YAZIYORUM
KİM BU KİŞİ?
Sosyal paylaşım siteleri dünyadaki tüm insanların anında haberleşmesi adına çok önemli bir iletişim ağını oluştururlar. Elinizin altındaki internet ve bilgisayar denilen nimeti iyiye ya da kötüye kullanmak sizin tercihinizdir. Birkaç gün önce bir paylaşım sitesinde içme suları ile(damacana)ilgili paylaşım dikkatimi çekti. Mehmet Ali Önel’in(Gazeteci-TV programcısı)özel araştırması sonucu sağlık bakanlığının olaya el koyduğu bir haberdi bu. Maalesef damacana içme sularının birçoğunun içerisindeki lağım dâhil her türlü kirlilikten söz ediyordu biliyorsunuz. İşte paylaşım sitesinde de sözünü ettiğim bu kişi Mehmet Ali Önel’den halkın sağlığı ile oynayan bu kişilerin adlarının açıklanmasını istiyordu. “Neden korkuyorsun açıklamaya, bunlar cemaatçi olduğu için mi” diye soruyordu. Haber kaynağının altındaki yazıda “es” ile başlayan bir haber sitesi olduğu için dikkatimi çekti, Eskişehir’e aitti bu! Kişinin özel haber sitesine girdiğimde “ters geldim” adeta. “Eskişehir Müzesi’ne 5 dakika mesafedeki ‘Villalıların’ ortasında sıkışıp kalan höyük ne tarihe ışık tutabiliyor ne de turizme hizmet ediyor. Höyük, ancak sitenin sahibinden izin alınarak ziyaret edilebiliyor.” Böyle başlıyor sitenin ilk haberi… Büyükşehir Belediye Başkanı, Odunpazarı Belediye Başkanı, eski(giden) ve yeni Valiler, bir de yardımcı Vali başta olmak üzere onlarca kişi suçlanıyorlar. Tanınmış birkaç iş adamı da var listede. Tarihi eser kaçakçılığı ve çuvallarla Osmanlı altını bulmakla suçlanıyorlar. Şaşkınlığımın kaynağı bellidir. Sitesi defalarca kapatılmış kendi açıklaması ile. Ama yeni haber sitesi hala faaliyetine davam ediyor. İsim isim kişiler ve bazı mahkeme tutanakları, belgeler deşifre ediliyor. Haber sitesinin sonunda şu açıklamayı paylaşıyor okuyucuları ile… “Gıyabımda karar aldırmışlar, beni iki polis apar topar alıp Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne götürdü. Dört ay deliler arasında kaldım. Geçen haziran ayında oradan kaçtım. Zorla deli muamelesi yapıyorlar. Deli olsam o siteleri yapamam.”
DIŞARDAN GAZEL
Konu bulamadığında Eskişehirspor ile ilgili yazı yazmaya kalkan köşe yazarları Osman Cemoğlu’nun şamar gibi yazısından sonra pek bu alana girmemeye başlamışlar. Mişli geçmiş anlatımın kaynağı da spor muhabiri gençler elbette ki. Tebessüm ederek anlatıyorlar bu konu açıldığında. Ben de şunu belirtmeden edemeyeceğim sevgili Osman ağabeyim! Eskişehirspor bu sene ne yapar, gidişat iyimidir ya da kötümüdür bilemem. Ama bildiğim bir gerçek var ki hala Eskişehirspor yönetiminden tek bir açıklama gelmedi yazıma. Hani görme engelliler Eskişehir il temsilcisi Satılmış Bey “bizi de bünyenize alın” müracaatına olağanüstü ayıp bir biçimde yanıt veren o muhterem yöneticilerden söz ediyorum. Ne demişlerdi bir anımsayalım haydi; “Sizi bünyemiz altına alırsak, körler var sağırlar var. Ya hepsi müracaat ederse”… Ne dersin üstadım, bu konuyu da incelemek istemez misin?
OZANCA
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın,
Irmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana…
Ataol BEHRAMOĞLU