Siyasette, sporda, kültürel etkinliklerde!
Kuşkusuz akla ilk gelenlersiniz.
Destek akla gelen her kitle örgütünün,
her kulübün, kişinin aklına ilk gelip
iç geçirmelerine vesile olan ailelersiniz.
“Belki bir umut” diyenlerin belkisiniz!
İşte bu “belki” konumunuzdan ötürü,
bazen gönül yorgunluğu düşüyordur sizlere.
Lakin bu çok normal değil mi?
Bu soyadlarının birer marka olduğunu;
Eskişehir’de doğup, Türkiye’yi sarmalayan
birer ışık olduğunu düşündüğünüzde bu gönül
yorgunluğu işin tadı tuzu değil midir?
Binlerce insanın evine ekmek götürmesine vesile
olmanın yüce bir gururu ve hazzı değil midir?
Altmış yıllık yaşantımda kendim için istemeyi
asla beceremeyen ve ar sayan biriyim.
Ama işin ucunda spor, sanat, kültürel değerler varsa;
dünya güzeli gençler varsa değil istemek, haykırırım!
Bu güzide kulüp, bu başarılı gençler Eskişehirli ise,
onlar adına bir şeyler istemeyi de onur sayarım!
Onlar kim derseniz hemen açıklayayım.
DSİ Spor Kulübü Voleybol Takımı ve sporcu kızları!
Başlarında Milli Antrenörümüz Kazım Tokat!
30 küsur yıldır bu güzide kulübün kanatları altında,
20’yi aşkın Milli Voleybolcu yetiştiren yuvada onlar.
2015 yılı itibarı ile 3. Ligde oynayacak kızlarımız.
Hepsi tahsilli kültürlü, yüz akımız.
Bunlar deplasmanlı ligde minicik bir destek istiyorlar.
Sizden, bu kentin “beklilerinden” istiyorlar hem de…
Belki umudunun gerçeğe dönüşmesi sonucunda ise,
Göğüslerini gererek formalarında sizin marka olmuş
isimlerinizi taşımak istiyorlar.
Biliyoruz ki yaptığınız bu tür desteklerin tamamı da,
vergiden düşülüyor ve sizleri de üzmüyor.
Ne dersiniz, bu aydınlık yüzlü
kültürlü tahsilli kızlarımıza müjde verebilir miyiz?
Evet kızlar, onlar artık sizin yanınızda, siz de artık
Onların kanatları altındasınız diyebilir miyiz?
Talihsiz Açıklamalar Bunlar!
Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin 2015 yılı bütçe görüşmelerinde, Kültür ve Sosyal İşlere ayrılan bütçeden 10 milyon liranın Fen İşlerine aktarılmasına yönelik basına yansıyan haberleri okuduk ve izledik! İktidar partisinde olup muhalefet yapanlar adeta gururlanarak şu açıklamalarda bullundular; “su zammına engel olduğumuz gibi, kültür ve sosyal işlere ayrılan on milyon lirayı da fen işlerine aktardık! Zaten bilinin bir gerçeğin teyidi gibi oldu saygın okurlarımız bu açıklama. Hani Ankara’da birisi de “ben böyle sanatın içine tükürürüm” diyerek sanatın gereksizliğini beyan etmişti ya! Buradakiler de adeta bunun teyidi yaparak koroya iştirak ettiler. Sanat gereksiz ve oralara harcanan para günah! Bu açıklamaları sanki 350 bin işsiz öğretmene iş bulmuşlar edası ile yapıyorlar ya bir de! Sanırsınız ki yarın itibarı ile işsizlik aşsızlık sona erecek, gençlerimizin yarınları aydınlanıverecek bu sayede. Haydi bunlar politikanın gereği, bu kişiler de politik manevralar yapmak zorundalar diyelim. Bu talihsiz açıklamaları onlara çok görmeyelim de, Tüketici Derneği yöneticisi kardeşimizin de o partinin bir üyesiymiş gibi “sanatın gereksizliğine” dem vurarak yapılan işi alkışlamasına ne demeli? İçler acısı! Şunun için içler acısı; sanatı gereksiz gören karanlık Ortadoğu ülkelerinde aynı dinin mensubu insanlar “tekbiiiiir” diyerek birbirlerinin gırtlağını kesip videoya çekerek paylaşıyorlar. Bilmem anlayabildi mi bu zatı muhteremler?
OZANCA
Topraktan gelmedir genim
Aslına dönecek tenim
Kıblem Kâbe’m aşktır benim
Bunu bilmez asla körler…
Fikret DİKMEN
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy