Kazanan da yok, kaybeden de!

Soner Yüksel yazdı

18 Nisan 2017 09:30
A
a
Şimdi başlığa bakıp direkt itiraz eden, “Cumhuriyet kaybedildi” diyen, “AK Parti noktayı koymuştur” diyen ve herkesin kendince haklı olduğu birçok tümevarım dinleyebilirim. Hiç birine de itiraz etmem.
Ben ısrarla bu seçimi kimsenin kazanamadığını söylemeye devam edeceğim. Çünkü asıl kastım bu değil “bundan sonra gerçekleşecek Başkanlık seçimi.”
Zira bu seçim ve değişen Anayasa Maddelerini hayata geçirmek için, yani ister rejimsel ister sistemsel gerekçelerin sağlamasını görmek için bu yetkilerin toplanacağı bir Başkan seçmek gerekiyor.
Bu seçim 2019’da mı daha mı önce olur bilemem ama en geç 2 sene sonra olacak ise sormak isterim; “Bu sistemi istemeyen yüzde 49’un iyi bir aday ile kendi Başkan adayını seçmesi mümkün değil mi?”
Ya da “AK Parti bu sonuçları temel alarak Başkan Adayı olacağı kesin olan Recep Tayyip Erdoğan’ı elini kolunu sallayarak seçtirebilir mi? “
Demem o ki; bu seçim ordövr tabağı gibi kalıyor ana yemeğin yanında. Biz Ana Yemek için ne seçeceğiz, ne oylayacağız, nasıl yapacağız, bu kısmını atlıyoruz. Ve bu sonuçlarla ne AK Parti kazandı ne de CHP kaybetti diyebiliyoruz.
Üstelik bu kadar propaganda artısı, yurt dışı olayları ve kitlesel parti müttefikliğine rağmen, İktidar itirazlarla kıl payı kazanıyor ise asıl AK Parti’nin biraz daha sorgulaması gereken bir sonuçtur bu.
 
Türkiye ve CHP Eskişehir Kongresi
Referandum sonuçlarına bakınca CHP’nin son il kongresini hatırladım. Sinan Özkar’ın 1 oy ile kazandığı ve bir takım itirazların olduğu kongreden sonra CHP’de ciddi sıkıntılar baş gösterdi. Farkın çok az olması nedeniyle itirazlar, parti içi muhalefet, gruplaşmalar derken partinin yarısı mevcut yönetime muhalefet eder oldu. Demem o ki bu durum CHP’nin iyi yönetilmesini engelledi. Şimdi aynı sonuç Türkiye için geçerliyse ve sonuçlar birbirine bu kadar yakın ise Türkiye’nin yönetimi ile ilgili ciddi sorunlar, sıkıntılar çıkabilir mi diye düşünmemek elde değil. Çünkü artık muhalefet yüzde 25-26 değil yüzde 49 olacak.
 
Çift başlılık mı demiştiniz?
Sonuçların bir başka yansıması ise Çift Başlılık üzerine yapılabilir. EVET fikrini savunanların en büyük argümanlarından biriydi bu çift başlılık. Bürokrasinin azalması, işlerin hızlanması, itirazların hafiflemesi için buna ihtiyaç olduğu fikri defalarca anlatıldı.
Seçim bitti belki resmi olarak yüzde 51 ile EVET kazandı. Gel gelelim, HAYIR da yüzde 49’da kaldı ve kaybetti. Ciddi de itirazlar var. Peki şimdi yeniden düşünelim resmi olmasa da Çift Başlılık bitti mi? Şimdi mi başlıyor?
 
Demek ki ilçeler ile olmuyormuş!
Kaç kere yazdık, çizdik, uyardık ve hatta bunu yaptığımız için türlü türlü şeylerle suçlandık. “İlçelerde 80 bin insan var, ikna etmesi zor, şehirde 900 bin insan var, merkezde propaganda eksik” dedik Hayır cephesine. “Yok, bizim asıl ihtiyacımız kırsalda fikirleri değiştirmek” dediler.
Dün sonuçları gördük. İlçelerde çok az farkla Seyitgazi dışında hiçbir değişim yok. AK Parti Belediyeleri EVET, CHP Belediyeleri HAYIR dedi. Beklenen, istenen, umut edilen olmadı. O zaman şu meşhur muhtar ile çobanın traktörle çıktıkları gezi aklıma geldi. Hani o zaman “Neden yaptık bu işi?” diye biten fıkra.
 
Tepebaşı beklenenin üstünde
Hayır oylarını merkez ilçelerde incelersek Odunpazarı için bir kayıp olmadığını ve blok oyların yine yerinde olduğunu gözleyebiliriz. Ancak Tepebaşı’nın da yüzde 60’a yakın HAYIR demesi dikkate değer bir durumdur. Beklentilerin yüzde 55 düzeyinde olduğu Çamlıca, Şirintepe gibi muhafazakâr kesimin blok oylarının olduğu bir bölgede HAYIR oylarını yüzde 60’a yaklaştırmak başarıdır. İlerleyen günlerde mahalle mahalle analizleri yapılabilir lakin, şimdiden gördüğümüz tablo net ki Tepebaşı ödevine iyi çalışmış.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi