırdım... Kula “Sporun alt yapısını oluşturan birçok amatör spor kulübü kapanma aşamasındadır ” yorumunda bulunmuş. Evet, doğru çok sayıda kulüp kapandı ve kapanma aşamasında…
Ancak amatör spordaki çekilen sıkıntıları sık sık dile getirenlerdenim. Üstelik amatör spor kulüplerinin çektiği bu sıkıntıyı en az elli kulüp başkanı ve yöneticisiyle görüşerek “Amatör sporun her şeyi… Amatörün bitmeyen dertleri” adlı yazı dizisinde ele aldım…
Sanırım Şinasi Kula, 2Eylül gazetesinde 26 gün arka arkaya ve tam sayfa olarak yayınlanan yazı dizisini görmemiş ve okumamış… Hatta hatırlasa bu yazı dizisiyle Sakarya Gazetesi’nin düzenlediği Abdurrahman Ünügür yarışmasında mansiyon ödülü almaya hak kazananlardanım…
19 Kasım 2012- 14 Aralık 2012 tarihleri arasında kesintisiz 26 gün yayınlanan yazı dizisini Şinasi Kula okumak isterse, www.2eylul.com.tr adresinden ‘Yazı dizisi’ bölümüne tıkladığında karşısına çıkacaktır…
Sevgili Şinasi Kula, yaklaşık bir ay süren bu emeğimi bir yazınla heba etmene vicdanım el vermedi. Bu nedenle bu yazıyı yazma gereği duydum…
OZANCA
Bayram Neyime Benim…
Kargalar bülbül oldu
Meydan yüzsüze kaldı
Halkım uykuya daldı
Bayram neyime benim
Ömrüm geçti yoruldum
Nice köyden kovuldum
Şinasi’ydim duruldum
Bayram neyime benim…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy