YAZIYORUM
KAVUNLAR VE KELEKLER!
İsrail'in geliştirdiği değişik bir tür kavunun tohumundan geç de olsa haberimiz oldu. İsrail, hani şu dünyanın Jandarmalığına soyunmuş özgürlükler(!) ülkesi ABD’nin göz bebeği ülke… Çok kazanacağı hayali ile tereddütsüz bu ürünü alan ve tarlasına eken Mehmet emmi sevinçle ekti tarlasına. Bin bir emeklerle işledi tarlasını tohumu attıktan sonra. Çabaladı, çapaladı, gübreledi ve suladı bin bir güçlükle. Geceleri o yorgunlukla başını yastığına koyarken tatlı hayallerini de kurmayı ihmal etmedi. Nasıl kurmasın ki! Her yıl borç batağına battığı bir dünyada artık bu ürün sayesinde yeter diyecekti talisiz gidişine. Yıllardır kartopu misali yuvarlandıkça büyüyen borçlarını bir çırpıda silip atacaktı. Bir “oh” çekecekti ki artık bu ömrünün “oh”u olacaktı. Hayalini kurduğu, özlemini çektiği her şeye bu hasat sonunda kavuşacaktı. Önce yaprakları, sonra da hızla büyüyen kavunlarını her gün büyük bir mutlulukla seyrediyordu tarlasına giderek! Dünyanın en iyi kavununu artık kısa bir müddet sonra hem satacak, hem de tohumluk çekirdeklerini biriktirerek gelecek yıla saklayacaktı. Kavunlar iyice olgunlaştıktan sonra çoluğu çocuğu ile tarlasına gitti. İçlerinden en iri kavunu seçerek “Ya Allah” dedi, tekbir çekti ve kesti kavunu. Karısı ve çocukları sevinç içinde birer dilim almak üzere üşüştüler Mehmet Emminin başına. Ama o da ne! Mehmet Emmi sapsarı kesilmiş, budan adama dönmüştü adeta. Hiç konuşmuyor, ikiye ayırdığı ve iki avucuna aldığı kavuna dehşet içerisinde bakıyordu. Kavunun içerisinde Allah rızası için bir tane bile çekirdek yoktu! Hayalini aylardır kurduğu o tohumluk çekirdekten esame yoktu! Dizlerinin bağı çözülürcesine yere çömeliverdi hemen. Dünyası kararmış ve umutları bir daha açmayacak biçimde, umutlarına kırağı düşmüş biçimde soluvermişti Mehmet Emmi… Koca İsrail bu, özgürlükler ülkesi koca ABD’nin gözbebeği… Teknolojinin her türlü üçkâğıtlarını kullanmış ve tohumu olmayan, dünyanın en iyi kavununu yetiştirmişti... Yetiştirmişti ki her seferinde tohumu kendisinden alsınlar diye... İsrail'de her çocuk şu seçmeli dersleri mutlaka seçmek zorunda imiş(motor, mekanik, bilgisayar, havacılık, gemicilik, tasarım, inşaat, tarım). Yüz ölçümünün yarısı çöl olan bu külhanbeyi ülke, dünyaya tohum satıyormuş inanabiliyor musunuz? Bir tarım ülkesi bilinen benim garip ülkem ne yapıyor sizce? Bir şarkı vardı bizim gençlik yıllarımıza damgasını vurmuş! "Ah felek zalim felek, kimine kavun yedirdin kimine kelek…” Ha son olarak sormak isterim; bizim çocuklarımızın seçmeli derslerini bilenleriniz var mı acaba?
OZANCA
İlmi ar eyleme ey canım gardaş
İlmi ar eyleyen berhudar olmaz
Gece gündüz sarf et ilme amelin
İlimden ziyade güzel kâr olmaz
İlimledir her şerefi insanın
Ne farkı var cahil ile hayvanın
İlimle kâm alan bulur imanın
İlim bir cennettir yeri nâr olmaz
Âşık Sümmani
DIŞARDAN GAZEL
İNTİHAR EDEN ASKERLERİMİZ!
CHP Eskişehir milletvekili Kazım Kurt, bu parti içerisindeki istisna dinamik ve ideolojik anlamda donanımlı bulduğum milletvekillerindendir. Geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması adına “intihar eden askerlerimiz” başlıklı bir soru önergesi verdi. Gerçekten de son on yılda, intihar eden evlatlarımızın sayısının 965 olmasının altındaki gerçeği kaç kişi düşündü dersiniz?