Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, %52’lik kesimin tercihi ile Cumhurbaşkanı seçildi. Erdoğan’ın, yanardönerler dışında zaten %45’lik değişmeyen bir tabanının olduğunu hepimiz şimdilerde daha net anladık sanırım. Ne diyerek gırgırnı geçmişti Deniz Baykal, şöyle bir geçmişe dönelim. Recep Tayyip Erdoğan’ın Siirt’ten milletvekili olması için senaryo yazanların başındaki bu isim aynen şöyle demişti; “iki ay sonra eline yüzüne bulaştırır, rahat olun, korkmayın…” Önce milletvekili ettiler durup dururken, genel başkan ve başbakan olması için gerekli yasalarda uzlaştılar. Başbakan olduğu balkon konuşmasında “herkesi kucaklayacağım” diyen Erdoğan gerçekten de kucakladığını tuş etti, ters getirdi. Kucakladıklarından birisi de Deniz Baykal idi ne ilginçtir ki! Zaten kucaklandığının ertesi günü istifa etti, yerine umudumuz Kılıçdaroğlu geldi. Genel başkanlığının ilk seçiminde oy kullanmak üzere kaydını yaptırmayı unutan Kılıçdaroğlu da sıklet olarak hafif geldi Erdoğan’a. Umduğunda daha da kolay lokmaydı hem de. Her seçimde AKP’nin ekmeğine yağ sürüle sürüle hiç yenilgisiz Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de el birliği ile zafere ortak oldu CHP ve MHP…
Tüm bu gaflet ve delaletin ana nedeni dayatmaya “hayır” diyenlermişçesine açıklamalara başladı aslan sosyal demokratlar! Bunlara koro halinde Bahçeli’nin MHP’si de eklenince komik görüntülere, konuşmalara, bahanelere ne yazık ki tanıklık etmeye devam ediyoruz. Genel başkanlar halkın gözüne bakmaya cesaret edemeseler de, kameralar önünde bilindik ahkâmlarını kesmeye devam etmekteler. Bizim dışımızda herkes suçlu diyorlar kısacası! Hani güçleri yetse, kendilerine oy vermeyen kitlelere kesecekler işin tüm günahını. Tarihi yenilgiden dolayı kendilerinde en ufak kusur olmadığını ima edenler, ne yazık ki etik olarak yapılması gerekeni yapmayacaklarının işaretini veriyorlar. Her türlü mazerete sığınarak istifa etmek yerine koltuklarına yapışacaklarının ilk açıklamalarını yapıyorlar şu saatlerde. Ben koltuğumu tehlikeye attım diyordu 15 gün önce daha! Evet, “Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstererek ben genel başkanlık koltuğumu tehlikeye attım” diyordu. Ama o sözünü bile on beş günde unutuverdi Kılıçdaroğlu. Bahçeli ile koro halinde MAZERET adlı şarkının nakaratını mırıldanıyorlar kameralar karşısında. Şunu demiyor, diyemiyorlar. Bir yerlerden icazet alarak gösterdiğimiz çatı adayımıza olağanüstü bir tepki verdi bu halk diyemiyorlar. Hala tutturmuşlar tatilciler, protestocular, cekler cükler! Onlara maalesef inanan kesim de benzeri gerekçelerle sosyal paylaşım sitelerinden sözde tepkiler gösteriyorlar! “Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasının yegâne sebebi tatilcilermiş, protestocularmış masalını kendileri yuttukları gibi, paylaşımlarında da başkalarına da dikte etmeye kalkıyorlar. Kardeşim azıcık yüreğiniz varsa şu iki sorumun yanıtını verin yahu!
1-) On iki yıllık iktidarı döneminde AKP iktidarının her çıkardığı yasanın altında MHP olarak imzanız yok mu?
2-) Tayyip Erdoğan’ın cezaevinden çıkarılıp milletvekili yolunun açılmasında CHP olarak tek sorumlu sizler değil misiniz?
Şimdi de sosyal paylaşım sitelerinden KINA YAKIN başlıklı sitemlerle amigoluk edenlere soruyorum, hadi onlar bu sorularımıza yanıt veremiyor. Biraz vicdanınız varsa siz yanıt verin o zaman! Yanıt vermezseniz ben size şunu söyleme hakkına sahibim arkadaş; Kına yakması gerekenler, bu tarihi hezimete bir kez daha ortak olmadığımız için bizlere kına öneriyor. Oysa o kınayı öncelikle, her seçimde Recep Tayyip Erdoğan'ın başarıdan başarıya koşmasını sağlayan genel başkanlarınıza, geri kalan münasip kısmını da kendinize ayırmanız tarih önünde en doğru olanı değil midir?
OZANCA
Ayıp ne günah ne bilmiyor adam
Yüzüne tükürsen silmiyor adam
Memleketi dilim dilim diliyor
Karpuzu yutuyor dilmiyor adam…
Abdurrahim Karakoç